Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4925 K.2025/3300

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4925 📋 K. 2025/3300 📅 25.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/4925 E.  ,  2025/3300 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1054 E., 2024/906 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaplı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/335 E., 2022/93 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Alaplı ilçesi ... köyünde bulunan 104 ada 56 parsel sayılı taşınmazın davacı ve davalıya ait olmasına rağmen kadastroda davalı adına yazıldığını, her ne kadar taşınmaz üzerindeki evin davacı ve davalıya ait olduğuna dair tapunun beyanlar hanesine şerh konulmuş ise de kardeşlerden ...’ın hissesinin davacıya devir edildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının ½ oranında iptali ile davacı adına tapuya tescilini, evin zemin katının ve birinci katın davacıya ait olduğuna dair tapuya muhdesat şerhi konulmasını, davalının zemin katın yarısından fazla kullandığını iddia ederek bu bölüme yönelik müdahalenin önlenmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın davacı ve davalının murisi ... ...'den geldiğini, murisin 2008 yılında vefat ettiğini, vefat etmeden 10 yıl önce 3 oğlu arasında taşınmazlarını paylaştırdığını ve zilyetliği devri ettiğini, davalının anne ve babasına bakması nedeni ile taşınmazın miras bırakan tarafından davalıya bırakıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muristen gelen taşınmazların kadastroda üç oğlu adına ayrı ayrı yazıldığı, murisin sağlığında yaptığı paylaşıma göre mirasçıların taşınmazları kullanmaya başladığı, paylaşımda eşitliğin aranmayacağı, taşınmaz üzerindeki evin davacı ve davalıya ait olmasının taşınmazın da davacı ve davalı adına tespit edilmesini gerektirmediği gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil davası ile müdahalenin men'i talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin 2008 yılında vefat ettiği, ölmeden 10-15 yıl önce taşınmazları 3 oğlu arasında paylaştırdığı, paylaşım sonucu zilyetliğin mirasçılara devir edildiği, murisin taşınmaz üzerindeki evde davalı ile birlikte ölünceye kadar kaldığı, davalının, anne ve babasının bakımını üstlendiği, taksimde eşitliğin aranmayacağı, taşınmaz üzerindeki evin davacı ve davalı adına yazılmasının taşınmazın da davacı ve davalı adına yazılmasını gerektirmediği, bu hususun hayatın olağan akışına aykırı bir durum olmadığı, ispat külfetinin yer değiştirmediği, davacı tarafın davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin paylaşım sırasında davalıya daha fazla fındıklık tahsis ettiğini, kadastro çalışmaları sırasında davacının Yalova ilinde çalışmakta olduğunu, davalının fındıklığı tamamen kendi adına tescil ettirdiğini, sadece binanın 1/2'lik kısmının davacıya ait olduğuna dair tapuya şerh verildiğini, bir binanın mutlaka bir zemin üzerine inşa edilmekte olduğunu, bölgedeki geleneğe göre bina kime verilmiş ise bahçenin de o şahsa ait olacağını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescil, muhdesat şerhi konulması ve müdahalenin men'i talebine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu Zonguldak ili Alaplı ilçesi ... köyünde bulunan 104 ada 56 parsel sayılı 1.629,64 m² yüz ölçümündeki taşınmaz fındıklık vasfı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiş, ...’in tespite itirazı sonucu Komisyon kararı ile taşınmazın tespit gibi tesciline, taşınmaz üzerindeki iki katlı kargir evin ... evlatları ... ve ...’e aittir şeklinde muhdesat şerhi konulmasına karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.