Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3249 K.2025/3257
1. Hukuk Dairesi 2023/3249 E. , 2025/3257 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli ve fer'i müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar ..., ..., ... ile temyiz edilen dahili davalılar ... vd. vekili Avukat ... ve dahili davalılar ... vd. vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen temyiz eden fer'i müdahiller ... vd. vekili gelmedi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; muris ...’ın 29.01.1957 tarihinde öldüğünü, geride mirasçı olarak oğulları ... ile davacıların babası ... ve kızı...’nin kaldığını, murisin 281 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki payını satarak satış bedelini ...'ya diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile verdiğini, ...'nın bu para ile dava konusu 16 ada 6, 2 ada 31, 2 ada 32, 2 ada 34, 2 ada 35, 2 ada 18, 2 ada 19 parsel, 2 ada 20, 18 ada 1, 2723 ve 2724 parsel sayılı taşınmazları satın aldığını ve adına tescil ettirdiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların miras payı oranında iptali ile adlarına aynı oranda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahiller vekili; fer'i müdahillerin muris... ...'ın mirasçıları olduğunu, 281 ada 1 parselin... ...'ın da dahil olduğu ortaklığa ait olduğunu, bu taşınmazın satışından elde edilen gelir ile dava konusu taşınmazların alınması nedeni ile taraflarınca ortaklık mülkünün tasfiyesi amacı ile dava açılabileceğini belirtilerek davaya davacılar yanında katılmak için karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; murisin borçları nedeniyle taşınmazı temlik ettiğini, devrin gerçek satış olduğunu, murisin diğer mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirir bir sorunu olmadığını, terekesindeki taşınmazların mirasçılarına intikal ettiğini, diğer mirasçıların devirden haberdar olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların muris tarafından temlik edilmediği, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar ve fer'i müdahiller vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davada 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçelerinde özetle; muvazaa iddialarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmediğini, muris ...’ın, ... ailesinin çalışarak elde ettiği kazançla 1946 yılında satın aldığı 281 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki payını dava dışı üçüncü kişiye devrettiğini, murisin elde ettiği satış bedeline ailenin çalışarak elde ettiği ortak gelirleri de eklediğini ve diğer çocukları davacıların murisi ... ile fer'i müdahillerin murisi...’den mal kaçırmak amacıyla bu bedeli ...’a verdiğini, davalının bir ay sonra 16 adet taşınmazın 10/48 payını satın aldığını, ailenin sosyolojik yapısı gözetilmeksizin karar verildiğini, taşınmazların ailenin en büyük çocuğu adına tescil edildiğini, murisin iradesinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini, deliller toplanmadan karar verildiğini, murisin, muvazaalı olduğu iddia edilen hukuki işlemi yapması için mantıklı ve makul bir sebebin olup olmadığının araştırılmadığını, ...’nin devir tarihinde askerde olduğunu, bu nedenle de adına taşınmaz tescil edilemediğini, İlk Derece Mahkemesince tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini, davalı ...’nın 05.06.2012 tarihli dilekçesi ile ailece birlikte çalışarak gelir elde ettiklerini ve murisin kendisine para verdiğini açıkça ifade ettiğini, bu beyanın da dikkate alınmadığını, bilirkişi incelemesi yapılarak o dönemde taşınmazın rayiç satış bedelinin ne olabileceği araştırılıp resmi senetteki bedelle karşılaştırmasının yapılmadığını, davalının devir tarihinde taşınmazları satın alabilecek ekonomik gücü bulunmadığını, dava konusu taşınmazlarla 1949 yılında satın alınan taşınmazlar arasındaki ilişkinin fen bilirkişisinin hatalı raporu nedeniyle tespit edilemediğini, şahısta muvazaa söz konusu olduğunu, bu yönde değerlendirme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahiller vekili temyiz dilekçesinde; iddianın tanık beyanları, maddi vakıalar ve örf ve adet ile iddianın kanıtlandığını, tüm tanıkların ifadesi ve örf ve adet ile muvazaanın varlığı ve yapılan işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma kastı ile yapıldığını ifade ettiklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’ın 29.01.1957 tarihinde öldüğü, geride çocukları ... ile...’den olma torunları ve oğlu olan davalı ...’nın mirasçı olarak kaldığı, davacıların ...’nin mirasçıları oldukları, murisin dava dışı 281 ada 1 parseldeki 3/5 payını 21.03.1949 tarihinde satış suretiyle dava dışı 3. bir kişiye devrettiği; davacıların, murisin anılan satış sonrası elde ettiği satış bedeli ve bir miktar parası ile dava konusu taşınmazları satın alarak davalı ... adına tescil ettirdiğini ileri sürdükleri anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ve fer'i müdahiller vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ve fer'i müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50’şer TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılar ve fer'i müdahillerden ayrı ayrı alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmaya gelen temyiz edilen davalı ve dahili davalılar vekilleri için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.