Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3602 K.2025/3258
1. Hukuk Dairesi 2023/3602 E. , 2025/3258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/560 E., 2023/604 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/176 E., 2022/120 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ile davalı ...'ın murisi ...'ın 29 ada 22 ve 23 parsel sayılı taşınmazlarda kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması için davalı ...'ı vekil tayin ettiğini, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazı 27.08.2008 tarihinde davalı kayınbiraderi ...'e temlik ettiğini, taşınmazların tevhit edilerek 29 ada 57 parsel olduğunu, kat irtifakı tesisi ile oluşan 4, 12, 20 ve 24 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... adına tescil edildiğini, davalının vekil ile el ve iş birliği içinde hareket ettiğini, murisin işlemden haberinin olmadığını, bağımsız bölümlerin davalı ...'ın tasarrufunda olduğunu, satış bedelinin düşük olduğunu ve ödenmediğini ileri sürerek 29 ada 57 parseldeki 4, 12, 20 ve 24 nolu bağımsız bölümlerin terekeye döndürülmesine ve murisin veraset ilamındaki payları oranında bütün mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, aşamada Rize Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/431 Esas sayılı dosyası ile muris ...'ın terekesine ... tereke temsilcisi olarak olarak atanmış ve davaya dahil olmuştur.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacının Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/601 Esas sayılı dosyası ile davalı ...'e dava açtığını, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, murisin davalı ...'a ifraz, yola terk, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapma ve satış yetki içeren vekaletname verdiğini, murisin vekalet verirken hastaneden rapor alındığını, hukuki işlem yapma ehliyetinin olduğunu, davalı ...'in taşınmazı satış yetkisine dayanarak davalı ...'e sattığını, muvazaalı bir işlem olmadığını, davacının söz konusu işlemleri bilmemesinin mümkün olmadığını, açılan davada temsilcinin davalı olma sıfatının bulunmadığı belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; terekeye temsilci atanmakla davacının davada takip yetkisi kalmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 352/1-ç maddesi uyarınca reddine; nispi harca tabi eldeki davada tespit edilen taşınmaz değerine göre eksik harcın tamamlandığı, davanın reddine karar verilmekle harcı tamamlanan dava değerine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava dilekçesinde belirtilen dava değerine göre eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçelerinde özetle; daha önce tereke temsilcisi olarak atanan ...'ın rahatsızlığı nedeniyle terekeye yeni bir temsilci atanması için Rize Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/431 Esas sayılı dosyasında ...'ın terekesini temsil etmek üzere ... atanmasını talep ettiklerini, davalı tarafın bu kişinin tereke temsilcisi olmasına itiraz ettiğini, ...'ın atanmasının talep edildiğini, tarafların ortak akrabası olan ...’ın tereke temsilcisi olarak belirlendiğini, davacının akrabalık bağı nedeniyle bir sakınca olmadığını bildirmesi sonucu bu kişinin tereke temsilcisi olarak atandığını ancak ...'ın kendilerine vekaletname vermediğini, tereke temsilcisine meşruhatlı davetiye çıkartılmadığını, muhtıra tebliğ edilerek görev ve sorumluluklarının bildirilmediğini, tereke temsilcisine 07.03.2023 tarihinde yapılan tebligat mazbatasında kararın istinaf edilmesi ile ilgili olarak ihtarat yapılmadığını, tereke temsilcisine davayı takip etmesi, karara yönelik istinaf ve temyiz yoluna başvurma sorumluluğunun bildirilmediğini, tereke temsilcisine terekeyi bir vekille temsil ettirmesine yönelik bir bildirimde de bulunulmadığını, hatalı usuli işlemler ve davalılarla iş birliği yaparak terekeyi ve mirasçıları zarara uğratan tereke temsilcisinin davranışlarının sorumluluğunun davacıya yüklenemeyeceğini, ...’ın davalı ... ile birlikte hareket ettiğini, davada davalı dışındaki mirasçıların davaya muvafakat ettiklerini, tereke temsilcisi atanmasına gerek olmadığını, muris muvazaası iddiasına da dayanıldığını, bu iddianın değerlendirilmediğini belirterek ve dava dilekçesindeki iddiaları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’ın 2008 yılında öldüğü, geride davacı kızı ..., oğlu davalı ... ... ile dava dışı çocukları ... ve eşi ...’nin mirasçı olarak kaldığı, murisin Rize Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.11.2019 tarih, 2019/431 Esas, 2019/2160 Karar sayılı kararı ile terekesine ...’ın tereke temsilcisi olarak olarak atandığı, tereke temsilcisinin davaya dahil olduğu anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Temyiz edilen davalı taraf duruşmaya gelmediğinden lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.