Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4240 K.2025/3272

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4240 📋 K. 2025/3272 📅 24.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/4240 E.  ,  2025/3272 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1096 E., 2023/975 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davalılar ... Şirketi ve ... vekili, davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... vekili, davalı ... vekili, dahili davalı ... tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... vekili Avukat Asiye ..., davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ..., Avukat ..., davalı ... İç ve ... Tic. Teks. San. Ltd. Şti. Sahibi ... ve vekili Avukat ..., davalı ..., davalı ... ile temyiz edilen davacılar ... ve ... vekilleri Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen davalı ... gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen asiller ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; emlakçı olan davalı ...'nın dava dışı bir kısım taşınmazlarının satışı için aracılık ettiğini ve kendilerinin güvenini kazandığını, mirasbırakanlarından kalan taşınmazların satılması amacıyla davalı ...'a değişik tarihlerde vekaletnameler verdiklerini, 2017 yılında taşınmazların emlak vergilerini ödemek istediklerinde dava konusu 379, 1885 ve 5316 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalı vekil tarafından bilgileri dışında diğer davalılara devredildiğini öğrendiklerini, kendilerine herhangi bir bedel ödenmediğini, davalı ...'a bu durumu sorduklarında 379 ve 1885 parsellerin alıcılarının parayı denkleştiremediğinden ödeme yapamadıklarını, 5316 ada 2 parseli ise kendi borcu sebebiyle devrettiğini ancak borcunu ödeyince geri alacağını bildirdiğini, bunun üzerine 1885 ve 379 parseller için 220.000,00 TL, 150.000,00 TL ve 365.000,00 TL bedelli üç adet senet, 5316 ada 2 parsel için 484.000,00 TL bedelli senet düzenlendiğini ve ayrıca davalının 5316 ada 2 parsel için senede ek olarak taşınmazın iadesini sağlayacağı ya da bedelini ödeyeceği yönünde 09.08.2017 tarihli taahhüdü de imzaladığını, ancak aradan geçen uzun zaman içinde kendilerine hiçbir ödeme yapmadığını, satış bedelinin tahsili amacıyla senetler hakkında icrada davalı aleyhine takip başlattığını ancak davalının malı olmadığından herhangi bir tahsilat yapılamadığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davalılar hakkında şikayette de bulunduğunu, 5316 ada 2 parsel maliki davalı ...'ın davalı ... ile aynı binada ikamet ettiğini, davalı ...'in ise kardeşinin şirketi olan davalı ... Şirketine taşınmazı devrettiğini, diğer dava konusu 379 ve 1885 parsellerin ise çok kısa aralıklara ve düşük bedellerle davalılar ..., ..., ... ve ...'a devredildiğini, tüm davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek dava konusu 1885, 379 ve 5316 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini, olmadığı takdirde faiziyle birlikte bedellerinin davalılardan tahsilini istemiş, davacı vekili aşamada dava konusu 1885 parsel sayılı taşınmazı vekaleten devreden ....'i sehven davalı olarak göstermeyi unuttuğnu belirterek davaya taraf olarak eklenmesini talep etmiş, Mahkemece .... davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; emlakçılık yaptığını, davacılara vekaleten bir çok taşınmaz sattığını, satış bedellerini davacılara verdiğini, 750.000,00 TL banka kanalıyla davacıların hesabına ödeme yapıldığını, davacıların kendisinden ayrıca hem taahhütname hem de senet aldığını, söz konusu bu senetler ile taşınmazların satış bedelini ödemeyi taahhüt ettiğinin açık olduğunu, davacının kötü niyetle eldeki davayı açtığını, davalıların hiçbirisini önceden tanımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; hayvancılık işiyle uğraştığını, dava konusu 1885 parsel sayılı taşınmazdaki payı bedelini ödeyerek satın aldığını, iyiniyetli olduğunu, davacı ve diğer davalıları tanımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve ... Şirketi vekili; daha önceden davacının başka taşınmazlarını da satın aldıklarını, dava konusu 5316 ada 2 nolu parseli de satın almak istediklerini ancak üzerinde şerh olduğu için alamadıklarını, şerhin daha sonra kaldırılması üzerine bedelini ödeyerek satın aldıklarını, 750.000,00 TL ödediklerini, davacıların satış bedelleri için hem senet alıp hem de eldeki davayı açmalarında hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ...; dava konusu 1885 parseldeki payını emlakçı aracılığıyla bedelini ödeyerek satın aldığını, daha sonra diğer davalı ...'ye sattığını, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; dava konusu 1885 parsel sayılı taşınmazdaki hisseyi bedelini ödeyerek satın aldığını, Denizli'de esnaf olduğunu, diğer davalıları tanımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; dava konusu 379 parseli 106.000,00 TL bedelle satın aldığını, satış bedelini vekile ödediğini, ev hanımı olduğunu, tüm birikimini dava konusu taşınmaza verdiğini, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ...; davacıları tanımadığını, emlakçı olan ...'yı önceden tanıdığını, evi tapuya yakın olduğu için sıra alma konusunda davalı ...'un kendisinden yardım istemesi üzerine vekaletname aldığını ve dava konusu 1885 parsel sayılı taşınmazı davacılara vekaleten sattığını, satış bedelini davalı ...'un aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların davacılara vekaleten davalılar ... ve ... tarafından diğer davalılara satış yoluyla devredildiği, satış bedellerinin davacılara ödenmediği, davalılar ... ve ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, ancak davacılar tarafından davalı ...'un borçlusu olduğu toplam 1.219.000,00 TL bedelli senet alındığı, senet altına alınan bu miktarın dava konusu taşınmazların toplam değerinden (1.090.293,37 TL) yüksek olduğu, davacıların satıştan sonra davalı ...'tan senet alarak satışa icazet gösterdikleri, satış bedellerinin senet alınarak ödenmesine karar verildiği, dolayısıyla davacıların satış bedelinin ödenmediği iddiasının da dinlenemeyeceği, kayıt maliki olan diğer davalıların ise iyiniyetli oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekil ...'un dava konusu olay nedeniyle Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/41 Esas, 2022/480 Karar sayılı kesinleşen kararı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, davalıların satış bedellerini ödediklerini savundukları, ancak ödemeye dair herhangi bir belge veya delil sunamadıkları, davalı ... Şirketinin sunduğu banka dekontun satış tarihinden önce 26.02.2016 tarihli olup açıklama kısmında dava dışı 5335 ada 1 parsele ilişkin ödeme olduğunun belirtildiği, davalı ... tarafından davacılara verilen ve takibe konan 4 adet senedin icrada tahsil edilemediği, resmi senette gösterilen satış bedelleri ile taşınmazların gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu, davalı vekil ...'un davacılarda güven oluşturarak dava konusu taşınmazdaki payları arkadaşı olan diğer davalı vekil ... ile birlikte vekalet görevini kötüye kullanarak diğer davalılara devrettikleri, davalıların bedel ödediklerini ispatlayamadıkları, edinimlerinde iyi niyetli olmadıkları gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; uzun yıllardır emlak işiyle uğraşıp davacı ... ile uzun zaman önce tanıştıklarını, davacıların miras kalan mallarının satılması hususunda anlaştıklarını ve davacıların bu doğrultuda kendilerine vekaletname verdiğini, davacıların bilgisi ve rızası dahilinde satışları yaparak satış bedellerinin davacılara verildiğini, satış bedellerinin ödenmesi amacıyla davacılara 4 adet senet verdiğini ve ayrıca taahhütname imzaladığını, davacıların satış bedellerinin tahsili içeren bu senetleri icraya koyduklarını, dolayısıyla ödeme aracı olarak senet alındığından satış bedelinin ödenmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, tüm işlemlerin davacıların bilgisi dahilinde gerçekleştiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalılar ... Şirketi ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin ticari hayatta saygın bir konumda olduğunu, davalıların davacı ile davalı vekil ... arasındaki ilişkiyi bilemeyeceğini, taşınmazı bedeli karşılığında satın aldıklarını, dava konusu taşınmaz haricinde daha önceden de davacılara ait başka taşınmazları satın alıp bedelini ödediklerini, davacıların banka hesabına satış bedeli olarak 750.000,00 TL gönderildiğini, buna ilişkin banka dekontunun bulunduğunu, kalan miktarın ise davalı vekil ...'a elden verildiğini, davalılar kötü niyetli olsa daha önce davacılara ait satın aldıkları taşınmazların da bedelini ödemeyeceklerini, dava konusu taşınmazda TOKİ şerhi bulunduğundan başta satın alamayıp daha sonra şerh kalkınca devrin gerçekleştiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı davalı ...'dan satın aldığını, hayvancılık işi yaptığını, hayvanlarının bakımı ve beslenmesi için uygun yer arayışında olduğunu, emlakçı aracılığıyla dava konusu yeri bulduğunu, bedelini ödeyerek satın aldığını, davalıları tanımadığını, iyiniyetli olduğunu, ediniminde kötü niyetli olduğuna dair dosyada hiçbir delil bulunmadığını, ayrıca davacıların satış bedellerine karşılık davalı ...'tan senet almalarının satışa icazet verdiklerini gösterdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ve davalı ... dışındaki diğer davalıları tanımadığını, evi tapuya yakın olduğundan davalı ...'un işlemlere yardımcı olmasını istemesi üzerine vekaleten satışı gerçekleştirdiğini, satış bedelini davalı ...'un aldığını ancak davacılara ödeyip ödemediğini bilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı yatırım amaçlı ve bedelini ödeyerek satın aldığını, iyiniyetli olduğunu, ev hanımı olup tüm birikimini dava konusu taşınmaza verdiğini, davacıların satışın üzerinden 4 yıl geçtikten sonra dava açmasının kötü niyet göstergesi olduğunu, davalı ...'un davacılara verdiği 4 adet senedin dava konusu taşınmazların bedellerini karşıladığını, dava konusu taşınmazın bedelini ödediğine dair belgenin dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporlarında taşınmazların değerinin fahiş yüksek miktarda belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının ... ilinde esnaf olduğunu ve taşınmazı iyiniyetle satın aldığını, yatırım yapmak amaçlı yer arayışındayken ... esnaflarından dava dışı ...ve davalı ... 'ın ellerinde güzel bir arsa olduğunu bildirmeleri üzerine dava konusu taşınmazı gidip gördüğünü ve satın almaya karar verdiğini, diğer davalıları tanımadığını, davacı ile davalı ... arasındaki ilişkiyi bilmediğini, davacıların 4 yıl sonra dava açmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı emlakçı vasıtasıyla satın aldığını, emlakçının satış bedelini nakit vermesi gerektiğini söylemesi üzerine imza günü taşınmazın satış bedelini davalı vekil ...'e teslim ettiğini, davacının davalı ...'tan 4 adet senet aldığını, senetleri tahsil edemeyince davacıların kötü niyetle eldeki davayı açtıklarını, mağdur olduğunu, davacılar ve davalı vekil ...'un iş birliği içinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacıların paydaşı oldukları 5316 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 03.03.2016 tarihli ve 04.03.2016 tarihli vekaletnamelere istinaden davalı vekil ... tarafından 16.03.2016 tarihinde davalı ...'a, ...'in de 27.03.2019 tarihinde kardeşinin şirketi olan davalı ... Şirketi'ne satış yoluyla; diğer dava konusu 379 parselin 14.04.2016 tarihli ve 12.04.2016 tarihli vekaletnamelere istinaden davalı vekil ... tarafından diğer davalı ...'a 29.04.2016 tarihinde satış yoluyla; diğer dava konusu 1885 parseldeki davacıların payının ise 10.08.2016 tarihli ve 11.08.2016 tarihli vekaletnamelere istinaden davalı vekil ... tarafından eşit payla davalılar ... ve ...'a 25.08.2016 tarihli aynı akitle satış yoluyla devredildiği, davalı ...'in taşınmazdaki payını 26.09.2017 tarihinde diğer davalı ...'e satış yoluyla devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalıların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı; 30.414,68 TL bakiye onama harcının davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınmasına, 31.128,77 TL bakiye onama harcının davalı ..., davalı ... ve davalı ... Şirketinden müteselsilen alınmasına; fazla yatırılan 489,46 TL harcın yatıranlara (davalılar ..., ..., ... ve ...'e) iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınmasına,
24.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dava konusu 379 parsel yönünden: