Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3493 K.2025/3260

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3493 📋 K. 2025/3260 📅 24.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/3493 E.  ,  2025/3260 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/330 E., 2023/43 K.
Mahkemenin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine ilişkin kararı tereke temsilcisi vekili tarafından duruşma istekli, temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan önce inceleme sonucunda, 24.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden tereke temsilcisi ... ve davacılar ... vd. vekillleri Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; dava dışı arkadaşı ...'ın aldığı krediye kefil olduğunu, karşılığında maliki olduğu dava konusu 531 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerine ... tarafından 12.08.2013 tarihinde ipotek tesis ettirildiğini, kredi borçlusu...'in ödeme güçlüğüne düşmesi üzerine taşınmazın icra yoluyla satılacağı endişesi ve dava dışı damatlarının taşınmazı kurtarma konusunda kendisini ikna etmesi ile damadının kardeşi olan davalı ...'ye taşınmazı bedelsiz olarak devrettiğini, ancak dava dışı müteahhitle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması ve taşınmazdan zorla tahliye edilmesi karşısında dava dışı damatlarının, kandırarak taşınmazın davalıya devrini sağladıklarını ve amaçlarının taşınmazı elde etmek olduğunu anladığını ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 18.12.2020 tarihinde davacı ...’ün ölümüyle Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.03.2021 tarihli 2021/235 Esas, 2021/409 Karar sayılı kararıyla ...’in tereke temsilcisi olarak atanmasına karar verilmiş ve anılan karar 20.05.2021 tarihinde kesinleşmiş, tereke temsilcisi davaya dahil olmuştur.
II. CEVAP
Davalı; davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını ve davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI
Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.2016 tarihli ve 2016/1 Esas, 2016/362 Karar sayılı kararıyla; iddianın yazılı delille kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 23.02.2017 tarihli ve 2017/123 Esas, 2017/103 Karar sayılı kararıyla; davanın taraf muvazaası hukuki nedenine dayalı olduğu, iddianın yazılı delille ispatlanamadığı, açıkça yemin deliline de dayanılmadığı gözetildiğinde davanın reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 21.05.2019 tarihli, 2017/2077 Esas, 2019/3185 Karar sayılı kararıyla; davada hile hukuki nedenine dayanıldığı, hile iddiası bakımından hüküm kurmaya yeterli araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı bulunmadığı, öncelikle olayda hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin saptanması, davanın süresinde açıldığı saptanır ise işin esasının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2021 tarihli ve 2019/307 Esas, 2021/340 Karar sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak yapılan yargılamada davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, hile iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 2022/1185 Esas, 2022/5020 Karar sayılı kararı ile; tereke temsilcisine tebligat çıkarılıp taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilmesi, değinilen somut olgu ve ilkeler uyarınca inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; taşınmazın davalıya satışının 16.08.2004 tarihinde gerçekleştirildiği, taşınmazla ilgili 30.01.2014 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, eldeki davanın 04.01.2016 tarihinde açıldığı, hile nedenine dayalı tapu iptal-tescil davalarının hilenin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzaladığı tarihte hileden haberdar olduğu, aksi iddianın hayatın olağan akışına ve dosya kapsamına aykırı olduğu, eldeki davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın 30.01.2014 tarihinden bu yana bu sözleşmenin varlığına, yapıldığına ve davacının bu durumu en başından beri bildiğine dair herhangi bir delil ileri sürmediğini, anılan sözleşmenin davacı tarafça dosyaya ibraz edildiğini, davalının sözleşme ile ilgili bir beyanın olmadığını, savunmada yer almayan olgulara göre karar verildiğini, ayrıca sözleşme tarafının davacı ... olmayıp dava dışı 3. kişi müteahhit ... ile davalı ... olduğunu, anılan kişilerin gizlice noterde düzenledikleri sözleşmeden davacının haberdar olmadığını, davacı ...’ün davalı ...’ün kendisini kandırdığını ve hile ile evini elinden aldığını ancak 2016 yılı başında müteahhit ...’ın iş makinalarıyla evi yıkmaya geldiğinde ... ve birlikte yaşadığı oğlu ...’ü evden çıkarmak için tehdit etiği ve zorladığı sırada öğrendiğini belirterek ve esasa ilişkin iddialarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının 531 ada 8 parsel sayılı “kargir ev ve arsası” vasıflı taşınmazını 16.08.2004 tarihinde takyidatlı olarak damadı olan davalı ...’e satış suretiyle devrettiği, ipoteğin 17.08.2004 tarihinde terkin edildiği, 30.01.2014 tarihinde davalı ile dava dışı yüklenici arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; tereke temsilcisi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tereke temsilcisi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden tereke mirasçılarından alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmaya gelen temyiz edilen davalı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin tereke mirasçılarından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.