Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4747 K.2025/3275

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4747 📋 K. 2025/3275 📅 24.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/4747 E.  ,  2025/3275 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1083 E., 2023/855 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/484 E., 2020/466 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakan annesi ...'ın maliki olduğu 360 ada 44 parsel sayılı taşınmazdaki payını ölümünden 3 ay önce gelinin abisi olan davalıya satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu, taşınmazın fiilen mirasbırakanın gelini tarafından kullanılmaya devam edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, taşınmazın bulunduğu muhitte kentsel dönüşüm projelerinin artması üzerine davacının kötüniyetle dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve tanık beyanlarıyla temlikin muvazaalı olduğu iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davalı tarafından değil mirasbırakanın gelini tarafından kullanıldığı, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacının bulunmadığı, gelinin kardeşi olan davalıya mal kaçırmak amaçlı taşınmazı devrettiği, muvazaa iddiasının ispatlandığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak harcın hatalı hesaplandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak harç yönünden düzeltilmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yemin deliline dayandığı halde bu delilinin hatırlatılmadığını, dava konusu taşınmazı satın aldığı tarihte üzerinde tek katlı bina ve iki daire olduğunu daha sonra taşınmazı iki katlı 4 daireli duruma getirdiğini ancak bilirkişilerce bu durumun gözetilmediğini, bilirkişi raporunda belirlenen değerin denetime elverişli olmadığını, davacı tanıkları yalan beyanda bulunduklarından yalan tanıklık nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı tanıklarının akit tarihi üzerinden uzunca süre geçtiği halde hatırlamaları mümkün olmayan olayları gerçeğe aykırı biçimde anlattıklarını, mirasbırakanın ve gelininin devirden sonra taşınmazı kiracı sıfatıyla kullandıklarını, temlikin muvazaalı olmadığını, taşınmazın bedeli karşılığında satın alındığını, ayrıca harcın da hatalı hesaplandığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1930 doğumlu mirasbırakan ...'ın 22.10.1994 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak davacı kızı ... ile dava dışı gelini ... ve torunları ...,...,... ve ...'nin kaldıkları, mirasbırakanın dava konusu 360 ada 44 parseldeki payının tamamını 12.07.1994 tarihinde gelininin abisi olan davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 31.748,04 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz edilen davacı taraf duruşmaya gelmediğinden lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
24.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.