Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4990 K.2025/3274
1. Hukuk Dairesi 2023/4990 E. , 2025/3274 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2196 E., 2023/904 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/137 E., 2021/306 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar gelmedi. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; mirasbırakan ...'in .... Noterliğinin 13.08.2010 tarihli vasiyetnamesi ile yasal mirasçılarının saklı payları dışında kalan terekesinin tamamı için davacı torununu mirasçı olarak atadığını, vasiyetnamenin açılıp okunmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ancak mirasbırakanın vasiyetname tarihinden sonra maliki olduğu 15932 ada 29 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalı ... Şirketine, anılan Şirketin de mirasbırakanın kızları olan davalılar ... ve ...’e satış yoluyla devrettiğini, temliklerin mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini olmadığı takdirde bedele hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Şirketi vekili; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın bedeli karşılığında satın alındığını, taşınmazın satın alındığı tarihte mirasbırakanın oğlu davalı ...'nin borcu nedeniyle üzerinde haciz bulunduğunu, 32.000 Dolar haciz borcunun davalı Şirket tarafından ödenip haczin kaldırıldığını, kalan 103.000,00 TL satış bedelinin de mirasbırakana elden ödendiğini, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar ... ve ...; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu aynı taşınmaz hakkında mirasbırakan tarafından şirkete yapılan temlikin muvazaalı olduğu iddiasıyla eldeki davacı, davalı ... ve davalı Şirket aleyhine İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/372 Esas 2016/362 Karar sayılı dosyası üzerinden dava açtıklarını, daha sonra davalı Şirketten bedelini ödeyerek taşınmazı satın aldıklarını ve anılan davadan feragat edildiğini, Şirket tarafından kendilerine yapılan devrin muvazaalı olmasının söz konusu olmadığını, davalı ... ve davacının tüm mirasın kendilerine kalması için mirasbırakan üzerinde baskı kurarak vasiyetname düzenlettirdiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aynı taşınmaz hakkında davalılar ... ve ... tarafından muris muvazaasına dayalı olarak açılan İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/372 Esas sayılı dosyasında eldeki davacının davalı olduğu ve satışın gerçek olduğu, temlikin muvazaalı olmadığı yönünde beyanda bulunduğu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamıyla muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasbırakan tarafından davalı şirkete yapılan devrin muvazaalı olduğu iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi harçlandırılmış dava değeri üzerinden vekille temsil edilen davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının mirasbırakanın düzenlediği vasiyetname ile atanmış mirasçı olduğunu, davalıların el ve iş birliği halinde hareket ederek davacıdan mal kaçırdığını, huzur evinde yaşayan mirasbırakanın emekli maaşının olduğunu, mal satmaya ihtiyacının bulunmadığını, davalıların satış bedelini ödediklerini ispatlayamadığını, daha önce davalılar ... ve ... tarafından açılan davada davalı babası ...'nin velayeti altında bulunduğunu ve davalının aleyhine beyanda bulunduğunu, davalı ...’nin borcu sebebiyle mirasbırakana ait dava konusu taşınmaza haciz konulmasının mümkün olmadığını, davalı Şirketin savunmasında bahsettiği diğer bedelleri de ödediğini ispatlayamadığını, davalı babası ...’nin aleyhine hareket ettiğini, davanın miras payına hasren açıldığını bu nedenle vekalet ücretinin de fazla hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1933 doğumlu mirasbırakan ...'in 22.05.2015 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak davalı çocukları ..., ... ve ...'in kaldıkları, mirasbırakanın noterde düzenlediği 13.08.2010 tarihli vasiyetname ile terekesinde çocuklarının saklı payı dışında kalan kısmının tamamı için torunu olan davacı ...'yi mirasçı olarak atadığı, mirasbırakanın dava konusu kök 1172 ada 29 (yeni 15932 ada 29) parsel sayılı taşınmazdaki payının tamamını 23.06.2014 tarihinde davalı ... Şirketine satış yoluyla, anılan Şirketin de taşınmazı eşit oranda 03.08.2016 tarihinde davalılar ... ve ...'e satış yoluyla devrettiği, taşınmazın kalan payının ise diğer davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz edilen davalı taraf duruşmaya gelmediğinden lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
24.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.