Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5603 K.2025/3271

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/5603 📋 K. 2025/3271 📅 24.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/5603 E.  ,  2025/3271 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1300 E., 2023/1342 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/23 E., 2021/311 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava dışı müteahhit...'in kendisi ve ailesinin maliki olduğu dava konusu 694 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerine kısa sürede ve eksiksiz biçimde bina yapması sonrasında güvenlerini kazandığını, anılan müteahhitin bir süre sonra "elinde başka bir proje daha olduğu, ancak nakit paraya ihtiyaç duyduğu, davacı ve diğer aile üyeleri adına olan bağımsız bölümlere banka tarafından ipotek koydurup nakit ihtiyacını karşıladıktan sonra kendilerine daha fazla kazandıracağı" şeklindeki telkinleri ile hem dava konusu dairesini geri alacağı hem de yeni yapılan projeden karşılığını alacağı yönünde kendisini inandırıp hile ile ikna ettiğini, tapu müdürlüğüne gittiğinde taşınmazını müteahhit...'e devredeceğini zannederken maliki olduğu dava konusu 694 ada 2 parseldeki 7 nolu bağımsız bölümü ...'ın arkadaşı olan davalıya satış suretiyle devrettiğini, davalının müteahhit ...'ın iş ortağı olup dava konusu binayı birlikte yaptıklarını, el ve iş birliği içerisinde kendisini kandırarak taşınmazının elinden alındığını, davalının satışı gerçek göstermek amacıyla hesabına 150.000,00 TL de para gönderdiğini, ancak bu parayı aynı gün müteahhit...’in hesabına geri gönderdiğini, davalı hakkında suç duyurusunda da bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; iddiaların doğru olmadığını, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, dava dışı müteahhit...'in yaptığı binaların sıva ve boya işlerini yaptığını, iş ortağı olmadığını, bu işler nedeniyle ...'ın kendisine 262.500,00 TL borçlu olduğunu, borca karşılık 22.500,00 TL bedelli çek ve toplam 120.000,00 TL bedelli iki adet senet verdiğini, geriye 120.000,00 TL borcunun kaldığını, bir süre sonra ...'ın yanına gelip dava konusu taşınmazın 270.000,00 TL'ye satılık olduğunu söylediğini, satış bedelinin 120.000,00 TL'sinin borcu sebebiyle müteahhit ... tarafından ödenmesi kalan 150.000,00 TL'nin ise kendisi tarafından ödenmesi konusunda anlaştıklarını, davacı ve müteahhit ... arasındaki ilişkiyi bilmediğini, davacıyı tanımadığını, kendisine düşen 150.000,00 TL satış bedelini bankadan kredi çekip davacının hesabına gönderdiğini, hilenin söz konusu olmadığını, davacıya karşı el atmanın önlenmesi davası açması üzerine davacının kötüniyetle eldeki davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazı inançlı işlem ile dava dışı müteahhit...'e devrettiği iddiasıyla dava açtığı, ancak inançlı işlem iddiasının yazılı delille ispatlanamadığı, yazılı delil başlangıcı da bulunmadığından dinlenen tanıklarının beyanlarının hükme esas alınmadığı, davacının hile ve inançlı işlem iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince hukuki nitelendirmede hata yapıldığı, davanın hile hukuki nedenine dayalı olduğu, tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarıyla davacının hile iddiasını kanıtladığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili duruşma istekli temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tanık dinleterek hile iddiasını ispatlamasının mümkün olmadığını, resmi senedin aksinin yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, davacı dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın satışı için tapuya gittiğini belirtmesine rağmen cevaba cevap dilekçesinde ipotek vermek için gittiğini belirterek çelişkiye düştüğünü, davacının hile iddiasını ispatlayamadığını, davalının taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, satış bedelini ödemek için 150.000,00 TL konut kredisi kullandığını, hala kredi taksitlerini ödemeye devam ettiğini, savcılık soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiğini, davacı ile dava dışı müteahhit... arasındaki ilişkiyi bilmediğini, dava dışı ...’ın davalıya 120.000,00 TL borcu bulunduğunu taşınmazın 150.000,00 TL'sinin davalı tarafından ödenip kalan 120.000,00 TL'sinin dava dışı ... tarafından ödenmesini davacıya teklif ettiklerinde davacının hiç karşı çıkmayıp bunu hemen kabul ettiğini, davacının kendisine karşı değil dava dışı ...'a karşı eldeki davayı ikame etmesi gerektiğini, davacının davalı tarafından müdahalenin men'i davası açılmasından hemen sonra kötüniyetli olarak eldeki davanın açıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının maliki olduğu 694 ada 2 parseldeki 7 nolu bağımsız bölümü 28.06.2018 tarihinde davalıya satış yoluyla devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 14.345,10 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.