Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2179 K.2025/3222

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2179 📋 K. 2025/3222 📅 23.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2179 E.  ,  2025/3222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1681 E., 2025/274 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı ..., Birleştirilen 2022/135 Esas sayılı davada davacı ... ve birleştirilen 2022/137 Esas sayılı davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı ..., birleştirilen 2022/96 Esas sayılı davada davacı ..., birleştirilen 2022/135 Esas sayılı davada davacı ..., birleştirilen 2022/137 Esas sayılı davada davacı ...; Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın uzun yıllardır malik sıfatı ile zilyedi olduklarını, ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın mera vasfı ile kamu orta malı olarak sınırlandırıldığını, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürmüşlerdir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı Hazine temsilcisi; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, taşınmazın 25.05.1978 tarihinde mera olarak tespit ve tescil edildiğini, anılan taşınmazın zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kök 765 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, anılan taşınmazın kadastro çalışmalarında, ... köyünün kadimden beri kullandığı, zilyet ve tasarrufunda olduğu , köy merası olarak kullanıldığı belirtilerek mera olarak sınırlandırıldığı, askı ilan süresi içinde tespite itiraz edilmemesi üzerine 24.05.1978 tarihinde kadastro tespitinin kesinleştiği, daha sonra 3402 sayılı Yasa'nın 22/a çalışmaları sonucunda 102 ada 2 parsel numarasını aldığı, bu durumda dava tarihleri ile kadastro tespitinin kesinleştiği tarih arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davalar yönünden hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen 2022/135 ve 2022/137 Esas sayılı davalarda davacılar ..., ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın geldisi olan taşınmazın 765 parsel sayılı taşınmaz olduğu, bu taşınmazın kadastro tespitinin 25.05.1978 yılında kesinleştiği, asıl ve birleştirilen davaların ise 2022 yılında açıldığı, dolayısıyla davaların Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle asıl ve birleştirilen davaların hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece asıl ve birleştirilen davalar yönünden davalı Hazine lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin ise isabetsiz olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davacılar ..., ... ve ...’ın istinaf başvurularının esastan reddine; davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak asıl ve birleştirilen davaların hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen 2022/135 Esas, 2022/137 Esas sayılı davalarda davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların dava konusu 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazın uzun yıllardır davacılar tarafından kullanıldığını, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak Pazarcık Kadastro Mahkemesinin 1980/376 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve kararın temyiz incelemesinde olup halen kesinleşmediğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro çalışmaları sonucu; Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 765 parsel sayılı taşınmaz senetsizden, ... köyünün kadimden beri mera olarak zilyet ve tasarrufunda olduğu belirtilerek kamu orta malı olarak mera vasfı ile tespit edildiği, tespite itiraz edilmemesi üzerine 25.05.1978 tarihinde kesinleştiği, 09.01.2015 tarihinde yapılan 22/a çalışmaları sonucu taşınmazın 106 ada 2 parsel numarasını aldığı, dava konusu taşınmaza yönelik davaların ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 28.02.2022 ve 15.03.2022 tarihlerinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Pazarcık Kadastro Mahkemesinin 1980/376 Esas sayılı dava dosyasının eldeki dosyadaki taşınmaz ile ilgili olmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleştirilen davalarda davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davacı ..., birleştirilen 2022/135 Esas sayılı davada davacı ... ve birleştirilen 2022/137 Esas sayılı davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Asıl dosya yönünden harç davacı ... tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, birleştirilen 2022/135 Esas sayılı dosya yönünden aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacı ...’dan alınmasına,birleştirilen 2022/137 Esas sayılı dosya yönünden aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacı ...’dan alınmasına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.