Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1531 K.2025/3157
1. Hukuk Dairesi 2024/1531 E. , 2025/3157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/771 E., 2023/1471 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı ... dava dilekçesinde; Düzce ili, Yığılca ilçesi, ... köyü 209 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kayden maliki olduğunu, komşu 209 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ise davalı kardeşi ... adına tapuya kayıtlı olduğunu, söz konusu taşınmazların öncesinde bir bütün iken kadastro çalışmaları yapılmadan önce babalarının rızası ile bu taşınmazları iki eşit parçaya böldüklerini ancak kadastro çalışmaları sonucunda davalı adına kayıtlı 209 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 255 metrekare, 209 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ise 110 metrekare yüz ölçümüyle tapuya tescil edildiğini, kadastro tespitinin gerçek durumu yansıtmadığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı 209 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 72,50 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile kendi adına kayıtlı 209 ada 11 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek sureti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacı ... ... vekili dava dilekçesinde; davacının Düzce ili, Yığılca ilçesi, ... köyü 209 ada 10 ve 13 parsel sayılı taşınmazların, davalı ...'ün aynı yer 209 ada 9 parsel, davalı ...'ün 209 ada 11 parsel, davalı ...'ün ise aynı yer 209 ada 12 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazlar arasındaki sabit sınırın nazara alınmaması sonucunda sınırlarının hatalı tespit edildiğini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı 9 ve 11 parsel sayılı taşınmazlardan iptal edilecek kısımların davacı adına kayıtlı 10 parsele, 12 parselden iptal edilecek kısımların ise davacı adına kayıtlı 13 parsele eklenerek davacı adına tesciline, 12 parsel sayılı taşınmazda sınırda bulunan merdiven ve çatı saçağının yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... davaya cevap vermemiş, 07.09.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında davacının zeminde halihazırda dava konusu ettiği kısmı kullandığını, keşifte belirlenecek kısımlar yönünden davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
2.Birleştirilen davada davalılar ... ve ... usulüne uygun tebligata rağmen süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, aşamalarda sundukları 05.01.2018 tarihli beyan dilekçelerinde kadastro tespitinin herhangi bir hata içermediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davalı ... bilahare sunduğu beyan dilekçeleriyle temliken tescil talebinde bulunmuştur.
3.Birleştirilen davada davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden davanın kabul nedeniyle kabulüne, birleştirilen dava açısından ise davacının maliki olduğu 10 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı ...'ün maliki olduğu 9 parsel sayılı taşınmazın sınırının doğru belirlendiği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine, davalı ... ve ... yönünden davanın kabulü ile dosya kapsamında mevcut 25.12.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda (D) harfiyle gösterilen 6,10 metrekare ve (D1) harfi ile gösterilen 3,01 metrekare yüz ölçümlü bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıtlı 13 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle, aynı raporda (A) harfiyle gösterilen 2,05 metrekare yüz ölçümlü bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıtlı 10 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya dair istem ile yıkım talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı vekili, birleştirilen davada davalı ... ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından dava konusu 209 ada 12 parsel sayılı taşınmaz yönünden 25.12.2019 tarihli fen bilirkişi kurulu raporunda (C) harfiyle gösterilen 4.69 metrekarelik bölüm, aynı taşınmazda (D) harfiyle gösterilen 6,10 metrekarelik bölüm ve (D1) harfiyle gösterilen 3,01 metrekarelik bölüm ile 209 ada 11 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise aynı krokide (A) harfiyle gösterilen 2,05 metrekarelik bölümün birleştirilen dosya davacısı ...'ya ait olduğu ve uzun yıllardır zilyetliğinde bulunduğu, bu kapsamda 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesi uyarınca zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu, öte yandan krokide (C) harfi ile gösterilen ve birleştirilen dosya davacısına ait olduğu anlaşılan bölüm üzerinde krokide (Z) harfiyle gösterilen 1.02 metrekarelik çatı saçağının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesi uyarınca yıkılması gerektiği, davalı ...'ün temliken tescil talebi açısından cevap süresi içerisinde ve harcı yatırılarak usulüne uygun açılmış bir dava veya süresinde ileri sürülmüş bir def'i bulunmadığı, bu kapsamda temliken tescile yönelik hüküm kurulmasına da olanak bulunmadığı, tüm bu hususlar nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, sonuç olarak davalılar ... ve ...'ün istinaf taleplerinin reddine, birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabul nedeniyle kabulüne, birleştirilen davada davalı ...'e yönelik açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile dosya kapsamında mevcut 25.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda (A), (C), (D) ve (D1) harfleriyle gösterilen bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (Z) harfiyle gösterilen bölümdeki çatı saçağının yıkılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı birleştirilen davada davalı ... ve ... ayrı ayrı temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Birleştirilen davada davalı ... temyiz dilekçesinde; verilen kararların eksik incelemeye dayandığını, delillerinin incelenmediğini, taşınmazlar arasındaki sınırların çok eskiye dayandığını ve hata olmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazların sınırları belirlenirken abisi davalı ...'in ölçüm yaptırdığını ve sınırların buna göre belirlendiğini ileri sürmüştür.
3.Birleştirilen davada davalı ... temyiz dilekçesinde; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların eksik incelemeye dayandığını, iyi niyetli yapı sahibi olması nedeniyle yıkım kararı verilmesinin hatalı olduğunu, iyi niyetli yapı sahibi olması, yapı bedelinin arazi bedelinden açıkça fazla olması ve hakkaniyet gereği taşan kısmın tapu kaydının iptali ile adına tescil edilmesi gerektiğini, bu nedenle birleştirilen davada davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil ile yıkım istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamından; Düzce ili, Yığılca ilçesi, ... köyünde 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 209 ada 9 parsel sayılı 208,04 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın ..., 209 ada 10 parsel sayılı 278,90 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın ..., 209 ada 11 parsel sayılı 110,83 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın ..., 209 ada 12 parsel sayılı 255,17 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın ..., 209 ada 13 parsel sayılı 261,28 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın ise ... adına tespit gördüğü, kadastro tespitinin 19.12.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleştirilen davada davalılar ... ve ... tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen davada davalı ... ve ...'ün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80'er TL bakiye onama harcının temyiz eden birleştirilen davada davalı ... ve ...'den ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.