Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2950 K.2025/3196
1. Hukuk Dairesi 2025/2950 E. , 2025/3196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1071 E., 2024/1774 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/115 E., 2022/671 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkiline atalarından kaldığını, taşınmazı eklemeli şekilde 20 yılı aşkın süredir zilyet ettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde ise 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazda müvekkili lehine kullanım şerhi verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz mera vasfında iken cinsinin değiştirilerek ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, kamu mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, İdare tarafından yaptırılan tespitte de taşınmazın boş ve işgalsiz olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafa taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden eksik harcın tamamlanması için 1 aylık kesin süre verildiği ancak kesin sürenin gereği yerine getirilmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık süre içerisinde de yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece 19.04.2022 tarihli celsede "davacı vekiline bilirkişi raporu ile tespit edilen 4.042.864,16 TL dava değeri üzerinden hesaplanan eksik harcı tamamlamak üzere 1 ay kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde eksik harcın tamamlanmaması halinde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına" karar verildiği, 13.09.2022 tarihli celsede "verilen kesin süreye rağmen eksik harcın tamamlanmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına" karar verildiği, davacı vekilinin 12.10.2022 tarihli dilekçesi ile "tamamlama harcını ödediklerinden ötürü davalarının yenilenmesini ve yeni duruşma günü verilmesini", yine 01.11.2022 tarihli dilekçesi ile de harcı tamamladıklarını bildirerek yenileme talebini tekrar ettiği ancak noksan peşin harcın ikmal edilmediği, her ne kadar davacı vekilince terditli talepleri olduğu belirtilmiş ise de HMK’nın 111/2. maddesi uyarınca davacının asli talebi hakkında esastan ret kararı verilmedikçe fer'i talebi hakkında bir karar verilemeyeceği nazara alındığında Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece verilen kesin süre içerisinde tamamlanması gereken eksik harç müvekkilinin ekonomik durumunu aştığından ödenemediğini, hal böyle olunca Mahkemece davacının tapu iptali ve tescil talebinden vazgeçilmiş sayılarak terditli talebi yönüyle olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği halde terditli talebin yok sayıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava; kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine kullanım şerhi verilmesi istemine ilişkindir.
2. Kadastro sonucunda İstanbul ili, Çatalca ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 287 parsel sayılı taşınmaz mera vasfıyla sınırlandırılmış; 2012 yılında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 127 ada 3 parsel numarasını almış ve 2017 yılında yapılan cins tashihi sonucunda ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir.
3. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
4. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek-4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılmayan taşınmazla ilgili olarak kullanım şerhi verilemeyeceğine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.