Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3428 K.2025/3150

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3428 📋 K. 2025/3150 📅 19.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3428 E.  ,  2025/3150 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/967 E., 2024/152 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ulus Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/299 E., 2021/192 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; tarafların kök mirasbırakanı ...'ın sağlığında 1955 yılında sahip olduğu tüm gayrimenkulleri 4 erkek evladına elden hibe ederek zilyetliklerini devrettiğini, kızlarına hiç mal bırakmadığını, bu doğrultuda Bartın ili Ulus ilçesi ... köyünde bulunan 194 ada 17, 20 parsel, 195 ada 1, 4 parsel, 196 ada 2 parsel, 197 ada 28, 31 parsel, 198 ada 13 parsel, 199 ada 4 parsel, 200 ada 27 parsel sayılı taşınmazların davacıların babası ...’ye teslim edildiğini, ...'ın 1963 yılında ölümünden sonra davacıların babası ...'nün 1993 yılındaki ölümüne kadar taşınmazları tek başına malik sıfatıyla kullandığını, 1993 yılından sonra kız kardeşleri ... ve ...'nin hisselerini davacı erkek kardeşlerine devretmesi ile taşınmazların davacılar tarafından kullanıldığını, taşınmazlarda davalıların hiçbir şekilde zilyetliğinin bulunmamasına rağmen kadastro tespiti sırasında taşınmazların ...'dan intikalen gelmiş gibi davalılar adına tespit edildiğini, ...'ın taşınmazları devretmiş olması nedeniyle bu taşınmazların terekesinde bulunmadığını, kardeşlerden ...'nin farklı bir davada haksız çıkması üzerine davacıların hisselerini geriye almalarını önlemek amacıyla taşınmazları durumu bilen damadı davalı ...'ye devrettiğini, davalı ... tarafından açılan farklı bir davada emsal karar verildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalılar adına bulunan tapu kayıtlarının iptali ile eşit hisselerle davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu 10 parça taşınmaz ile dava konusu olmayan taşınmazların mirasbırakanlarından kendilerine intikal ettiğini, kök mirasbırakan tarafından usulüne uygun taksimat yapılmadığını, tüm taşınmazları bugüne kadar müşterek kullandıklarını, bu doğrultuda tespitin de müşterek yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; kayınvalidesi ...'a ait 1/7 hisseyi 2016 yılında satın aldığını, davacılar taşınmazların taksim edildiğini iddia etmişse de mirasbırakanın çocukları olan halalarının tüm taşınmazlarda kanuni miras paylarının bulunduğunu, miras malı olan taşınmazlarda zilyetliğin esas alınmayacağını, kaldı ki kayınvalidesi ...’nin taşınmazları ekip biçtiğini, 9 yıl sonra açılan davanın kötü niyetli olduğunu, kendisinin de diğer halaları aleyhine dava açmadığını, taşınmazı iyi niyetle satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., ..., ... ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; tüm taşınmazların bugüne kadar müşterek kullanıldığını ve usulüne uygun olarak taksim edilmediğini, bu nedenle müşterek tespit edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazların annesi...'ya babası ...'dan intikal ettiğini,... tarafından açılan diğer davanın davaya konu taşınmazlarla ilgisinin bulunmadığını, kök mirasbırakan ...'ın erkek çocuklarının tamamına değil sadece ... ve ... ...’ye taşınmazın belirli kısımlarını verdiğini, yerlerin tamamını vermediğini, ...'ın ölümünden sonra erkek çocuklarının kalan kısımları kendi aralarında bölerek kadastroya kadar fiilen kullandıklarını, annelerinin yaşlı ve Alzheimer hastası olması nedeniyle taşınmazlar üzerinde hak sahibi olamadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre kök mirasbırakan ...'ın kendisine ait taşınmazları 4 erkek çocuğu arasında paylaştırdığı, dava konusu taşınmazların 60 yıl önce davacıların babası ...'e bırakıldığı ve ...'in ölümüne kadar kullanımında olduğu, ...'in ölümünden sonra çocuklarına kaldığı ve kız çocuklarının taşınmaz üzerindeki hisselerini davacılara devrettiği, davacılar gurbette olduğundan kız kardeşlerin davacılar adına taşınmazları ekip biçtikleri, keşifte dinlenen davacının kız kardeşi ...'nin de taşınmazların 1955 yılında babalarına bırakıldığını ve uzun süre babalarının zilyetliğinde olduğunu belirterek bu hususları doğruladığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre ortalama bir insanın ömrü kadar uzun süreli kullanımın taksime karine olarak kabul edildiği, ayrıca taşınmazlardaki hissesini kayınvalidesi ...'dan devralan davalı ...’nün kötü niyetli olduğu ve devrin mal kaçırma amacıyla yapıldığı, davalıların dava konusu yerlerde hiçbir hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 10 parça taşınmazda davalılar adına kayıtlı olan 3/7'lik kısmın tapu kaydının iptali ile iptal edilen kısımların eşit hisseler halinde davacılar ... ve ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların ortak mirasbırakandan geldiği konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, uyuşmazlığın ... ...’nün sağlığında taşınmazların zilyetliğini davacıların mirasbırakanına devredip devretmediği noktasında olduğu, tapusuz taşınmazların menkul mal hükümlerine tabi olup yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği, zilyetliğin devrinin her türlü delille kanıtlanabileceği, somut olayda dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre ... ...’nün taşınmazlardaki zilyetliğini davacıların mirasbırakanına devrettiği ve taşınmazların mirasbırakan ... ...’nün terekesinden çıktığı, bu nedenle davanın kabulünde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını,... tarafından açılan davada verilen hükmün bakıma muhtaç haldeki...'nın davayı takip edememesi nedeniyle eldeki davada emsal teşkil edemeyeceğini, anılan davada davalı ... ...’nün davayı kabul ettiğini,...'nın yaşlılığı nedeniyle ... ve ...'ye ait taşınmazları davaya dahil edemediğini, davacıların iddiaları ve keşif mahallindeki tanık ifadelerinin dava konusu taşınmazların hibe edildiğini ve mirasbırakanın muvazaalı hareket ettiğini tasdikler nitelikte olduğunu, tanık beyanlarının mirasbırakanın kız çocuklarına herhangi bir hak bırakmamak iradesiyle böyle bir tasarrufta bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu, Mahkemece taksimin kanuna ve dürüstlük kurallarına uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, taksim yapıldığına ilişkin kesin ve inandırıcı delil olmaması halinde mirasçılık durumunun devam edeceğini ve zilyetliğin tüm mirasçılar adına sürdürüleceğini, tanıkların beyanının kök mirasbırakandan değil köy içerisindeki konuşmalardan duyuma dayalı olduğunu, saklı payın ihlal edildiğinin açık olduğunu, mirasbırakanın kız çocuklarının yapılan bu hibe işleminden haberdar olmadığını ve hisselerini devir iradelerinin bulunmadığını, buna ilişkin somut bir delil de sunulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; tarafların ortak mirasbırakanı ...'ın 1987 yılında ölümüyle geriye çocukları ..., ..., ... ve davalı ...'nın kaldığı, kök mirasbırakanın çocuklarından ...'nın ölümüyle geriye davacılar ... ve ... ile dava dışı kardeşleri ... ve ...'nin kaldığı, davalı ...'in kök mirasbırakanın çocuklarından ...'ın oğlu ve ...'nin damadı olduğu, diğer davalıların kök mirasbırakanın kızı ... mirasçıları oldukları ve davalı ...'nın yargılama sırasında ölümüyle mirasçılarının davaya dahil edildiği, 194 ada 17, 20 parsel, 195 ada 1, 4 parsel, 196 ada 2 parsel, 197 ada 28, 31 parsel, 198 ada 13 parsel, 199 ada 4 parsel, 200 ada 27 parsel sayılı taşınmazların 7 hisse itibarıyla 1/7 hissesinin ... ..., 1/7 hissesinin ..., 1/7 hissesinin ... ve 4/7 hissesinin ...'nün zilyetliğinde bulunduğu belirtilerek 1/7 payının davalı ..., 1/7 payının bir kısım davalılar mirasbırakanı ..., 1/7 payının davalı ...'nün kayınvalidesi olan ... ve 4/7 payının elbirliği halinde ... mirasçıları adına 26.08.2009 tarihinde tespit edildiği, 194 ada 20 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde ahşap iki katlı ev ve su kuyusunun ...'ye ait olup davacılar ... ve ... tarafından kullanıldığının belirtildiği, kadastro tespitinin 26.11.2009 tarihinde kesinleştiği, tespit maliki ...'ın davaya konu taşınmazlar ve dava dışı bir kısım taşınmazdaki 1/7 payını 29.04.2016 tarihinde davalı ...'ye sattığı, davacıların kızkardeşleri olan ... ve ...'nin taşınmazlarda bulunan hisselerini 23.11.2018 tarihinde eşit hisselerde davacılar ... ve ...'ye devrettiği, tespit maliki ...'nın ölümü üzerine hisselerinin 30.10.2018 tarihinde mirasçılarına intikal ettiği, davanın 26.11.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 2.658,16 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.