Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2728 K.2025/3199
1. Hukuk Dairesi 2025/2728 E. , 2025/3199 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1662 E., 2023/2049 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/237 E., 2023/252 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkilinin kızı ...'dan olma torunu olduğunu, müvekkilinin şu anda diğer kızı ... ile birlikte dava konusu taşınmazda oturduğunu, davalı ...'ın ise yurt dışında annesi ve babası ile birlikte yaşadığını, davacının, davalının annesi olan ... ile birlikte dava konusu taşınmazı müteahhit ...'dan satın almaya karar verdiklerini, müvekkilinin mevcut sahibi olduğu daireyi müteahhit ...'e vererek takas ettiğini ve üzerine para vererek dava konusu taşınmazı satın aldığını, davalının annesi ...'in de yurt dışından müvekkiline para gönderdiğini ve bu şekilde dava konusu evin satın alındığını, dava konusu evde müvekkili ile eşi ve davalı kızı ... oturmaya başladıklarını, müvekkilinin eşinin ölmesi üzerine oğlu olan ... ...'ın "bu evde benim de babamdan dolayı miras hakkım var evi sat bana para ver" diye müvekkilini sıkıştırmaya başladığını, bunu duyan davalının, müvekkilinin kızı ... ile anlaşarak dava konusu evi müvekkilini kandırarak almak istediklerini, davalı ...'ın, teyzesi ... ile anlaştığını ve dava konusu evi almak için ...'a yurt dışından vekaletname yolladığını ve ... davalı ile iş birliği yaparak davacıyı tapuya götürdüğünü ve dava konusu taşınmazı 21.09.2017 tarihinde vekaletle yeğeni davalı ... üzerine geçirdiğini, bu şekilde davalı ve teyzesi ... birlikte hareket ederek müvekkilini kandırdıklarını ve hayattaki tek evini ele geçirdiğini, ... da davacıdan "kredi çekeceğiz, evin içini yaptıracağız" diye taşınmazın davalıya devrini sağladığını, ne davalının ne de kızı ... davacıya para vermediğini, davalı ...'ın dava konusu daireyi istediği zaman müvekkili davacıya devredeceğini söylediğini, bu şekilde davacıyı ve teyzesi ...'ı kandırdığını, davalının, dava konusu taşınmazı ele geçirdikten sonra davacıyı arayarak baskı yapmaya başladığını ve evden çıkmasını istediğini, davalının davacıyı korkutarak evini elinden aldığını, istediği zaman geri vereceğini söylediğini, davalının annesi ...'ın da davalıya evi geri vermesini söylediğini, davalının kabul etmediğini, davalı ...'ı babası olan ...'ın kışkırttığını, ...'ın müvekkili ve ...'ı arayarak hakaret ve tehdit ederek taciz ettiğini ileri sürerek bu nedenlerle dava konusu Aksaray ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 575 ada 176 parselde kayıtlı 10 nolu bağımsız bölümün davalı ... üzerinde bulunan tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, yasal koşullar oluşmadığı taktirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu taşınmazın bedeli olan şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf dilekçesinde her ne kadar davaya konu evin davacıya ait olan başka bir evin takas edilerek alındığını ve akabinde dava dışı ... ... bahane edilerek müvekkilinin davacıyı kandırdığı iddia edilmiş ise de bunun tamamen gerçek dışı olduğunu, davalının yurt dışında babası ile birlikte yaşadığını, davacının dava dilekçesinde takasta kullandığını belirttiği evin aslında davalının babası ...'ye ait olduğunu ancak ... hakkındaki idari bir soruşturma nedeniyle davacı adına tapuda devir ve tescil edildiğini, davacının dilekçesinde bahsettiği ev bu ev olup davacının kendi parasıyla almış olduğu bir ev bulunmadığını, dava dışı ... ve ailesinin daha sonra Belçika'ya yerleştiğini, dava dışı müteveffa ...'ın 2012 yılında davalının babası ...'yi arayarak kendi oturdukları muhite yakın bir ev olduğunu, bu evi alabileceklerini söylediğini, ...'nin de bunu kabul ettiğini ve eşi ...'ın hesabı üzerinden davacı ve davacının kızı ... nam ve hesabına ... aracılığyıla her ay 1.000 ile 1.500 Euro para gönderdiklerini, dava konusu taşınmaz alındıktan sonra 2017 yılında davacının arayarak taşınmazı üzerinize alın dediğini, bunun üzerine ... ... ve eşi ...'ın aranması bulunmasından dolayı taşınmazın davalı adına devredildiğini, davalının o tarihte yurt dışında bulunduğundan teyzesi ...'a vekalet verdiğini, somut uyuşmazlıkta davacının hattı zatında davalıya ait olan evi devrettiğini, ancak bir an için aksi kabul edilse dahi davacının taşınmazı kendi rızası ve özgür iradesiyle, kızı aracılığıyla yurt dışında bulunan davalı müvekkiline devrettiğini, davacının iddia ettiği gibi davalının aldatma ya da yanıltma veyahut korkutma gibi bir davranışı ya da kastının olmadığını, zira yurt dışında yaşayan müvekkilinin davacıyı yanıltabilmesinin söz konusu olamayacağını, davacı dilekçesinde her ne kadar tapuda davalının bedel ödemeden taşınmazı devraldığını ileri sürse de bir kişinin kendisine ait olan taşınmaz için tekrar bedel ödemesinin hayatın olağan akışına açık bir şekilde aykırı olduğunu, davacının hem kızı ve davalı tarafından kandırıldığını hem de kızı ile birlikte aynı evde oturduğunu söylediğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm bu yaşananlarının nedeninin müvekkili tarafından yapılan Aksaray İcra Dairesinin 2022 /8203 Esas sayılı dosyasına kayıtlı icra takibi olduğunu, davacı ve kızı ... 2009 yılından beri dava konusu taşınmazı kullandığını, müvekkilinin yıllarca davacı ve dava dışı ...'dan kira alamadığını, davacı ve ailesinden evi boşaltmasını istemesine rağmen davacının evden ayrılmamakta direndiğini, bu nedenle icra takibi ve tahliye talebinde bulunmaları üzerine davacı tarafından eldeki davanın açıldığını, davacının 5 yıldır açmadığı davayı ödeme emri kendisine tebliğ edildikten hemen sonra açtığını, bunun da açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu Aksaray ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 575 ada 176 parsel 10 nolu bağımsız bölümün 21.09.2017 tarihinde davacı tarafından davalıya devredildiği, davacının devir sırasında bu işlemin farkında olmadığını, bankadan kredi çekmek için imza attığını beyan ettiği, yine dilekçesinde oğlunun baskı yapması sebebiyle evi devrettiğini beyan ettiği, ev davacı üzerine alınırken kendi adına kayıtlı evi satıp üzerine eksik kalan paraların da davalının annesi ... tarafından gönderildiğini beyan ettiği, ancak davacı tanıklarının hata ve hileye ilişkin herhangi bir beyanlarının olmadığı, ısrarla evin davacının ... dışındaki kızlarının katkısı ve eşinin birikimiyle alındığını, yine davalının evin satışı için davacıya sürekli baskı yaptığını iddia etmişler ise de bu tanık beyanlarının dava dilekçesiyle çeliştiği ve davacı tanıklarının beyanının hükme esas alınamayacağı, davaya konu evin bir kısmının aslında davalının annesi ...'e ait iken tapu kaydı davacı adına olan evin satışıyla karşılandığı, kalan ödemenin davalının anne ve babası tarafından yurt dışından gönderilen para ile karşılandığı, o tarihlerde davalının anne ve babası hakkında yürütülen soruşturmalar sebebiyle evin tapusunun davacı üzerine yapıldığı, ilerleyen süreçte davacının oğlu ...'ın bu evden hak iddia etmesi üzerine evin 18 yaşını geçen davalı üzerine dava dışı teyzesi ... adına gönderilen vekalet ile devredildiği ve davacının daha sonrasında da bu evde ikamet etmeye devam ettiği, satışın üzerinden 5 yıla yakın süre geçmesine rağmen ne davacının ne de davacının kızı ve davalı adına işlemi gerçekleştiren ... hiçbir şekilde korkutma, hata sebebiyle ne kolluğa ne de işlemin iptali için kanuni yollara başvurmadığı, işlem tarihinde davalı ve babasının yurt dışında olması sebebiyle somut bir korkutmadan bahsedilemeyeceği, davalının davacının evi boşaltmasını istemesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla hata, hile ve korkutma durumu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmaz davacı adına kayıtlı iken davacının bizzat 04.09.2017 tarih 23151 yevmiye numaralı resmi akit ile taşınmazını davalıya satış suretiyle temlik ettiği, davalıyı resmi akitte tanık olarak dinlenen ... temsil ettiği, tanık ... davacının annesi davalının ise yeğeni olduğunu, yeğeninin kendisini ve annesini korkuttuğunu, annesini hayatı ile tehdit ettiğini beyan ettiği, aynı zamanda tanık ...'de davalı oğlunun, davacı annesini tehdit ettiğini doğruladığı, davalının yaşı ve tutanaklara yansıyan kişilik özellikleri ve agresif yapısı dikkate alındığında davacı tarafın tehdit olgusunu ispatladığı, davalı tarafın davaya konu taşınmazın davacı tarafça bedelsiz alındığını, bedelinin babası tarafından ödenerek satın alındığını, ancak babası hakkındaki ceza soruşturması nedeniyle taşınmazın davalı adına tescil edildiği ve davaya konu temlik işleminin de bu meyanda inançlı işlem (nam-ı müstear) sözleşmesinin gereği olarak yapıldığını savunmuş ise de buna ilişkin yazılı bir delil veya yazılı delil başlangıcı bir belge sunamadığı, davalı iddia ettiği inanç sözleşmesinin tarafı olmadığından kendisine yemin hakkının hatırlatılması yoluna gidilmesine de gerek olmadığı, bu nedenlerle yerinde olmayan gerekçeleri ile davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın kabulüne, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstinaf Mahkemesince tehdit olgusunun kabul edilmesinin dosya kapsamına aykırı olduğunu, davacının ispat yükünü yerine getiremediğini, dinlenilen tanıkların davalının davacıyı nasıl tehdit ettiğini somut bir şekilde ortaya koyamadığını, davalının yurt dışından davacıyı tehdit etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tanıklarından ..., ... ve ... davacının kızı olduklarını, beyanlarına itibar edilebilmesi için yan delille desteklenmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları ispat edemediği gibi kendi içerisinde de çelişkiye düştüğünü, dava dilekçesinde davacının sahip olduğu daireyi müteahhite takas vermek ve üzerine bir miktar para vermek suretiyle dava konusu taşınmazı satın aldığını iddia ettiğini, zira davada dinlenen davacı tanıklarının dahi davacı adına kayıtlı takasa konu evin davalının ailesine ait olduğunu, davacının sadece tapu maliki olduğunu ve bu ev takas edilip üstüne para verilerek dava konusu taşınmazın alındığını beyan ettiklerini, tanık ...'ın beyanından aslında davacının hem devirden haberdar olduğunu hem de tehdit veya kandırmanın olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, İlk Derece Mahkemesince tanıkları dinlenilmeden karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile ve korkutma hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerden; dava konusu Aksaray ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 575 ada 176 parsel 10 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı iken davacının bizzat 04.09.2017 tarih 23151 yevmiye numaralı resmi akit ile taşınmazını davalıya satış suretiyle temlik ettiği, davalıyı resmi akitte vekil olarak ... temsil ettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 64.211,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.