Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2668 K.2025/3129
1. Hukuk Dairesi 2024/2668 E. , 2025/3129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1201 E., 2024/402 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/105 E., 2022/290 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Düzce ili, Akçakoca ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 102 ada 32 parsel sayılı taşınmazın dedesi ...’nın vefatından sonra babası ...’ya kaldığını, babasının 1998 yılında vefat etmesi ile geriye mirasçı olarak ..., ..., ..., ...ve kendisinin kaldığını, çekişmeli taşınmazın kadastro tespiti sırasında ... adına kayıtlandığını, Orman İdaresinin dava konusu taşınmaza karşı dava açtığını, davanın reddedildiğini, çekişmeli taşınmazı babasının vefatından beri kendisinin kullandığını, senelerdir topladığı fındığı 2018 sezonunda toplarken Jandarmaya yapılan şikayet üzerine fındığına el konulduktan sonra yaptığı araştırma ile durumu öğrendiğini belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında, davanın çekişmeli taşınmazın 1/3 payına yönelik olduğu beyan edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; davanın yersiz ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu taşınmazın dedelerinden babalarına, babalarından da kendilerine kaldığını, aralarında paylaşıldığını, kızların haklarını satıp yerine ev aldıklarını, 1998 yılında davacının hissesini satın aldığını, davacının fındığı kendisinden habersiz olarak topladığını ve Savcılığa şikayette bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2020 tarih ve 2018/443 Esas, 2020/152 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin, davalının üzerine kayıtlı bulunan taşınmazın tapusunun iptal istemli talebinin 04.03.2020 tarihli dilekçesiyle daraltılarak davalının üzerine kayıtlı bulunan taşınmazın 1/3 ünün tapusunun iptali istemine dönüştüğü, davacının talep sonucunu azaltılmasının davayı genişletme veya değiştirme sayılmayacağı, tam veya kısmi feragat için karşı tarafın iznine ve ayrıca bunun için ıslah yoluna başvurulmasına gerek olmadığı; dava konusu taşınmazın tarafların ortak murisi ... tarafından mirasçılarına taraflar ve dava dışı kardeşleri ... ile birlikte 1/3 şeklinde taksim edildiği, daha sonradan ... hissesini davalıya satarak davalının hissesinin 2/3 olduğu, davacının 1/3 hisse sahibi olmasına rağmen, kadastro çalışmaları sırasında köyde bulunmaması sebebiyle davacının hissesinin de davalı adına bir bütün halinde tapuya kaydedildiği, davalının tanıklarının dahi bu hususu söyledikleri ve dinlenen tanıkların yine benzer şekilde davaya konu taşınmazın bir kısmının davacıya ait olduğu, onun tarafından uzun süredir kullanıldığı, fındığın da davacı tarafından toplanıldığını beyan ettikleri göz önüne alındığında, davalının cevap dilekçesinde beyan ettiği 1998 yılında davacının hissesini satın aldığı buna rağmen 2018 yılına kadar fındığın davacı tarafından davalının haberi olmadan toplanmasının ise hayatın olağan akışı gereği mümkün olmadığı, davacıya satış senedi ile sattığını beyan etmesine rağmen bunu dosyaya sunamadığı, davacının davasını ispatladığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 102 ada 32 parsel sayılı taşınmazın davalı üzerine kayıtlı 1/3 hisse payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 26.02.2021 tarih ve 2020/937 Esas, 2021/162 Karar sayılı kararıyla, Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu, dava konusu taşınmazda ipotek hakkı sahibinin davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, taşınmazla ilgili zilyetlik ve taksim araştırması yapılması gereğine değinilerek ve Mahkemece, davacı tarafın talep sonucunu daraltmasının davadan kısmi feragat olarak kabul edilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı açıklanarak karar kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
Gönderme kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dava konusu taşınmazın tarafların ortak murisi ... tarafından, mirasçıları olan taraflar ve dava dışı kardeşleri ...'ya 1/3 şeklinde taksim edildiği, daha sonradan ... hissesini davalıya sattığı, davalının hissesinin 2/3 olduğu, davacının 1/3 hisse sahibi olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında köyde bulunmaması sebebiyle davacının hissesinin de davalı adına bir bütün halinde tapuya kaydedildiği, ağırlıklı tanık beyanlarına göre taşınmazın bir kısmının davacıya ait olduğu, davacı tarafından kullanılan kısmın tanıklarca keşifte gösterildiği ve bu kısmın davacı tarafından uzun süredir fındıklık olarak kullanıldığı, davalının 1998 yılında davacının hissesini satın aldığı buna rağmen 2018 yılına kadar fındığın davacı tarafından davalının haberi olmadan toplandığı iddiasının ise hayatın olağan akışı gereği mümkün olmadığı, satış senedinin de dosyaya sunulmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 102 ada 32 parsel sayılı taşınmazın davalı üzerine kayıtlı 1/3 hisse payının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin kısmi feragat nedeniyle reddine, bakiye payın davalı adına ipkasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu parselin davacı ile davalının murisi ...'dan kaldığı hususunun sabit olduğu, muris öldükten sonra mirasçıların bir araya gelerek taşınmazı taksim ettikleri, taksim sonucunda taşınmazın murisin erkek çocukları olan davacı, davalı ile dava dışı kardeşleri ...'ya kaldığı, buna göre taksim sonucunda 1/3 hissesi davacıya kaldığı, dava dışı ...'nın, hissesini davalıya sattığı, bu satış doğrultusunda yerleri kullandıkları, tespit tarihine kadar da fiilen bu şekilde kullanıldığı, taraflar arasında taksimin bozulmadığı, davacının, hissesini davalıya devretmediği ve halende davacının miras hissesi olduğu, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kesin hüküm bulunduğunu, davanın kötü niyetle açıldığını, taşınmazın zilyedi ve malikinin davalı olduğunu, davacının Cumhuriyet Başsavcılığındaki beyanı ile dava dosyasındaki beyanlarının farklı olduğunu bu nedenle davacının iddialarının asılsız olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Dahili davalı ... vekili; istinaf nedenlerinin incelenmediğini, dava konusu taşınmazın ipotek altına alındığını, tapu siciline güvenerek hak iktisap edenlerin iyi niyetli kabul edilerek iktisaplarının korunduğunu, verilen kararın esas ve usul açısından yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Düzce ili, Akçakoca ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 102 ada 32 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edildikten sonra kadastro Mahkemesi kararı ile adı geçen adına tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin ve dahili davalı Kooperatif vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin ve dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dahili davalı ... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.