Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2960 K.2025/3159
1. Hukuk Dairesi 2024/2960 E. , 2025/3159 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/930 E., 2024/665 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/289 E., 2024/106 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların 25.08.2009 tarihinde vefat eden ...'ın mirasçıları, davalı ...'ün davacıların dayısı, diğer davalı ...'ün ise ...'ün oğlu olduğunu, davalı ...'ün davacıların murisi ...'ın okuma yazma bilmemesinden faydalanarak.... Noterliğinin 28.09.1994 tarih ve 33676 yevmiye numaralı taşınmaz satış yetkisini de içeren vekaletnamesi ile oğlu ...'ü vekil tayin ettirdiğini ve Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... köyü 192 ada 19, 184 ada 7, 13, 52, 194 ada 7, 69, 166 ada 107, 131, 143, 82, 46, 57, 34, 19, 24, 66, 12, 7, 2078, 161 ada 104 parsel ve aynı yer Nebihoca köyü 117 ada 63 ve 132 parsel sayılı taşınmazları, davalı ...'ün söz konusu vekaleti kötüye kullanarak 21.11.1994 tarihinde satış yoluyla davalı babası ...'e temlik ettiğini, davalılar arasında el ve iş birliği olduğunu, davacılar murisine herhangi bir satış bedeli ödenmediğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların payı oranında iptali ile davacılar adına tesciline, mümkün olmaması halinde taşınmaz bedellerinin davacıların payına düşen miktarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 1994 yılında davacılar murisi ve diğer kız kardeşlerin birlikte karar vererek satış için söz konusu vekaletnameyi verdiklerini, dava konusu taşınmazların satışı karşılığında kız kardeşlere ve davacılar murisine altın verildiğini, ayrıca kardeşlerin talebi üzerine ölünceye kadar kullanma hakkı tesis edildiğini, satıştan sonra bugüne kadar hiçbir itiraz yapılmadığını, davalı ... açısından adı geçen davalının kayıt maliki olmaması nedeniyle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, temlik tarihi itibariyle dava konusu taşınmazların değerinin çok düşük olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar murisi ...'ın 25.08.2009 tarihinde ölümü ile geriye çocukları davacılar ... ve ... ile dava dışı oğlu ...'ın mirasçı olarak kaldığı, dava konusu taşınmazların tamamı mirasbırakan adına kayıtlı iken.... Noterliğinin 28.09.1994 tarih ve 33676 yevmiye numaralı vekaletnamesine istinaden vekil ... tarafından diğer davalı babası ...'e devredildiği, davacıların vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olarak kendi payına hasren dava açamayacağı belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre davacılar vekilinin dava konusu taşınmazların murisin verdiği vekaletname kötüye kullanılarak devredildiği iddiasına dayanarak davacıların adına miras payı oranında tapu tescil isteminde bulunduğu, murisin terekesinin el birliği hükümlerine tabi olduğu ve dava dışı mirasçının bulunduğu, el birliği mülkiyeti devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, kendi adlarına tescil talepli dava açma olanağının olmadığı, TMK'nın 702/4. maddesi uyarınca davaya tereke temsilcisi atanması ya da diğer mirasçıların davaya katılması veyahut davaya muvafakatlarının sağlanması yoluyla da devam edilemeyeceği, bu nedenle eldeki davanın dinlenebilme olanağının bulunmadığı belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle vekil olan davalı ... tarafından diğer davalı ...'ye temlik edilen taşınmazlarda davalı adına kayıtlı payların davacıların veraset ilamındaki payları oranında iptali ile davacılar adına kayıt ve tesciline ilişkin olduğunu, dava dilekçesinde terekeye iade talebinin bulunmadığı gibi sonrasında da böyle bir talepte bulunulmadığını, vekaletnamenin kötüye kullanılması nedenine dayalı davada her paydaşın payı oranında tapu iptal ve tescil talep etmesinin mümkün olduğunu, iştirak hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, öte yandan iştirak halinde mülkiyet hükümleri uygulansa dahi eksikliğin terekeye temsilci tayini yoluyla giderilmesi için davacı tarafa süre verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmazsa alacak isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamından; 15.03.1945 doğumlu muris ...'ın 25.08.2009 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı oğulları ... ve ... ile dava dışı oğlu ...'ın kaldığı, davacıların muris tarafından verilen.... Noterliğinin 28.09.1994 tarih ve 33676 yevmiye numaralı vekaletnamesinin kötüye kullanılması suretiyle murisin kayden maliki olduğu çekişmeli taşınmazların davalı vekil ... tarafından diğer davalı ve babası ...'e satış suretiyle temlikinde söz konusu vekaletnamenin kötü amaçla kullanıldığını ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali-tescil, mümkün olmadığı takdirde miras payı oranında alacak isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacıların vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olarak kendi payına hasren dava açamayacağı belirtilerek davanın usulden reddine karar verildiği, davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince vekaletnamenin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı eldeki davada murisin terekesinin el birliği hükümlerine tabi olduğu ve dava dışı mirasçının bulunduğu, el birliği mülkiyeti devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, bu nedenle davacıların kendi payları oranında tescil talep edemeyeceği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddedildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.