Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2541 K.2025/3135

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2541 📋 K. 2025/3135 📅 19.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2541 E.  ,  2025/3135 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/16 E., 2018/189 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, süresi içinde davacılar ve tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Kırklareli ili, Vize ilçesi, ... köyünde bulunan 102 ada 286 ve 114 ada 29 parsel sayılı taşınmazların davacıların murisleri ... ...’ya aitken davalıların murisi ... adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazların ... ve ... ...’nın babaları ... ...’dan miras olarak kaldığını, ... ve ...’nın taşınmazları paylaştıklarını ve dava konusu taşınmazların ...’a düştüğünü, ...’in kendisine düşen yerleri sattığını belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile ... ... mirasçıları adına miras payları oranında tescilini talep etmiştir.
Yargılama sırasında ..., miras bırakan ... ...’nın terekesine temsilci olarak tayin edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar; dava konusu taşınmazlarda davacıların hakkı bulunmadığını, çekişmeli taşınmazların 40 yıldan fazla süredir kendilerinin zilyetliklerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Vize Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin 29.05.2012 tarih ve 2007/53 Esas, 2012/126 Karar sayılı kararı ile; ...'nın davacıların murisi ... ... ile kardeş oldukları; her ne kadar davacılar vekili tarafından dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile muris ... ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescil talep edilmiş ise de dava konusu 102 ada 286 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi ile ilgisinin olmadığı, 114 ada 29 parsel sayılı taşınmazın da bir tanık beyanına göre ... ... tarafından ...'ya satılmaya çalışıldığından bahsedildiği; bir kısım tanık beyanlarına göre de taraflar arasında taksimden bahsedildiği; müşterek sonuca göre davalıların murisinin yaklaşık 40-50 yıl önce buraya ev yaptıktan sonra nizasız fasılasız kullanmaya başladığı; kadastro tespitinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar ve tereke temsilcisi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.03.2014 tarih ve 2014/1645 Esas, 2014/2033 Karar sayılı kararıyla; kayıt maliki ...’nın dava dışı mirasçılarının bulunduğu açıklanarak davada taraf koşulunun sağlanması, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde hüküm kurulması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; 102 ada 286 parsel sayılı taşınmazın ... ... ile ilgisinin bulunmadığı, 114 ada 29 parsel sayılı taşınmazın dayanak tapu maliklerinin harici taksim ile taşınmazları paylaştıkları, davacıların murisi ... ...'ya 112 ada 7 parsel sayılı taşınmazın verildiği, dava konusu 114 ada 29 parselin davalıların murisi ...'ya verildiği bu haliyle kadastro tespitlerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ve tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taksim olgusunun 114 ada 29 parsel sayılı taşınmazda söz konusu olduğunu, ... ...’nın 112 ada 7 parsel sayılı taşınmazı satın alma yoluyla edindiğini, ...’ın 114 ada 29 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini ...’e satmadığı gibi, ölene kadar kullandığını, tanık beyanlarının isabetli değerlendirilmediğini, taşınmaz üzerindeki binanın ...’ın rızası hilafına yapıldığını, mirasçılar arasında olağanüstü zamanaaşımı yoluyla mülkiyet iktisabının mümkün olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazla ilgili satış ve kullanıma rıza gösterilmesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine ilişkin kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu Kırklareli ili, Vize ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 102 ada 286 parsel sayılı 4.466 m2 yüz ölçümlü taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, diğer çekişme konusu 114 ada 29 parsel sayılı 1.046,53 m2 yüzölçümlü taşınmaz ise, tapu kaydına ve harici paylaşıma dayalı olarak davalıların miras bırakanı olan ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar, dava konusu taşınmazların müşterek muristen intikal edip paylaşımla kendi murislerine verildiği iddiasıyla dava açmış, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de dava konusu taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri hangi hukuki nedene dayalı olarak kullanıldıkları, paylaşıma konu olup olmadıkları kesin olarak belirlenmemiş, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmemiş, Mahkemece yapılan keşifte tek mahalli bilirkişi dinlenmiş ve usule aykırı olarak tanıklar duruşmada dinlenilmek suretiyle karar verilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, önceki keşfe katılan yerel bilirkişi, tüm taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesinde kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri hangi hukuki nedene dayalı olarak kullanıldığı, taksim veya paylaşıma konu olup olmadığı, taksim veya paylaşıma konu oldularsa kime kaldıkları, taşınmazı kimin ne şekilde ve hangi sıfatla kullandığı hususlarında somut olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; beyanlar arasında oluşacak çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; çelişkinin giderilmemesi halinde Mahkemece hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesi karar yerinde açıklanmalı; fen bilirkişisinden keşfi takibe ve denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ve tereke temsilcisi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın Vize 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
19.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.