Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2401 K.2025/3133

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2401 📋 K. 2025/3133 📅 19.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2401 E.  ,  2025/3133 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/325 E., 2021/119 K.
DAVALILAR : ... vekili Avukat ..., Kadastro Müdürlüğü vekili Avukat ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili, Finike ilçesi, ... köyünde bulunan 842 parsel sayılı taşınmazda davacının hissedar bulunduğunu, davalılar ... ve ...'ın 1359 parsel sayılı taşınmazın maliki bulunduklarını, davacının hissedar olduğu 842 parsel sayılı taşınmazın fiili sınırı ile kadastro sırasında belirlenen sınırının farklı olduğunu, durumun düzeltilmesi için 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca Kadastro Müdürlüğüne başvurduklarını, ilgili elemanlarca yapılan inceleme sonucunda bariz bir sınır farklılığının olduğunun belirlendiğini belirterek 842 parselin fiili sınırı ile kadastro sınırı arasındaki farka neden olan ölçüm hatasının düzeltilerek paftanın zemine uygun hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davanın süresinde ve görevli mahkemede açılmadığını, davada taraf koşulunun oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 15.04.2015 tarihli ve 2012/285 Esas, 2015/175 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece yapılan keşif sonrasında alınan fen bilirkişi raporunda 1359 parsel sayılı taşınmazdan 842 parsel sayılı taşınmaza 284/1 nolu kör poligonun sehven yapılan hesabının düzeltilerek olması gerektiği kanaatine varılan ve yeniden hesaplanan koordinatlarına göre oluşan bahse konu parsel sınırlarına göre 10,95 m2'lik yerin 1359 parsel sayılı taşınmazdan 842 parsel sayılı taşınmaza kaymasının bulunduğunun belirtildiği gerekçesi ile dava konusu taşınmazın sınırının bilirkişi raporundaki şekli ile düzeltilmesine karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davalı ... Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.04.2018 tarihli ve 2015/20708 Esas, 2018/2787 Karar sayılı kararıyla; davacının 842 parsel sayılı taşınmazda paylı malik olması nedeniyle temyize konu davayı tek başına açamayacağı belirtilerek Mahkemece davacıya diğer maliklerin de davaya katılmasının sağlanması için süre verilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz hakkında yenileme kadastrosu yapıldığından davanın konusuz kaldığı belirtilerek konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, önceki aşamada davanın kabul edildiğini ancak taraf teşkili nedeni ile hükmün bozulduğunu, HMK'nın 331. maddesine göre davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceğini, dosya içeriği ile, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olduklarını, HMK'nın 331. maddesi gereği, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılması gerektiğini, verilen aksi yöndeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu parsellere ilişkin tapu kayıtlarına davalıdır şerhi konularak Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler yönünden inceleme yapılması ve ilgili kurumların davaya dahili ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yenileme kadastrosu sırasında Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin tapulama harici bırakılması gereken yerlerin tapulama harici bırakılması, tescile tabi yerlerin ise Hazine adına tescili gerekirken bu konuda işlem yapılmamış olmasının isabetsiz olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden genişletilmeler bulunduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil - tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, Antalya ili, Finike ilçesi, ... köyünde bulunan 842 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vergi kaydı nedeniyle ...adına tespit ve tescil edildikten sonra satış nedeniyle 15293,65 metrekare yüz ölçümü ile davacı ve müşterekleri adına kayıtlanmıştır. 18.05.2013 tarihinde yapılan yenileme çalışmaları sonucunda 842 parsel sayılı taşınmaz, 378 ada 4 parsel numarasıyla ve 20631,19 metrekare yüz ölçümü ile davacı ve müşterekleri adına tescil edilmiştir.
Davacı, paydaşı olduğu taşınmazın fiili sınırları ile kadastro sınırlarının birbiri ile uyumsuz olduğu iddiası ile dava açmış, Mahkemece dava konusu taşınmazla ilgili yapılan yenileme kadastrosu çalışmaları sonucunda davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kadastro Kanunu'nun 27. maddesinde mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyalarının kadastro mahkemesine re'sen devrolunacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Somut olayda; yargılama devam ederken 18.05.2013 dava konusu taşınmaz bölümü ile ilgili kadastro tutanağı düzenlendiği, bu kadastro çalışması dikkate alınarak davanın konusuz kaldığı kabul edilmek suretiyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın re'sen Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın Finike 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-3. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
19.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.