Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3052 K.2025/3097

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3052 📋 K. 2025/3097 📅 18.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3052 E.  ,  2025/3097 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; maliki olduğu 3233 parsel sayılı taşınmazda bulunan 31 nolu bağımsız bölümü ölene kadar kendisinin kullanımında olmak üzere davalıya bağışlamak istediğini, ancak davalının kredi kullanabileceğini belirterek satış şeklinde devir yapılmasını talep etmesi üzerine taşınmazı davalıya devrettiğini, aynı şekilde diğer çocuğuna da taşınmaz bağışladığını, 31.07.2020 tarihi olan Kurban Bayramının ilk günü dava konusu taşınmazda iken davalı tarafından kendisine kötü muamele edilerek evden gönderildiğini, bağışlamadan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davanın taraf muvazaasına dayanılarak açılan tapu iptal-tescil davası olduğunu, iddianın yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, bağıştan rücu şartlarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2022 tarih 2020/370 Esas, 2022/39 Karar sayılı kararı ile; taşınmaz devri satış suretiyle yapıldığından bağıştan dönme koşullarının incelenemeyeceği, davanın taraf muvazaasına ilişkin olup yazıllı delille ispat edilmesi gerektiği, yazılı delil olmadığı, yemin deliline dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli 2023/1498 Esas, 2023/371 Karar sayılı kararı ile; davanın taraf muvazaası hukuksal nedenine dayalı olduğu, yazılı delille ispatı gerektiği ve davacının yemin deliline dayandığı ancak hatırlatılmadığı gerekçesiyle karar kaldırılmış, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iddiasını yazılı belge ile ispatlayamadığı, kesin delil olan yemin delili ile de kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararda isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yeminin kanuna uygun eda edilmediğini, olumsuzlukların zapta geçmediğini, taşınmazı bağışlamak isterken davalının iradesini sakatlaması üzerine satış gösterildiğini, davalının kendisini evden kovduğunu, bağıştan rücu şartlarının incelenmesi gerektiğini, inançlı işlem olmadığını, banka kayıtları incelenerek satış bedeline ilişkin ödeme olmadığının tespit edilmediğini, muvazaa kabul edilip tanık beyanları ile ispatlanmasına rağmen davanın reddine karar verilerek çelişkili davranıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 140. maddesinin üçüncü fıkrasında “Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.” hükmü düzenlenilmiştir.
Bilindiği üzere; bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan koşullu veya mükellefiyetli şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 291. maddesi uyarınca koşul veya mükellefiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi halinde de TBK'nın 295. maddesine dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir.
Somut olayda; 3233 parselde bulunan 31 nolu tribleks mesken nitelikli taşınmaz davacı adına kayıtlı iken 05.07.2018 tarihinde 158.000,00 TL bedelle satış suretiyle davalı oğluna temlik edildiği, Mahkemece ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın bağıştan rücu nedeniyle tapu iptali ve tescil olarak nitelendirildiği, HMK’nın 140/1. maddesinin 3. bendi gereğince uyuşmazlığın bu hukuki sebep esas alınmak suretiyle çözümlenmesi gerektiği, dava konusu temlikin ise satış yoluyla yapıldığı gözetildiğinde TBK’nın 295. maddesinde düzenlenen bağıştan rücu nedenlerinin uygulama alanının bulunmadığı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.