Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2665 K.2025/3118

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2665 📋 K. 2025/3118 📅 18.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2665 E.  ,  2025/3118 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1413 E., 2024/245 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/110 E., 2022/85 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Taraklı ilçesi, ... Mahallesinde bulunan yaklaşık 6 dönümlük taşınmazı kadastro çalışmalarından önce İsmail Uzun adlı şahıstan satın alıp zilyet olduğu halde kadastro çalışmalarında 2.360,94 m2 yüz ölçümlü olarak 143 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kendi adına tescil edildiğini ancak taşınmazın bir kısmının 143 ada 4 parsel numarasını alarak davalı adına tescil edildiğini ileri sürüp satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 143 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tescilini istemiştir.
Davacı yargılama sırasında; yaklaşık 5 dönümlük bir taşınmaz aldığını, bu sebeple 143 ada 4 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının adına tescilini istediğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın babası Niyazi’den kendisine intikal ettiğini, taşınmaza zilyet olduğunu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın çekişmeli taşınmazın tamamının ya da bir kısmının evvelden beri zilyetliğinde olduğunu ve taşınmazı kadastro öncesinde ... isimli şahıstan satın aldığı iddiasını ispatlayamadığı, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın zilyetlik iddiasını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında ispatlayamadığı, davalı tarafın vekalet ücretine yönelik yaptığı istinaf başvurusunda 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerin esas alınacağı, dava konusu taşınmazın değerinin 89.041,00 TL olarak belirlendiği, bu değer üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalı lehine 12.375,00 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava dilekçesindeki ve istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek bilirkişi tarafından sınırın hatalı olarak gösterildiğini, sınır olarak kabul edilen A ve B harfleri ile gösterilen taşların sonradan davalı tarafından konulduğunu, bilirkişi ek raporunda davacının beyanı doğrultusunda su deposu ve meşe ağacının kroki üzerinde gösterildiğini ancak bu alanın yüz ölçümünün hesaplanmadığını, davacının satın aldığı taşınmazın yaklaşık 5 dönüm olmasına rağmen kadastroda 2.360 m2 sinin 143 ada 2 parsel olarak davacı adına tescil edildiğini, geri kalan kısmın 143 ada 4 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını, hava fotoğraflarının incelenmediğini, davacı tanıklarının iddialarını doğruladığını belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Sakarya ili, Taraklı ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 143 ada 4 parsel sayılı 3.561,64 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacı, kararı adli yardım talepli temyiz ettiğinden ve adli yardım talebi kabul edildiğinden; başlangıçta alınmayan 2.107,80 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.