Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2963 K.2025/3162
1. Hukuk Dairesi 2024/2963 E. , 2025/3162 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/202 E., 2024/694 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/390 E., 2022/546 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davacının babası olduğunu, davacının Ağrı ili, ... Mahallesinde bulunan 31 ada 115 parsel sayılı taşınmazı davalı babasına taşınmaz üzerinde konut kredisi kullandırmak amacıyla 08.09.2020 tarihinde bedelsiz olarak temlik ettiğini, öngörülemeyen sorunların çıkması halinde tedbir amaçlı olarak taraflar arasında 06.09.2020 tarih ve 550.000,00 TL tutarlı bir senet düzenlendiğini, temlikten ve senedin verilmesinden sonra taraflar arasında 07.10.2020 tarihli sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre kredi kullanıldıktan sonra ya da kredi kullanılmaması halinde temlikten itibaren bir yıl içinde taşınmazın davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığını, taşınmazın devrinin üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir kredi kullanılmadığı gibi taşınmazın iadesine de yanaşılmadığını belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında inançlı işleme ilişkin yazılı sözleşme kapsamında dava konusu taşınmazın kredi kullanımı için davalıya temlik edildiği, kredi kullanılmasından sonra taşınmazın davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça sunulan sözleşme ile 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında davacının iddiasını ispat ettiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davada imzası ve içeriği inkar edilmeyen 07.10.2020 tarihli belgenin taraflar arasındaki inançlı işlemin varlığını kabul etmeye yeterli olduğu, belgenin taşınmazın temlik tarihinden sonra düzenlenmiş olmasının da önem arz etmediği, 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da böyle bir kısıtlama bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunduğunu, buna rağmen Yerel Mahkemece davanın davalının eşine ihbar edilmediğini, davacının iddia ettiği inançlı işlemlerde davacı tarafın bir faydasının olması gerektiğini, fakat davacı tarafın kredi işlemlerinden herhangi bir faydasının bulunmadığını, aslen yapılan işlemin de inançlı bir işlem olmadığını, davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hazırlanan senedin davalının boşanma aşamasındaki eşine pay vermemek amacı ile hileli olarak düzenlendiğini, taşınmazın değerinin çok altında meblağlar belirlendiğini, Yerel Mahkemece tüm bu durumların göz ardı edildiğini, davacının dayandığı inanç sözleşmesinin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, öte yandan söz konusu inanç sözleşmesinin taşınmazın mülkiyetinin temlikinden önce düzenlenmiş olması gerektiğini, Yerel Mahkemence bu hususların da değerlendirilmediğini, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davalının davacının babası olduğu, Ağrı ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 31 ada 115 nolu parselin davacı ... adına kayıtlı iken 08.09.2020 tarihinde davalı ...'ya satış suretiyle temlik edildiği, taraflar arasında düzenlenen 07.10.2020 tarihli sözleşmede 31 ada 115 parsel sayılı taşınmazın kredi kullanımı amacıyla bedelsiz olarak davalıya devredileceğinin ve kredi kullanıldıktan sonra ya da kredi kullanılmaması halinde devirden bir yıl sonra davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye rağmen davalının dava konusu taşınmazı iadeye yanaşmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adına tescili talebiyle eldeki davayı açtığı, yargılama sırasında dava konusu 31 ada 115 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından 14.02.2022 tarihinde dava dışı Songül Kılıçaslan'a temlik edildiği, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 125. maddesi kapsamında davacıya seçimlik hakkı hatırlatılmaksızın davalı ... yönünden tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK), "Dava Konusunun Devri" başlıklı 125. maddesinin ilgili bölümü; "(1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir: a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur. b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.” hükmünü haizdir. Re'sen gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre yargılama sırasında dava konusunun devri halinde Mahkemece davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceği sorulmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Somut olayda; dava konusu 31 ada 115 parsel sayılı taşınmaz yargılama sırasında 14.02.2022 tarihinde davalı ... tarafından dava dışı Songül Kılıçaslan'a temlik edilmesine karşın re'sen nazara alınması gereken HMK’nın 125/1. maddesi göz ardı edilmiştir.
Hal böyle olunca, Mahkemece HMK'nın 125/1. maddesi gereğince davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak dava konusu taşınmaz yönünden davayı ne şekilde sürdüreceğinin sorulması ve sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Temyiz eden davalı adli yardımdan yararlandığından harç yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.