Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2379 K.2025/3164

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2379 📋 K. 2025/3164 📅 19.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2379 E.  ,  2025/3164 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2016/403 E., 2022/81 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; tarafların kök murisi ...'ın 2003 yılında vefat ettiğini, murisin ölümünden önce mal varlığında bulunan bir kısım taşınmazları çocukları arasında paylaştırdığını, Bolu ili Göynük ilçesi ... köyü 129 ada 23 parsel ve 146 ada 9 parsel sayılı taşınmazları ise çocuklarına paylaştırmayarak uhdesinde tuttuğunu ve bu taşınmazların ölünceye kadar kendi kullanımında olduğunu, buna karşılık adı geçen taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda muris ... mirasçıları adına tespit ve tescil edilmesi gerekirken murisin torunu davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, kadastro tespitinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, davacı ...'ın yargılama sırasında 01.05.2018 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dedesi olan murisin, sağlığında bir kısım taşınmazları çocukları arasında paylaştırdığını, 129 ada 23 parsel sayılı taşınmazın ise murisin uhdesinde kaldığını, murisin ölümüyle kendisine intikal ettiğini, murisin sağlığında kendisine kim bakarsa ölümüyle evin onun olacağını beyan ettiğini, kendisinin dedesine ölünceye kadar baktığını, bu nedenle 129 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kendi adına tespit ve tescil edildiğini, 146 ada 9 parsel sayılı taşınmazı ise dava dışı ...'dan satın aldığını, davacı amcasına evdeki hissesine karşılık gelmek üzere 4 dönüm miktarında taşınmaz verdiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 129 ada 23 parselin kök muris ...'dan intikal ettiği, her ne kadar davalı taşınmazın kendisine vasiyet edildiği iddiasında bulunmuş ise de söz konusu iddianın ispatlanamadığı, buna ek olarak davalı tarafından davacıların bu taşınmazdaki hissesine karşılık dava dışı 147 ada 69 parsel sayılı taşınmazın devredildiği iddia edilmiş ve bu husus bir kısım davacılarca doğrulanmış ise de anılan devrin yol açılması şartına bağlı kılındığı, davacıların ise 147 ada 69 parsel üzerinde yol olmaması nedeniyle ev yapamadığı şu halde dava dışı 147 ada 69 parsel sayılı taşınmazın davacıların 129 ada 23 parseldeki hissesine karşılık verildiğinin kabul edilmesine olanak bulunmadığı belirtilerek bu parsel yönünden davanın kabulüne, 146 ada 9 parsel yönünden ise davalının 02.04.1990 tarihli senetle söz konusu taşınmazın, dosya kapsamında mevcut 16.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle belirtilen 1.137,43 metrekarelik bölümünü dava dışı üçüncü şahıstan satın aldığı belirtilerek bu kısım yönünden davanın reddine, geriye kalan 1.193,16 metrekarelik bölümün ise kök muristen intikal ettiği ve taksime konu olmadığı belirtilerek bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar dava konusu taşınmazlar karşılığında kadastro tespit tarihinden sonra dava dışı 149 ada 69 parsel sayılı taşınmazın davacılara verildiği sabit ise de eldeki davanın kadastro tespitinden önceki sebebe dayanılarak açıldığı, tespit tarihinden önce dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisi olan ...'dan mirasçılarına kaldığı, dava konusu taşınmazların muris ...'ın terekesinden çıkmadığı, terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, davalının taşınmazdaki kullanımının tüm mirasçılar adına olduğu nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı ...' ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı ... temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Davalı ... temyiz dilekçesinde; murisin sağlığında bir kısım taşınmazlarını paylaştırdığını, dava konusu 129 ada 23 parselin paylaştırmaya konu edilmediğini, kök murisin vasiyeti üzerine kendi adına tespit ve tescil edildiğini, davacının itirazı üzerine bu taşınmazdaki payına karşılık 147 ada 69 parsel sayılı taşınmazı davacıya devrettiğini, dava konusu 146 ada 9 parsel sayılı taşınmazı dava dışı üçüncü şahıstan satın aldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya kapsamı ve delillerden; Bolu ili Göynük ilçesi ... köyünde 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 129 ada 23 parsel ve 149 ada 9 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 19.08.2008 tarihinde kesinleştiği, davacıların dava konusu taşınmazların kök muris ...'dan intikal ettiğini ve taksime konu olmadığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı, davalının dava konusu 129 ada 23 parsel sayılı taşınmazın muris tarafından kendisine vasiyet edildiğini ayrıca bu taşınmaz yönünden davacılar murisi ...'a 149 ada 69 parsel sayılı taşınmazı devrettiğini, 149 ada 9 parsel sayılı taşınmazı ise dava dışı üçüncü kişiden satış yoluyla edindiğini ileri sürerek davanın reddini savunduğu anlaşılmaktadır.
Yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince dava konusu 129 ada 23 parsel sayılı taşınmazın muris ...'dan kaldığı, davalı tarafından davacılar murisine devredilen 149 ada 69 parsel sayılı taşınmazın söz konusu taşınmaza yol açılması şartına bağlı olarak kabul edildiği bu nedenle söz konusu devrin davacıların 129 ada 23 parseldeki paylarının karşılığında yapıldığını kabul etmenin olanaksız olduğu belirtilerek bu parsel yönünden davanın kabulüne, dava konusu 149 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ise bir kısmının davalı tarafından dava dışı üçüncü şahıstan satın alındığı kabul edilerek bu kısım yönünden davanın reddine, bakiye kısmın ise muristen kaldığı ve taksime konu olmadığı belirtilerek bakiye kısım yönünden kabulüne karar verilmiş, davalının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafından 149 ada 69 parsel sayılı taşınmazın davacıya devredildiği sabit ise de söz konusu temlikin kadastro sonrasında yapıldığı ancak eldeki davanın kadastro öncesi nedene dayandığı, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dava konusu 129 ada 23 parsel sayılı taşınmaz yönünden; dosya kapsamında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taşınmazın tarafların kök murisi ...'ten intikal ettiği ve davacıların kadastro tespiti sonucunda söz konusu taşınmazda miras yoluyla gelen haklarını almadıklarının kabulü doğrudur. Ne var ki, davalı tarafça davacıların 129 ada 23 parsel sayılı taşınmazdaki paylarına karşılık dava dışı 149 ada 69 parsel sayılı taşınmazın davacılar murisine kayden temlik edildiğinin ileri sürüldüğü, dosya kapsamı itibariyle bu savunmanın ispatlandığı, buna ek olarak 149 ada 69 parsel sayılı taşınmazın 129 ada 23 parseldeki haklarına karşılık bedelsiz temlik alındığının davacıların da kabulünde olduğu görülmüştür. Hal böyle olunca, 129 ada 23 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacıların miras yoluyla gelen haklarından kaynaklanan payları karşılığında 149 ada 69 parsel sayılı taşınmazı devraldığı gözetilerek bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Dava konusu 149 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise; dosya kapsamında mevcut 25.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün davalı tarafından dava dışı üçüncü şahıstan satın alındığı, bakiye bölümün ise muristen intikal ettiği ve taksime konu olmadığı kabul edilerek çekişmeli taşınmazın muristen intikal eden bölümü yönünden davanın kabulüne, kalan bölüm yönünden ise davanın reddine karar verilmiş olması kural olarak doğrudur. Ancak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde mevcut bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen ve davalının dava dışı üçüncü şahıstan aldığı bölümün ifrazı ile edinme sebebini değiştirecek şekilde yeniden davalı adına tesciline karar verilmesi ve muristen intikal eden kısım yönünden tapu iptali ve tescil hükmü kurulması isabetsizdir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince öncelikle fen bilirkişisinden 149 ada 9 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafça satın alındığı anlaşılan bölümünün yanı sıra muristen intikal eden bakiye kısmını da ayrı ayrı gösteren ek bir bilirkişi raporu alınmalı; bu rapor çerçevesinde davalının dava dışı üçüncü şahıstan satın aldığı bölüm yönünden davanın reddine, bakiye bölümün ise 149 ada 9 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile davacıların miras payı oranında paydaş kılınması suretiyle tesciline karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, değinilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.