Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2715 K.2025/3120

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2715 📋 K. 2025/3120 📅 18.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2715 E.  ,  2025/3120 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2479 E., 2024/2080 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili; asıl davada; kadastro sırasında muris babalarından kalan 133 ada 7, 11, 12, 13, 15 parsel sayılı taşınmazların mirasçılar adına tespit edilmesi gerekirken yalnızca davalı kardeşleri ... adına tespit ve tescil edildiğini, davalı kardeşleri ...'in ise mal kaçırmak amacıyla taşınmazları düşük bedelle diğer davalı ...'ye sattığını, yapılan tescillerin yolsuz olduğunu ileri sürerek 133 ada 7, 11, 12, 13, 15 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, bilahare 12.10.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 121 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde geçen ve paftasında yol olarak tespit harici bırakılan taşınmaz bölümü yönünden tapuya tescil isteğinde bulunmuştur.
2. Davacılar vekili, birleştirilen davada; kadastro sırasında muris babalarından kalan 120 ada 12, 121 ada 11, 145 ada 8 parsel sayılı taşınmazların mirasçılar adına tespit edilmesi gerekirken yalnızca davalı kardeşleri ... adına tespit ve ve tescil edildiğini ileri sürerek 120 ada 12, 121 ada 11, 145 ada 8 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
3. Davacı ..., 20.07.2011 tarihli yargılama oturumunda; davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
4. Davacılar vekili, 23.09.2011 tarihli yargılama oturumunda; müvekkilleri ..., ..., ...'in asıl davada davalı ... aleyhine açtığı davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ..., 23.09.2011 tarihli yargılama oturumunda; birleştirilen davaya konu 120 ada 12, 121 ada 11 ve 145 ada 8 parsel sayılı taşınmazların babalarından kaldığını, veraset belgesinde belirtilen payları oranında davacı kardeşleri ..., ... ve ...'e bu taşınmazdaki paylarını vermeyi kabul ettiğini, ancak davacı ...'ın daha önce payını aldığını, davacı ...'a herhangi bir şekilde pay vermeyi kabul etmediğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda,
Asıl davada; davanın davacı ... yönünden feragat nedeniyle reddine, davacılar ... ile ... yönünden davalı ...'e yönelik açtıkları davanın feragat nedeniyle reddine, davacılar ... ile ...'in davalı ...'e yönelen davalarının ise sübut bulmadığından reddine, davacı ... yönünden ise davanın sübut bulmadığından reddine;
Birleştirilen davada ise davanın davacı ... yönünden feragat nedeniyle reddine, davacılar ... ile ... yönünden davalının kabul beyanı doğrultusunda kabulü ile dava konusu 120 ada 12 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacılar ... ile ... açısından Elbistan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/685 Esas, 2013/699 Karar sayılı veraset belgesindeki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan hisselerin davalı adına ipkasına, dava konusu 121 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacılar ... ile ... açısından Elbistan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/685 Esas, 2013/699 Karar sayılı veraset belgesindeki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan hisselerin davalı adına ipkasına, dava konusu 145 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacılar ... ile ... açısından Elbistan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/685 Esas - 2013/699 Karar sayılı veraset belgesindeki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan hisselerin davalı adına ipkasına; davanın davacı ... yönünden sübut bulmadığından reddine, dahili davalı ... yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl ve birleştirilen davada davacı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davaya konu taşınmazların 05.08.2010 tarihinde satış nedeniyle davalı ...'e devredildiği, 11.02.2021 tarihli oturumda asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin bildirdikleri tanıkların dinlenmesinden vazgeçtiklerini beyan ettiği, asıl davada taşınmazları satın alan davalı ...'in kötüniyetinin ispatlanamadığı, TMK'nın 1023. maddesi uyarınca kazanımının korunması gerektiği, hal böyle olunca asıl ve birleştirilen davada davacı ...'ın iddialarının ispat edilemediğinin anlaşıldığı, incelenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kararda kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacıların yol olduğu halde üzerinde zilyetlik iddiasında bulundukları bölümün özel mülkiyete konu yerlerden olmadığını, davacı yararına iktisap koşullarının oluşmadığını, yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili asıl davada; kadastro sırasında muris babalarından kalan 133 ada 7, 11, 12, 13, 15 parsel sayılı taşınmazlar, birleştirilen davada ise 120 ada 12, 121 ada 11, 145 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş, yargılama sırasında 12.10.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 121 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinden geçen ve paftasında yol olarak tespit harici bırakılan taşınmaz bölümü yönünden davacılar adına tapuya tescil talebini sunmuştur.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithalinin mümkün olmadığı, kaldı ki dahili davalı aleyhine hukuki durum da yaratılmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.