Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2618 K.2025/3113
1. Hukuk Dairesi 2025/2618 E. , 2025/3113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/615 E., 2023/514 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vasisi dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan,1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan ve dava dilekçesine ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 19.688,98 m2'lik taşınmaza davacının uzun süre zilyet olduğunu, sınırda bulunan 982 parsel ile birlikte kullanıldığını ileri sürüp kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Yargılama sırasında davacı vefat ettiğinden davaya mirasçıları devam etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, ... ve ... vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli 2014/239 Esas ve 2016/650 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 1516 parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen 19.438,63 m2'lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, ... ile ... Belediye Başkanlığına karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerineYargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.06.2021 tarihli 2021/3622 Esas ve 2021/4889 Karar sayılı kararı ile “4721 sayılı TMK‘nın 462/8. maddesi gereğince vesayet altındaki kişi adına dava açılabilmesi için vesayet makamının izni olmasının zorunlu olduğu ancak somut olayda davanın açılabilmesi için izin alınmadığının anlaşıldığı, bu sebeple Mahkemece vasiye husumete izin kararı almak üzere süre verilmesi, vesayet makamınca husumete izin verildiği takdirde yargılamaya devamla işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek ” karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz bölümünün tarım arazisi vasfında olduğu, arazinin bakımlılığı, sınırlarının belirgin ve düzgün oluşu itibariyle 20 yılı aşkın süredir işlemeli tarım yapılmak suretiyle zilyetlik koşullarının oluştuğu, tespit dışı bırakıldığı tarihten itibaren 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddesindeki şartların gerçekleştiği, dava konusu taşınmaz bölümünün bulunduğu yörede yapılan toplulaştırma çalışmaları sonucunda Hazine adına tescil edilen 1516 parsel sayılı taşınmaz içerinde kaldığından davanın tescil davasından tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 1516 parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen 19.438,63 m2'lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı ...’ın mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Toplulaştırma işleminin idari bir işlem olduğu, idari işlemin idari yargıda iptal edilmeden asliye hukuk mahkemesinde davaya konu edilemeyeceğini, davalı Hazinenin yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda olduğunu, bu gibi yerlerin imar-ihya ile mülkiyetinin kazanılabileceğini, imar ve ihya için uzun uğraş ve emek gerektiğini, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek ve re'sen görülecek nedenler ile kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yörede yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan, bilahare yargılama sırasında hali arazi vasfıyla ihdasen Hazine adına tapuya kayıt ve tescil edilen taşınmazın bir kısmının tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz bölümü, Şanlıurfa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 1976 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmaları sırasında tarıma elverişsiz olması nedeniyle tespit harici bırakılmış, daha sonra ihdasen hali arazi vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescil edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile kabul kararı verilmiş ise de yetersiz ziraat bilirkişi raporu ile yetinilmiş, jeodezi ve fotoğrametri uzmanı bilirkişisi tarafından ardışık bindirmeli hava fotoğrafının dosyada bulunmadığı belirtilerek 1985 ve 1999 yıllarına ait hava fotoğrafları üzerinde tek resim( monoskopik) inceleme yapılmış, 1992 yılına ait hava fotoğrafı incelenmemiş, davacı yönünden belgesiz zilyetlik yolu ile edinilebilecek miktar üzerinde durulmamış, çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmamış, çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetlik durumu kesin olarak belirlenmemiştir. Ayrıca Dairece Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü web sitesinin parsel sorgu ekranından yapılan araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümünün 1516 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalmayıp 1526 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, yapılan geri çevirme kararı sonucu 1526 parsel sayılı taşınmazın hükmen ifraz gördüğü anlaşılmış ise de fen bilirkişi raporunda belirtilen toplulaştırma çalışmalarının yapılıp yapılmadığı belirlenememiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; öncelikle çekişmeli taşınmaza ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilmeli, davacı ... adına aynı çalışma alanında belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı hususu Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenler bulunmakta ise tescil ilamları getirtilerek dosya içine alınmalı, çekişmeli taşınmazın imar planı sınırları içinde kalıp kalmadığının, imar planı sınırları içinde kalıyorsa hangi yıl imar planı sınırları içine alındığının ve imar planının kesinleşip kesinleşmediğinin Belediye Başkanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorularak alınacak cevabı ve tüm plan ve haritaları getirilip dosyasına konulmalı, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmelidir.
Taşınmaz başında yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.
Teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, taşınmaz üzerindeki kapama zeytin ağacı olan kısım ile kapama antep fıstığı olan kısımlar ayrı olarak gösterilmeli, çekişmeli taşınmaz bölümünün bulunduğu kısımda toplulaştırma çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, çekişmeli bölümün hangi taşınmaz içerisinde kaldığı, kadastro paftası ile ihdasen oluşan tapu kaydının krokisi çakıştırma yapılarak tespit edilip belirlenmeli, komşu taşınmazlarla mukayeseli mahkeme gözlemi tutanağa geçirilmelidir.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, taşınmaz üzerindeki ağaçların cinsi, adedi ve yaşı, dikme suretiyle mi aşılama suretiyle mi zilyet edildiğini, taşınmazın imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını, taşınmaz üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmazın kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı, önceki ziraat bilirkişi raporunu da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayese edilecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; taşınmaz ve çevresini tüm yönleriyle gösterecek şekilde taşınmaz ve çevresinin yakın plan fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz kabaca işaretlettirilmelidir.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisine, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmalı, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalıdır.
3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi göz önüne alınarak taşınmaz imar planı kapsamında ise imar planı onay tarihinden önce, imar planı kapsamı dışındaysa dava tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşmiş olup olmadığı yönünden tüm deliller değerlendirilerek karar verilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün, açıklanan nedenlerden ötürü 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'nun 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
18.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.