Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2679 K.2025/3127

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2679 📋 K. 2025/3127 📅 18.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2679 E.  ,  2025/3127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2016/114 E., 2021/581 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I .DAVA
Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, Küçük ... Mahallesinde bulunan yaklaşık 4.500 m2 tespit harici bırakılan taşınmaza davacının zilyet olduğunu, imar-ihya edildiğini ileri sürüp satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, Küçük ... Mahallesinde bulunan yaklaşık 4.825 m2 tespit harici bırakılan taşınmaza davacının zilyet olduğunu, imar-ihya edildiğini ileri sürüp kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, aynı zamanda taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında; dava konusu taşınmazın Develetin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, aynı zamanda taşınmazın Belediye adına tescilini istemiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili ve ... vekili, ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kimin kullanımında olduğuna ilişkin tanıkların ve mahalli bilirkişilerin benzer beyanlarından dava konusu taşınmazın etrafındaki taşınmazlar satıldıktan sonra birleştirilen davada davacı ...'nin bu taşınmazda kullanımı olmadığı, komşu parsellerin tapu kayıtları, davacı ve birleştirilen dosya davacısı arasında dava konusu taşınmazın kullanımı konusunda niza oluştuğu, aralıksız yirmi yıl kullanma koşulunun dava tarihi itibariyle sağlanmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine, Hazinenin tescil talebine ilişkin olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi gereği dava konusu taşınmaz bölümünün tarla vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın 1998 tarihli hava fotoğrafında ekili dikili bir alan olmadığı, imar-ihya çalışması yapılmadığı, fiili durumunun zirai amaçlı kullanılan yer olmadığı, dava tarihi itibariyle asıl davada davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı, davalı ... vekilinin tescil talebine göre TMK'nın 713/6. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 3402 sayılı Kadastro Kanunu madde 16/1-A uyarınca kamu mallarının, taşınmazın kullanım türü ve tahsis edildiği kamu hizmetine göre tescil edileceğini, bilindiği üzere köy tüzel kişilikleri kapanıp belediyelere bağlandığını, köy yerleşik alanları ile kırsal alanlarda halkın ortak ihtiyaçları doğrultusunda köy tüzel kişiliklerinin zilyetliğinde olan taşınmazlar bulunduğunu, bu husus aydınlatılmadan karar verilmesinde hukuka uygunluk olmadığını, 2644 sayılı Tapu Kanunu madde 21 uyarınca yol ile yol fazlaları belediye adına tescil olunacağını, dava konusu alanın belediye veya köy tüzel kişiliği adına tescilinin mümkün olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava dosyasına ve nihai karara bakıldığında dava konusu alanın tescilinin belediyeye bırakılan yerlerden olup olmadığı konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, gerekçe kısmında bu hususa ilişkin olarak açıklamada bulunmadan doğrudan doğruya Hazine adına tesciline karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, 4721 sayılı TMK'nın 713/6. maddesinin "Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler" hükmü uyarınca dava konusu alanın belediye adına tescili gereken yerlerden olup olmadığının kesin olarak tespitinin yapılması gerektiğini belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro çalışmaları sonucu hükmen tespit harici bırakılan taşınmazın tapuya tescili istemine ilişkindir.
1976 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 198 parsel sayılı 20.000 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden komisyon kararı ile 3 hisse olmak üzere ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiş, yapılan itirazlar üzerine ... Tapulama Mahkemesinin 1976/1 Esas, 1983/43 Karar sayılı ilamı ile, 198 parselde (B) harfi ile gösterilen 4.864,00 m2'lik kısmın Tapulama Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca yabani kavaklık olarak tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.