Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2744 K.2025/3099
1. Hukuk Dairesi 2025/2744 E. , 2025/3099 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar (..., ... ve ... dışında) vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davalıların kök murisinin ..., kendi kök murislerinin ... ve ... olduğunu, dava konusu Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... köyü 57, 90, 108, 120, 225, 258, 320, 329, 331, 336, 358, 482, 544, 547, 555, 616 ve 393 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmalarında kök murisler adına 1/3 payla tescil edilmesi gerekirken ... ve çocuklarına da ayrı ayrı pay verildiğini, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli 2021/47 Esas, 2021/48 Karar sayılı kararı ile, davanın Kadastro Kanunu 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların taleplerinin tesis kadastrosundaki tespite itiraz niteliğinde olduğu, on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili (..., ... ve ... dışında) temyiz dilekçesinde; davanın kadastro öncesi hukuki haklara dayanan bir itirazı kapsamadığını, yolsuz tescil yapıldığına ilişkin olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süreye tabi olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, dava konusu 17 adet taşınmazın davacılar, davalılar ve dava dışı kişiler adına 1955 ve 1956 yıllarında kesinleşen kadastro işlemleri neticesinde tescil edildiği, eldeki davanın 04.03.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar başlığında yargılama sırasında ölen davacı ...’ya veya mirasçılarına yer verilmediği gibi davacılar ..., ... ve davalı ...’ın mirasçılarına da yer verilmediği, ancak belirtilen hususun mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olduğu değerlendirilerek yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Davacılar vekilinin (..., ... ve ... dışında) yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.