Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1972 K.2025/3115
1. Hukuk Dairesi 2025/1972 E. , 2025/3115 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/183 E., 2025/9 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.04.2024 tarih ve 2023/1388 E., 2024/2715 K. sayılı kararıyla, çekişmeli 291 ada 195 parsel ve 369 ada 32 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki verilen kabul kararı onanmış, diğer çekişmeli 294 ada 22. 39, 49 ve 57 parsel, 295 ada 28, 306 ada 41, 370 ada 60 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen kabul kararı, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Dava konusu taşınmazlardan 370 ada 60 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında davacının babası ... oğlu ...'nın 1/5 hissedar olduğu, 369 ada 32 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında davacının kız kardeşi ...'ın kullanıcı olduğu, diğer çekişmeli taşınmazların kadastro tutanağında kullanıcı olarak davacı ...'nın babası ... oğlu ...'nın adının yazılı bulunduğu görülmektedir.
Kök mirasbırakan ... oğlu ...'nın 06.01.1998 tarihinde ölümü ile geride çocukları davacı ... ile dava dışı ... ..., ... ..., ... ... ... ve ... ... kalmıştır. Davacı ...'nın yargılama sırasında 19.11.2020 tarihinde öldüğü ve davayı mirasçılarının sürdürdüğü anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince; çekişmeli taşınmazların davacı ...'ya babasından intikal eden yerler olduğunu, davalı yerlerin miras taksimi ile bölünerek davacının hisselerinin belirlendiği, davalı yerlerdeki mülkiyetin el birliği mülkiyetten çıkıp paylı mülkiyete dönüştürüldüğü sonucuna varıldığı, terekenin taksim edildiği, mal veya hakkın kendisine düştüğünü iddia eden mirasçının, diğer mirasçıların katılımı aranmaksızın tek başına dava açabileceği kabul edilerek direnme kararı verilmiştir.
Ancak Dairenin bozma kararında da belirtildiği üzere dava konusu taşınmazların tapu kayıt maliki Hazinenin ... oğlu ... ... terekesine göre 3. kişi konumunda olduğu, davacı tarafından, dava konusu 294 ada 49, 22, 39 ve 57, 295 ada 28 ve 306 ada 41 parsel sayılı taşınmazların kök mirasbırakan ... oğlu ...'ya ait olduğu ve bir kısım mirasçıların miras payının devir alındığı iddia edilerek taşınmazların 5/7'şer pay oranında tapu kayıtlarının iptali ile iptal edilen bu oranın davacı adına tapuya tescili isteğinde bulunulduğu, 370 ada 60 parsel sayılı taşınmazın ise davacının dedesi ...'dan kaldığı ve davacının 1/35 miras payı olduğu ileri sürülerek 1/35 pay oranında taşınmazın tapu kaydının iptalinin istendiği, keşifte dinlenilen yerel bilirkişiler, davacı tanık beyanları özellikle davacı tanığı ... ...'in beyanına göre çekişmeli taşınmazların kök muris ... oğlu ...'ya ait olduğu ve terekesinin taksim edilmediği, davacının kardeşlerinden ... ile ... hariç diğer kardeşlerinin miras paylarını devir aldığı dolayısıyla ... oğlu ...'nın terekesinin taksim edilmediği, davacının talebinin, devir aldığı miras payları ile kendi miras payının toplamına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; mirasçılardan birinin, terekeye karşı üçüncü kişi konumunda olan birisi aleyhine kendi payı hakkında açtığı tapu iptali ve tescil davası diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına dava açılmadığından davaya diğer mirasçıların katılması (icazet vermesi) veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesine olanak yoktur.
Somut olayda, davacı/müteveffa ...'nın mirasbırakanı ...'nın terekesine göre üçüncü kişi konumunda olan davalı Hazine aleyhine miras payı oranında açtığı tapu iptali ve tescil davasında aktif husumet ehliyetinin olmadığı ve bunun sonradan tamamlanma olanağı da bulunmadığından, anılan taşınmazlar hakkında miras payına yönelik olarak açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca; Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
18.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.