Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2983 K.2025/3100
1. Hukuk Dairesi 2024/2983 E. , 2025/3100 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Isparta'da ikamet ettiğinden Ankara'da bulunan iki adet taşınmazının satışı için babası ...'e 09.04.2019 tarihinde .... Noterliğinin .... yevmiye nolu vekaletnamesi ile yetki verdiğini, babasının vekaleti aldıktan 2-3 gün sonra 4006 ada 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan 15 nolu bağımsız bölümü annesi ...'e, 4009 ada 10 parsel sayılı taşınmazda bulunan 5 nolu bağımsız bölümü kardeşi ...'e bedelsiz olarak devrettiğini, taşınmazların değerinin altında temlik edildiğini, kendisine herhangi bir bedel ödenmediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili süresinden sonra verdikleri dilekçede; davanın süresinde açılmadığını, sadece vekil ...’ya karşı açılması gerektiğini, taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldıklarını, kaldı ki taşınmazların davacı tarafından alınmadığını, baba ...’nın satın aldığını, işleri takip etmesi için davacı adına tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında ölümü ile diğer mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış bedelinin ödendiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı, davalıların davacının annesi ve kardeşi olup davacının taşınmazların satış iradesinin bulunup bulunmadığını bilebilecek yakınlıkta oldukları, dahili davalı ...'ün duruşmada alınan beyanında davalılara yapılan devrin muvazaalı olduğunu, davalılar tarafından satış bedeli ödenmediğini beyan ettiği gerekçesiyle sûbut bulan davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ile dahili davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların keşfen belirlenen gerçek değerleri ile devir bedelleri arasında fahiş fark bulunduğu, davacıya temlik bedellerinin ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, davacıyı zararlandırma olgusunun gerçekleştiği, davalıların temliklerin davacının talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiğini ispatlayamadıkları ve davalıların davacının annesi ve kardeşi olmakla davacının zararlandırıldığını ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilen veya bilmesi gereken kişiler olduğu, davalıların, dava konusu taşınmazların kendilerinden mal kaçırmak amacıyla babaları tarafından davacıya temlik edildiği, taşınmazların aslında davalı vekil ...'ya ait olduğuna dair iddialarının eldeki davada incelenmesinin mümkün olmadığı, toplanan delillerle davacının davasını HMK'nın 190/1. maddesi ve TMK'nın 6. maddesi uyarınca ispat ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... ile dahili davalı ... ve ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; tapu kayıtları ile taşınmazların parasını ödediklerinin ispatlandığını, davacının beyanları gerçek dışı olup iddiasını ispatlayamadığını, taşınmazın davalı ... tarafından alındığını, tanıkların dinlenmediğini, davalı ...’nın hastanede kaldığından yapılan tebliğin usulsüz olduğunu, delillerin değerlendirilmesi gerektiğini, satıştan 3 yıl geçtikten sonra dava açmasının davacının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazları vekil olan babalarının davacıya verdiğini, asıl davacının babalarına borcu olduğunu, vekil olan babalarının davacı adına taşınmazları tescil ederek kendilerinden mal kaçırdığını, vekalet ücretinin davalılar yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; davacı ... tarafından .... Noterliğinin 09.04.2019 tarih 4984 yevmiye numaralı, Ankara ili ... ilçesi sınırları dahilinde bulunan taşınmazlarının dilediği bedelle dilediği kişiye satılması, satış bedellerinin alınması yetkisi içeren vekaletname ile babası ...’ü vekil tayin ettiği, vekil ... tarafından davacının maliki olduğu 4006 ada 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan 15 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümün 12.04.2019 tarihinde 80.000,00 TL bedelle davacının annesi davalı ...’e, 4009 ada 10 parsel sayılı taşınmazda bulunan 5 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümün 11.04.2019 tarihinde aynı bedelle davacının kardeşi davalı ...’e devredildiği, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında talep kısmının açıklanmasında 5 nolu bağımsız bölüm yerine 29 nolu bağımsız bölüm şeklinde yazılmasının maddi hata sonucu olduğu anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalıların süresinde cevap dilekçesi sunmadıkları gözetildiğinde gösterilen tanıkların dinlenmemesinde isabetsizlik bulunmadığından, dahili davalılar ... ve ... mirasçılarının tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı ...’nin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; davalı ... adına kayıtlı 15 nolu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değeri 200.000,00 TL, davalı ... adına kayıtlı 5 nolu bağımsız bölümün değeri ise 185.000,00 TL tespit edilmiş olup keşfen belirlenen toplam dava değeri üzerinden harç ikmal edildiği, iki devrin de vekil ... tarafından yapıldığı, ancak davalı ... adına yalnızca 15 nolu bağımsız bölüm kayıtlı olduğu gözetildiğinde bu taşınmazın değeri üzerinden aleyhine nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken 15 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin tamamının toplam değeri üzerinden hesaplanan vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu tutulması doğru değildir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalı ... ve ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının reddi, davalı ...’nin değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan “35.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan” ibaresinden sonra gelmek üzere “(davalı ...’ün 22.450,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere)” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.