Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2381 K.2025/3122
1. Hukuk Dairesi 2024/2381 E. , 2025/3122 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/799 E., 2024/84 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/142 E., 2022/114 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli 108 ada 1 parsel numaralı taşınmazın kadastro sonucunda davalı adına kayıt altına alındığını, dava konusu taşınmazın davacıların murisi ...'dan miras yoluyla intikal ettiğini, taşınmazın uzun yıllar ...'nın tasarrufunda kaldığını, murisin 1984 yılında vefatıyla taşınmazın zilyetliğinin irsen intikalen davacılara geçtiğini belirterek tapu iptali ve tescilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili; daha evvel taraflar arasında aynı iddia ile görülen Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/530 Esas sayılı dava dosyasının uyuşmazlık yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, davanın bu nedenle usulden reddi gerekirken, yazılı şekilde esastan reddinin isabetsiz ise de verilen kararın sonucu itibariyle doğru bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 2009 yılında yapıldığı, öncesinde taşınmazın davacıların murisi tarafından kullanıldığı ancak murisin 1983 yılında ölümünden sonra davacıların taşınmazdan el çektikleri, çekişmeli taşınmazın muristen intikalen geldiğinin kabulü halinde dahi zilyetliğin terk edildiği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazı davacıların murisi ...'nın ölüm tarihi olan 1983 yılına kadar kullanıldığı ancak bu tarihten kadastro tespit tarihi olan 2009 yılına kadar mirasçıların taşınmazdan el çektikleri, mirasçıların zilyetliği iradi olarak terk ettikleri gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; aşamalarda keşif mahallinde dinlenen tanıkların davacıların çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğini doğruladıklarını ancak bu beyanlar esas alınmadığı gibi, taşınmazın zilyetliği hususunda dosyaya ibraz edilen “mükellef bilgi” belgesinin değerlendirilmediğini, bu açıdan eksik tahkikat ile karar tesis edildiğini, sözü edilen mükellefiyet belgesi incelendiğinde, 1977 yılından sonra fiilen ve hukuken davacıların murisi ... tarafından taşınmazı kullandığının anlaşıldığını, mahalli bilirkişi beyanı, davacı tanık beyanları ile vergi amaçlı tanzim edilen mükellefiyet belgesinin tutarlı olduğunu, dinlenen diğer tüm tanıkların ise davacının iddialarını doğruladığını, dava konusu taşınmazın davacıların uhdesinde ve kullanımında olan bir taşınmaz olduğunu, daha öncesinde davacının babası tarafından kullanıldığını, bu hususun tüm tanıklar tarafından beyan edildiğini, yemin delili gereği davalıya yemin teklif edildiğini, ne var ki, davacıların aşamalarda iddialarını tanık beyanları ve resmi belge olan vergi mükellefiyeti belgesi ile ispatladığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu Sakarya ili, Geyve ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 1 parsel sayılı 1.439,50 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.