İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/439 K.2024/874

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/439 📋 K. 2024/874 📅 23.05.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/439
KARAR NO: 2024/874
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 08/11/2023
NUMARASI: 2023/38 E. - 2023/874 K.
DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ortağı olan müvekkilinin İngiltere'de yaşaması nedeniyle şirketin 19.10.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına vekili aracılığıyla katıldığını, genel kurulun kararı ile bölünmeyen paylara ilişkin olarak atanan ...'in müşterek temsilciliğinin sona erdirilerek yerine atanan ... ve diğer ortaklar ile müvekkili arasında husumet bulunduğunu, taraflar arasında bir çok dava bulunduğundan alınan kararların iptalinin talep edildiğini, toplantıda alınan kararlara davacı temsilcisinin olumsuz oy kullandığını, muris ... tarafından kurulan şirket paylarının murisin 14.11.2018 tarihinde vefatı ile mirasçılarına geçtiğini, buna göre müvekkilinin şirketin 18,75 payına sahip olduğunu, müvekkili ile ortaklardan ...'in öz kardeş olduklarını diğer ortaklarının ise murisin ikinci evliliğinden doğan çocuklarını olduğunu, murisin ölümünden sonra müvekkili ile ...'in diğer ortaklarca dışlandığını, müvekkiline genel kurul toplantısı çağrı kağıdı gönderilmediğini, murisin tek hissedarı olduğu dava dışı ... Ltd. Şti.'nin de miras payları oranında intikal ettiğini, bu şirkete de ... ve ...'in temsilci olarak atandıklarını, ancak şirket paylarının sahte şekilde ...'ya devir edildiğini, müvekkilinin yurt dışında olması nedeniyle toplantıya katılmak isteyen vekilinin toplantıya alınmadığını, genel kurul toplantısına katılmayan, kimseye devir yetkisi içeren bir vekaletname çıkarmayan müvekkil, sahte vekaletname yahut direkt sahte imza ile kendisine ait resmi belgelerin sahte olarak düzenlendiğini, sahte belge ile şirket hisselerinin devredildiğini, müvekkilin rızası ve bilgisi dışında yapılan şirket hisse devir işlemleri hukuka uygun olmadığını, hisse devrinde yer alan imza ve belgeler müvekkile ait olmadığından müvekkil adına resmi belge düzenleyen ve bu sahte belgeyi kullanarak müvekkili maddi olarak zarara uğratan, müvekkili ve müvekkilin ortağı olduğu şirketi dolandıran ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iptali talep edilen genel kurulun bölünemeyen paylarının müşterek temsiline ilişkin olduğunu, bu durum genel kurul çağrısında gündem maddesi olarak yazıldığını, davalı şirketin bölünmeyen paylarına ilişkin müşterek temsil yetkisinin 19.12.2018 tarihli 2 nolu genel kurul kararı ile verildiğini, karara göre bölünemeyen 4 paya karşılık gelen 8. 000.000,00 TL’nin 50.000,00TL’si ...’e, 150.000,00 TL’sinin ...’e, 150.000,00TL’sinin ...’e 150.000,00 TL’sinin ...’e, 150.000,00 TL’sinin ...’e, 150.000,00 TL’sinin ...’e ait olmak üzere müşterek temsilci olarak tüm bölünemeyen paylara davacı ...'in atandığını, ancak davacının yetki kötüye kullanarak diğer mirasçıların bilgisi olmadan payların tamamının üçüncü kişiye satılması için başvuru yaptığını, davacının kendisinde olan bölünemeyen payların müşterek temsil yetkisini kötüye kullanarak tüm payların devri için Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yaptığını, ancak sicil tarafından talebin reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, davalı limited şirketin 19.10.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısının ve alınan kararlarının iptali istemlidir. TTK.nun 622. Maddesine göre anonim şirketlerde genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümler, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır. TTK.nun 622. Maddesinin bu atfıyla, ilgili TTK'nın 445. Maddesine göre, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. TTK'nın 446. Maddesi de genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiş olup, bu husus dava şartıdır. Ayrıca bir karara muhalefet olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerekmedir. (Y, 11 HD, 2018/2156 E, 2019/4580K) Ortak, ret oyu vermediği veya red oyuna rağmen muhalefet şerhi yazdırmadığı kararların iptalini isteyemez. Yine toplantıda gündem maddesine muhalefet, tek başına karar muhalefet sayılmaz.(Y 11 HD,2014/818 E, 2043 K) Eldeki genel kurul toplantısında alınan kararlarda oylamadan sonra, red oyu veren davacının, karara ilişkin muhalefet şerhlerinin olmadığı görülmüştür. Bu durumda iptali talep edilemez. (İst. BAM 14 HD, 2018/607 E, 2019/95 K) Hem sicile yazılan ve celp edilen evraklardan hem de davacının verilen süreye rağmen muhalefet şerhinin mevcudiyetini ortaya koyan delil sunamadığı, butlanı gerektirir bir durumun da olmadığı görülmekle davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir... " gerekçesiyle davanın usulden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçeli kararında muhalefet şerhi bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, TTK'nın 622. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan TTK'nın anonim şirketlere ilişkin 445 ve 446. maddesinde belirtilen kişilerin, kanun, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceklerini, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin iptal davası açabileceklerinin düzenlendiğini, 19.10.2022 tarihli genel kurulda davacı vekili olarak katılan Av. ... tarafından olumsuz oy kullanılmasına rağmen, oy çokluğu ile ...'in müşterek temsilcilik görevinden alınmasına, yerine ...'in müşterek temsilci olarak seçilmesine karar verildiğini, müvekkili ile seçilen temsilci arasında bir çok davaya konu olan husumetler bulunduğunu, müvekkil ile murisin ikinci eşi ve bu evlilikten olan çocukları arasında bir çok sorun ve dava bulunduğunu, ortaklar arasında güven ilişkisi kalmadığını, ortaklardan ...'in müvekkilinin öz kardeşi olduğunu, diğerlerinin ise murisin ikinci eviliğinden olan çocukları olduklarını, müvekkili ile husumet içinde olan kişinin müşterek temsilci seçilmesinin tek başına iptal nedeni olduğunu, Taraflar arasında muristen intikal eden dava dışı ... Gıda Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin paylarının müşterek temsilci tarafından sahte imzalarla toplanan genel kurul kararı ile üçüncü kişiye devri nedeniyle husumet ve dava bulunduğunu, müvekkilinin çağrılmadığı genel kurulda imzasının taklit edilerek karar alınması nedeniyle ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/220345 Soruşturma numaralı dosyasında şikayetçi olunduğunu, bir dönem müvekkil ile birlikte şirket müdürü olan ve 19.12.2022 tarihli toplantıda oy kullanan ...'in bir çok kez ortağı ve yetkilisi olduğu şirket aleyhinde işlemler yapması nedeniyle müvekkilince İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/655 Esas sayılı dosyasında azil ve tazminat davası açıldığını, dosyadaki belgelerden yöneticinin şirketi zarara uğrattığının anlaşılacağını, bu eylemlerin ortaklar kurulunda defalarca dile getirilmesine rağmen ortaklar kurulunca ...'e yönelik herhangi bir yaptırım uygulanmadığını ve temsil yetkisinin kaldırılmadığını, 19.10.2022 tarihli toplantıda seçilen temsilciye TTK'nın 395. ve 396. maddelerinde sayılan işlemler için yetki verildiğini, ancak oylamada, seçilen müşterek temsilci ... için, davalı şirketin ortağı olan annesi ... ve kardeşlerinin oy kullandığını, bu yetkiye ilişkin kararın, ortak ile şirket arasındaki şahsi bir işe ilişkin olması nedeniyle ... için, davalı şirketin ortağı olan annesinin oy kullanmasının yasaya aykırı olduğunu, TTK'nın 436. Maddesindeki düzenlemeye göre annenin bu oylamada oy kullanamayacağını, Sonuç olarak müvekkil ile müvekkilin murisi ...'in ikinci eşi ... ve üvey kardeşleri ..., ... ve ... arasında, murisin ölümünden sonra sürekli ihtilaf bulunduğunu, diğer ortakların şirketteki pay ve oy çoğunluklarını kullanarak müvekkiline baskı uyguladıklarını, taraflar arasında bir çok davanın bulunmasının bu durumu gösterdiğini, iptali istenilen 19.10.2022 tarihli toplantıda davacı temsilcisinin karara olumsuz oy verdiğini, müvekkili ile ... arasında husumet ve menfaat çatışması olduğu bilinmesine rağmen, bu kişinin şirketteki çoğunluk tarafından azınlık olan müvekkilin haklarının ihlal ederek müşterek temsilci seçildiğini, mahkemece bu kararın iptaline karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, seçilen kişinin hiçbir tecrübeye sahip olmaması nedeniyle şirketin zarara uğratılabileceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 622. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 445 vd. maddeleri gereğince limited şirketin olağan genel kurulunda alınan kararlarının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 622. maddesinde genel kurul kararlarının butlanı ve iptali düzenlenmiş ve bu kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanı ve iptaline ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağı belirtilmiştir. TTK'nın 445. maddesinde ''446. maddede belirtilen kişiler, kanun ve esas sözleşme hükümlerine özellikle dürtüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilirler'' hükmüne yer verilmiştir. TTK'nın 446. maddesinde ise iptal davası açabilecek kişiler sayılmış ve toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına veya oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ve yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Buna göre genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için iptali istenen karara olumsuz oy vermenin dışında TTK'nın 446. maddesi gereğince muhalefet şerhinin de tutanağa geçirilmesi gerekmektedir. TTK'nın 447. maddesinde ise butlan düzenlenmesine yer verilmiştir. İptali talep edilen genel kurulda sadece 2. madde ile karar alınmış ve alınan kararda bölünmeyen dört paya karşılık gelen paylar için müşterek temsilci atanmıştır. Hazirun cetveline göre bölünmeyen paylara malik olan ...'in bu toplantıya katılmadığı anlaşılmıştır. Dilekçedeki anlatımlara göre, bir kısım ortakların mirasçısı olan ...'in ölümü sonrası şirketteki payları mirasçılara intikal etmiştir. İntikal eden payların el birliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olduğu ve paylar üzerindeki iştirakin çözülmemesi nedeniyle paylı mülkiyete ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı açıklanmıştır. Karar, payın şirket nezdinde temsiline ilişkin olup, el birliği ile paydaş olunduğu belirtilen ...'in genel kurulda temsil edilmemesi nedeniyle bu karara iştirak etmediği gibi, davacının da seçilen paydaşla husumeti bulunması nedeni ile payına temsilci atanmasına karşı çıktığı dikkate alındığında, mülkiyet hakkına ilişkin olan bir paya, şirket genel kurulunca, mülkiyet hakkı sahibi olan paydaşın iradesine aykırı şekilde temsilci atanıp atanmayacağının, şirket genel kurulunun böyle bir karar alma yetkisinin ve görevinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi, bu şekilde atamaya dair alının kararın butlan veya yokluğa ilişkin yaptırımlara tabi olup olmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, davanın iptal istemi olarak değerlendirilerek karar verilmesi hukuka aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesince dava şartlarına aykırı karar verildiği anlaşıldığından, HMK'nin 353/1.a.4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca, işin esası incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, İlk Derece Mahkemesi tarafından, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Gerekçeli kararın, İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 25.03.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca karar kesindir.