Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/23 K.2025/677
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/23 - 2025/677
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/23
KARAR NO : 2025/677
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/10/2021
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : ... TARIMSAL ÜRÜNLERİ PAZARLAMA SANAYİ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tanıma Ve Tenfiz
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 15/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/04/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların aralarında yaptıkları e-posta yazışmaları ile davacı tarafından Rusya'dan gönderilecek mallara ilişkin bir satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede, sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların GAFTA nın 125 tahkim kuralı uyarınca Londra'da tahkime tabi olduğunun kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeyi ihlal etmesi nedeniyle müvekkilinin 15 Nisan 2020 tarihinde GAFTA nezdinde tahkim sözleşmesine dayanarak tahkim talebinde bulunduğunu, Londra'da ve GAFTA nezdinde bir tahkim yargılaması başlatıldığını, yargılama neticesinde hakem heyetinin verdiği kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davalı alıcının akdi yükümlülüklerini ihlal ettiği, bu nedenle temerrüde düştüğü ve dolayısıyla davacı satıcının zarara uğradığı gerekçesiyle müvekkilinin taleplerinin kabul edildiğini, karara karşı süresi içerisinde temyiz/itiraz yolu kullanılmadığını, dolayısıyla kararın usule uygun olarak kesinleşip bağlayıcı olduğunu, davalı şirketin günümüz itibariyle hakem heyeti kararını yerine getirmediğini, MÖHUK ve New York sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca kararın Türkiye'de icra yolu ile takibe konu edilebilmesi için tenfiz edilmesi gerektiğinden tenfiz davasını açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, GAFTA nezdinde görülmüş olan ... nolu tahkim yargılaması çerçevesinde verilen 01/02/2021 tarihli yabancı hakem kararının tenfizine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin, merkezi İsviçre’de bulunan ve tarımsal ürün tedariki yapmakta olan davacı şirketten 3.000 metrik ton Rus Nohudu tedarik etmek üzere 23 Ocak 2020 tarihli satış Sözleşmesi akdedildiğini, Tarafların Sözleşme metninde mutabık kalmalarının takibinde 24 Ocak 2020 tarihinde Sözleşme’ye konu malın yükleme limanındaki kontrol usulüne ilişkin yazılı mesajlaşmalar gerçekleştirildiğini ve 28 Ocak 2020 tarihinde Sözleşme metninin imzalandığını, davalı sıfatıyla tarafı oldukları tahkim yargılaması boyunca, pandemi koşullarının yok sayılarak savunma ve yargılamaya katılım sağlama haklarının ihlal edildiğini, başta hakem heyetinin seçimine ilişkin olmak üzere, müvekkili şirket’in tahkim yargılamasına ilişkin usuli itirazlarının dinlenmediğini, sunulan bilgi, belge ve delillerin tarafsızlığı kuşkulu olan hakem heyetince değerlendirilmediğini, birçok kez sunmuş oldukları duruşma taleplerinin herhangi bir makul gerekçe gösterilmeksizin kabul edilmediğini ve tüm bu sebeplere dayanan itirazlarını ve bu koşullar altında yürütülen bir tahkim yargılamasının bağımsızlık ve tarafsızlığından endişe duyduklarını sıklıkla yazılı biçimde beyan etmiş olmalarına karşın hakem heyetinin beyanlarını değerlendirme gereği dahi duymadığını, davacı şirketin kalite standartları ve nitelikleri Sözleşme uyarınca kararlaştırılmış olan Ürün’ü Sözleşme’ye uygun şekilde tedarik etmemiş olup müvekkili şirket’e sözleşme’de belirtilen kalite standartlarını karşılamayan ayıplı mal sunduğunu, ayrıca, davacı şirketin taraflar arasında yazılı biçimde mutabık kalınmış olmasına rağmen ürün’ün tamamını (3.000 metrik ton) yükleme limanında görsel olarak değerlendirme hakkını da müvekkili şirket’e fiilen tanımadığını, müvekkili şirketin davacı şirket’in iyi niyet ve genel ahlak kuralları ile ticari teamüllere aykırı biçimde sunulan ve ayıplı nitelikteki edimini kabul etmeyerek Sözleşme’yi 12 Şubat 2020 tarihinde feshettiğini, müvekkili şirket’in 12 Şubat 2020 tarihli fesih bildirimine istinaden davacı şirketin, ürün’ün kalitesine ve/veya ayıplı niteliğinden dolayı birim fiyata ilişkin olarak herhangi bir sulh teklifinde bulunmadığını, aksine haksız bir biçimde dolaylı zararını talep ettiğini, davacı şirket tarafından GAFTA nezdinde haksız biçimde yürütülen tahkim yargılaması neticesinde 1 Şubat 2021 tarihli ve ... numaralı hakem heyeti kararı (“Hakem Kararı”) uyarınca davacı şirket’in zarara uğradığı gerekçesi ile müvekkili şirket’in davacı şirket’e faizi ile birlikte davacı şirket tarafından yapılan yargılama giderleri, tahkim ücret ve masrafları ile 18 Şubat 2020 tarihinden itibaren son ödemeye kadar üç aylık aralıklarla yıllık %4.5 faiz ile birlikte 275.170,50 Amerikan Doları tutarında temerrüt tazminatı ödemesine mesnetsiz ve hukuksuz biçimde hükmedildiğini, müvekkili şirketin, tahkim yargılaması sürecinin ve usulünün tarafların eşitliği ilkesine ve hakkaniyete aykırı biçimde yürütülmesinin ve bu neticede düzenlenen sözde Hakem Kararı’nın tenfizi yönünde engeller yaratabileceğine yönelik beyanlarını yazılı biçimde verdiğini, teşmil edilen hakem heyetine güveni sarsıldığı için kararın düzeltilmesini talep etmediğini, tenfizi talep edilen sözde hakem kararının gerekli tenfiz şartlarını taşımadığını, hakem kararının tenfizinin Türk Kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, tahkim yargılamasında davalının savunma haklarının ihlal edildiğini, hakem heyetinin oluşumu ve tahkim prosedürünün, tarafların anlaşmasına, anlaşmada hüküm bulunmayan hallerde ise tahkim yeri hukukuna tabi olup, somut durumda usule aykırı olduğunu belirterek, tenfizi talep edilen hakem kararının, New York Sözleşmesi’nin 5. maddesi uyarınca tenfiz engeli teşkil etmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Davalı vekilinin nispi harç alınması harcın tamamlatılması talebinin Yargıtay 19 H.Dnin 2019/2663 E 2019/5237 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere yabancı hakem kararının tenfizi davasında nispi harç alınmayacağının kabulü gerekip, maktu harç alınacağına ilişkin emsal kararı dikkate alınarak açılan davanın maktu harca tabi olduğundan davalı vekilinin nispi harç alınarak harcın tamamlatılması talebi yerinde görülmediğinden mahkememizce ara kararı ile reddine karar verilerek maktu karar ve ilam harcı alınarak, maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir, davanın KABÜLÜ ile; davacı ... ile davalı ... Tarımsal Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş arasında Gafta tahkim yargılaması nezdinde verilen ... numaralı Gafta Tahkim kararının aynen tenfizine..." , şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu tenfiz şartlarının oluşmadığını, New York sözlemesinin onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun uyarınca Türk Hukuku kapsamında yabancı hakem heyeti kararlarının tanınması ve tenfizi hakkında Türkiye'nin taraf olduğu yabancı hakem kararlarının tanınması ve icrası hakkında 1958 tarihli Nev York sözleşmesi hükümleri lex specialis niteliğini haiz olup öncelikli olarak uygunlandığını, bu uygulama kapsamına girmeyen yabancı hakem kararlı bakımından ise Möhuk hükümlerinin uygunlanması gerektiğini, tahkim süresinde adil yargılanma hakkı ihlal edildiğini, bu durum New York sözlemesin'nin 5. Maddesine ve Türk kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğinden tenfiz engeli teşkil ettiğini, tahkim bildiriminin müvekkile tebilğ edilmediği gibi müvekkilinin hakem atama hakkı da kullandırılmadığını, müvekkil müteaddit defalarca duruşma talep etmesine rağmen hakem heyeti bu taleplere cevap bile vermediğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, MÖHUK'un 50 vd. maddeleri ve New York Sözleşmesi uyarınca yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince,the Grain and Feed Troiol Association (Hububat Ve Yem Birliği kısa ismiyle GAFTA)'nın 01/02/2021 tarihli kararının davalı şirket yönünden tenfizine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nin 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Yürürlükteki hukukumuzda yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi konusunda iki ayrı düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemelerden biri 5718 Sayılı MÖHUK'te yer alan hükümler, diğeri de Türkiye Devletinin taraf olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesidir.
5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 60-63. maddelerinde yabancı hakem kararlarının tenfizi düzenlenmiştir. Buna göre, “kesinleşmiş” ve “icra kabiliyeti kazanmış” veya “taraflar için bağlayıcı olan” yabancı hakem kararlarının tenfiz şartlarını yabancı mahkeme kararlarının tenfizi şartlarından farklı olarak ve New York Sözleşmesi'ne paralel olarak düzenlenmiştir.
Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi onaylanmasına ilişkin 20877 Sayılı 21.05.1991 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 3731 Sayılı Kanunun 2. maddesinde ''Türkiye Cumhuriyeti sözleşmenin 1. maddesinin 3. paragrafına uygun olarak sözleşmeyi sadece karşılıklılık esasına göre bu sözleşmeye taraf olan bir devlet ülkesinde verilmiş olan hakem kararlarının tanınması ve tenfizi hakkında uygulayacağını, ayrıca sözleşmeyi yalnız akdi veya akit dışı hukuki münasebetlerden kaynaklanan ve kendi iç hukukuna göre ticari mahiyette sayılan uyuşmazlıklar hakkında uygulayacağını beyan eder.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere New York Konvansiyonu Türk Hukukunda sadece ticari uyuşmazlıklarda ve New York sözleşmesine taraf olan ülkeler bakımından uygulanacaktır.
Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi, tenfiz prosedürüne tabi olduğundan, New York Sözleşmesine göre, tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesine gelince; yabancı hakem kararlarının tenfizini engelleyen haller New York Sözleşmesinin (V). maddesinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin (V). maddesindeki şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesi re’sen dikkate almak zorundadır. Diğer şartları ise tarafların iddia ve ispat etmesi gerekir.
Mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacak şartlar şunlardır: 1- Hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması, 2- Hakem kararının kamu düzenine aykırı olmasıdır.
Taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engelleri ise 1- Tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, 2- Hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, 3- Hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, 4- Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, 5-Hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasıdır.
Somut olayda tenfiz istemi yönünden kamu düzenine bir aykırılık bulunmadığı, davalı tarafça yukarıda sayılan tenfiz engelleri yönünden de bir savunmada bulunulmadığı, davalı taraf alacak iddiasına konu sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmeyi yetkili sıfatıyla imzaladığını ancak hakem kararında kendisi aleyhine hüküm kurulduğuna yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan değerlendirmede davalının bu iddiası husumet iddiasına dayanmaktadır. Hakem kararının tenfizine ilişkin yargılamada işin esasına girmek suretiyle esasa ilişkin karar verilemeyeceğine ilişkin esasa girme yasağı (revision au fond) bulunmaktadır. İstinaf konusu edilen husus hakemce verilen kararın esasına yönelik olduğu tenfiz mahkemesince hakem kararının içeriğinin denetlenemeyeceği anlaşılmakla bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,1.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 15/04/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır