Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/2090 K.2025/688
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/2090 Esas - 2025/688 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2090
KARAR NO : 2025/688
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/10/2022
NUMARASI : 2022/671 Esas 2022/754 Karar
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 03/06/2021
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2025
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı pasif husumet yokluğundan reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davacının mütevvefa eşi ...'nun ... Giyim Peyzaj Tur. İnş. Ltd. Şti.'nin tür değiştirmesi ile .... Tur. Müh. İnş. A.Ş.'ni kurduklarını, kuruluş üzerinden bir yıl daha geçmeden davacının eşi şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanı olan ...'nun 14/02/2014 tarihinde vefat ettiğini, şirkette pay sahibi olarak iddia edilen ...'nun da 14/09/2014 tarihinde vefat ettiğini, davacının hem eşi hem oğlunun peş peşe vefatı nedeniyle mal varlıklarını denetleyemediğini, aile şirketlerinin davacının izni ve bilgisi dışında davalı ...'nun himayesine alındığını, davacının hisse devirlerini yapmadığını, yapılmış ise bilgisi/izni dışında imzasının kullanıldığını bildirerek davalı ... Turizm Mühendislik İnşaat AŞ.'de davacıya ait hisselerin devrine ilişkin işlemlerin geçersiz olduğunun tespitine ve hisse devrinin iptaline, geçersiz devri onaylayan ... Turizm Mühendislik İnşaat AŞ. yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespitine ve ilgili yönetim kurulu kararının iptaline, davalı ... Turizm Mühendislik İnşaat AŞ.'de davacının murisleri ... ve ...'na ait hisselerin devrine ilişkin işlemlerin de geçersiz olduğunun tespitine ve murislerce yapıldığı iddia olunan hisse devirlerinin iptaline, devirlerin ve yönetim kurulu onay kararlarının geçersizliği dolayısıyla davalı ... Turizm Mühendislik İnşaat AŞ.'de mevcut şirket hisse senetlerinin davacıya ait olduğunun tespitine ve hem başlangıçtaki payının hem de miras dolayısıyla intikal edecek payının davacı adına tesciline, davacıya ait hisse payının tespiti ve tescili halinde, hissedar davacının yokluğunda gerçekleşen şirketin tüm genel kurul kararlarının iptaline, davacının hisse payının mevcudiyeti yönünde kanaat oluşur ise davacıya ödenmeyen kar payları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL'sinin davalı şirketten alınarak ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, bu hususların tespiti halinde ... Turizm Mühendislik İnşaat AŞ.'ye kayyım atanmasına ve şirket yönetiminin kayyım eliyle yürütülmesine, mahkemece aksi kanaatte olur ve asıl talepleri kabul edilmez ise terditli talebinin incelenmesine, davacıya ait olup devredildiği iddia olunan hisselerin ödenmeyen devir bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL'sinin devralan olduğu iddiasında bulunan ...'ndan alınarak ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava Mahkemenin 2021/320 Esas sayılı sırasına kaydedilmiştir.
Davacının yokluğunda gerçekleşen davalı şirketin tüm genel kurul kararlarının iptaline yönelik talebinin mahkemenin 2021/320 Esas sayılı yargılmasının 20/09/2022 tarihli celsesinde (7) numaralı ara kararı uyarınca tefrik edilerek yukarıda belirtilen esasa kaydedildiği ve yargılamasının bu dosya üzerinden yapıldığı anlaşılmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hangi genel kurul kararının neden iptalini istediğini, söz konusu karar ile hangi menfaatini ihlal edildiğini izah etmediğini, 15/12/2013 tarihinden sonra davacının şirkette hissesi bulunmadığından genel kurula katılma hak ve yetkisinin söz konusu olmadığını, davacının genel kurul kararlarının iptalini isteyebilmesi için öncelikle kesin olarak hak sahipliğini kanıtlaması gerektiğini, şirkette hali hazırda hissedar olmadığını, 15/12/2013 tarihli ... nezaretinde yapılan yönetim kurulu toplantısında ... ve ... hisselerinin ailenin iki çocuğu arasında eşit olarak bölüştürüldüğünü, ...'nun ortak olmayan yönetim kurulu üyesi sıfatı ile temsil ve ilzama devam ettiğini, 29/08/2014 tarihli yönetim kurulu toplantısında ...'nun tüm hisselerin ...'na devrettiğini, bu işlemlerin hak sahiplerinin sağlıklarında yapıldığını, terekeye konu hissenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine, haksız yere sahtelik iddiasından ötürü müvekkilinin zararlarını tazmin amacıyla HMK'nın 213. maddesi gereğince davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının dava tarihi itibariyle davalı .... Tur. Müh. İnş. A.Ş. şirketinde pay sahibi olmadığı, paydaşlığının tespit ve tesciline yönelik talebi hakkında iş bu davanın tefrik edildiği mahkemenin 2021/320 esas sayılı davası kapsamında yargılama devam ettiğinden dava neticesinde davacının pay sahipliğine karar verilerek kesinleşmesi ihtimalinde genel kurul kararlarının iptaline ilişkin talep hakkı söz konusu olacağından bu aşamada davacının davalı şirkete yönelik davacıya ait payın tespit ve tescili halinde yokluğunda yapılan tüm genel kurul kararlarının iptali talebi ile erken açılan davanın usulden reddine, talebin niteliğine göre davanın şirket hasım gösterilerek açılması gerektiğinden davalı şirket ortağına yönelik talebin pasif husumet yokluğunda reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin tefrik kararının usulen hatalı olduğunu, zira, mahkemece tefrik gerekçesini gösterir bir ara kararın kurulmadığını ve tarafların bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma hakkının engellendiğini, müvekkilinin yokluğunda gerçekleştirilen genel kurul kararlarının iptalini istemek bakımından erken dava açılmasının söz konusu olmadığını, mahkemece tefrik edilen dosyanın karara bağlanmasının esas dosyanın sonucuna bağlı olarak görülüyor ise yapılması gereken, tefrik edilen dosyada esas dosyanın bekletici mesele yapılarak esas dosyanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, diğer dosyanın yargılamasının devam etmesinin, müvekkilinin genel kurul kararlarının iptalini istemek bakımından hukuki yararının olmadığı şeklinde değerlendirilemeyeceğini, genel kurul kararlarının iptali taleplerinin de dava taleplerinin mündemiç olup ayrı bir dava olarak öne sürülmediğini, somut durumda ise, verilen karar neticesinde müvekkili hem yargılama giderlerinden hem de karşı vekalet ücretinden sorumlu tutulduğunu, mahkemece tefrik edilen dosyada karar verilebilmesinin, esas davanın neticesine bağlı olduğu düşünülüyorsa, usul ekonomisi gereğince tefrik edilen dosyada, esas davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmesi hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme, genel kurul toplantılarının iptaline yönelik dava yönünden verdiği tefrik kararı üzerine yanılgıya düşerek pasif husumet yokluğundan davayı reddettiğini, dolayısıyla, adı geçenin yaptığı tasarrufların, bu bağlamda genel kurul toplantılarının hukuken yok hükmünde olduğunu, yok hükmünde olan genel kurul toplantılarına karşı her zaman, şirket hissedarları ya da bu işten menfaati etkilenenlerin dava açabileceğini, nihayetinde genel kurul kararlarının iptalinin gerekçesi, müvekkilin ve sağlığında muris ...'nun usulüne uygun bir hisse devri sözleşmesi ile devri gerçekleştirmediği savına dayandığını, bu savın ispatı halinde, genel kurul kararlarının da iptali gündeme geleceğini, elbetteki genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davada, husumet şirkete yöneltilmesi gerektiğini, ancak, anonim şirkette hisse devirlerinin iptaline ilişkin davalarda şirketin yanında, hisse devri sözleşmesinin taraflarının da davalı gösterilmesi zorunlu olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davacının davalı şirketteki payının tespit ve tescili halinde yokluğunda gerçekleşen tüm genel kurul kararlarının iptali talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı şirketin, ... Giyim Peyzaj Turizm İnşaat Ticaret Ltd.Şti. adıyla kurulduğu, Ankara 57. Noterliği'nin
04/04/2013 tarih, 14399 numaralı yevmiyesi ile onaylanan karar ile şirketin nevi değişikliğine gittiği, 04/04/2013 tarihinde tescil edilerek 09/04/2013 tarih ve 8296 sayılı Türkiye Ticaret Sicil
Gazetesinde tescil edilerek yayımlatılan esas sözleşmesinden, şirketin “... Turizm
Mühendislik İnşaat A.Ş.” unvanı altında ... ile ...
tarafından iki ortaklı olarak kurulduğu,
şirket sermayesinin 200.000,00 TL değerinde olduğu, bu sermayenin her biri 1 ( bir ) Türk Lirası değerinde 200.000 paya ayrıldığı, bunun 199.975 paya karşılık 199.975 TL’sının ..., 25 paya karşılık 25,00 TL’sinin ...
tarafından taahhüt edildiği, taahhüt edilen sermayenin 75.000, 00 TL’lik kısmının TTK 180. ile 193. maddelerine göre tür değiştiren Ankara Ticaret Sicilinin ... sayısında kayıtlı
... Giyim Peyzaj Turizm İnşaat Ticaret Limited Şirketinin ödenmiş sermayesinden
karşılandığı, ödenmiş sermaye tespitinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir raporu ile tespit
edildiği, söz konusu ... Giyim Peyzaj Turizm İnşaat Ticaret Limited Şirketinin tüm aktif ve pasifinin işbu Anonim Şirkete intikal ettirildiği, ödenmemiş 125.000,00 TL sermayenin en geç 31/01/2014 tarihine kadar yönetim kurulunun alacağı kararlar dairesinde ödeneceği, sermayenin tamamının nakit karşılandığı, hisse senetlerinin nama yazılı olduğu, hisse senetlerinin kupürler halinde bastırılabileceği , sermayenin tamamı ödenmedikçe hamiline yazılı senet çıkarılamayacağı, şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsilinin yönetim kuruluna ait olduğu, yönetim kurulu üyelerinin en fazla 3 yıllığına seçildiği, ilk yönetim kurulu başkanı olarak ...'nun seçildiği, şirket ana sözleşmesi , tüm dosya kapsamı ile sabittir.
Davacı tarafça, 04/04/2013 tarihinde kurulan davalı şirket de 199.975 payı olmasına rağmen, bilgi ve rızası dışında, onayı olmadan 12/12/2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile payının oğulları ... ve davalı ...'na devrine ilişkin kararın ve sonraki aşamalardaki tüm pay devirlerine ilişkin alınan kararların geçersiz olduğunun ve bu nedenle davacının yokluğunda gerçekleşen davalı şirketin tüm genel kurul kararlarının iptalinin talep edildiği, genel kurul kararlarının iptaline yönelik talebinin yukarıda açıklandığı şekilde tefrik edilerek yukarıda belirtilen esasa kaydının yapıldığı ve eldeki dosya yargılaması kapsamında davacının dava tarihi itibariyle pay sahibi olmadığından bahisle, davacının davasının yazılı olduğu şekilde reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece, her ne kadar dava tarihi itibariyle davacının davalı şirkette pay sahibi olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, tefrike esas aynı mahkemenin 2021/320 esas sayılı dosyasına konu edilen dava dilekçesindeki ilk talebin 04/04/2013 tarihinde kurulan davalı şirket de davacının 199.975 payı olmasına rağmen, bilgi ve rızası dışında, onayı olmadan 12/12/2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile payının oğulları ... ve davalı ...'na devrine ilişkin kararın ve sonraki aşamalardaki tüm pay devirlerine ilişkin alınan kararların geçersiz olduğunun ve davacının davalı şirkette 199.975 pay sahibi olduğunun tespiti ve adına tescili istemine ve davacı tarafça davacıya ait hisse payının tespiti /tescili halinde hissedar davacının yokluğunda gerçekleşen davalı şirketin tüm genel kurul kararlarının iptali talebi dikkate alındığında,
Mahkemece, öncelikle tefriki esas ana dosyada (2021/320 esas sayılı dosya) davacının hissesinin tespitine ilişkin davanın neticelenmesi, davacının pay sahipliğinin tespit ve tesciline ilişkin talebinin kabul veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi beklenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın erken açılmış dava olduğundan bahisle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/8384 E., 2014/2018 K.sayılı ilamı)
Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/320 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen kararın kesinleşmesinin ve davacının pay sahipliğinin tespit ve tesciline ilişkin talebinin kesin olarak sonuca bağlanması beklenilerek sonuca göre karar verilmesi üzere dosyanın geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2022 tarih ve 2022/671 esas 2022/754 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın,Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/320 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen kararın kesinleşmesinin ve davacının pay sahipliğinin tespit ve tesciline ilişkin talebinin kesin olarak sonuca bağlanması beklenilerek sonuca göre karar verilmesi üzere mahkemesine geri gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya tarafa iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi