Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/570 K.2024/855

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/570 📋 K. 2024/855 📅 13.06.2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/570 - 2024/855
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/570
KARAR NO : 2024/855
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/03/2024
NUMARASI : 2023/979 Esas 2024/222 Karar
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 05/07/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 06.12.2013 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı aleyhine Ankara 18 Asliye Hukuk Mahkemesine 2014/268 Esas sayılı dosyası ile açtıkları davada davalı ile 30.665,75 TL üzerinden anlaşma sağlandığını, sigortalı araç sürücüsü aleyhine manevi tazminat talebiyle açtıkları Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/297 Esas sayılı dosyasında alınan 19.10.2020 tarihli ATK 3. İhtisas Kurulunun raporuyla davacının maluliyet oranının %11,2 olarak belirlendiğini, davalı sigorta şirketi ile anlaşmaya varılan maluliyet oranı ATK tarafından belirlenen maluliyet oranından düşük olduğundan eksik ödeme nedeniyle Sigorta Tahkimi Komisyonunu yaptıkları başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de kesin maluliyet oranını ATK raporu ile öğrendiklerinden Sigorta Tahkim Komisyonu kararının yerinde olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 500 TL geçici işgörmezlik,500 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 500 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın 19.09.2013 - 19.09.2014 tarihleri arasında 268.000 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu,davacının aynı taleple ilgili olarak davalı aleyhine açtığı Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/268 sayılı dosyasında sulh olunduğunu ve davacıya 13.11.2014 tarihinde 31.159,17 TL ödeme yapılarak ibraname düzenlendiğini, dava 13.11.2014 tarihli ibranameden itibaren 2 yıllık süre içinde açılmadığından hakdüşürücü süre yönünden reddini, davacının eksik ödeme iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvurusu usulden reddedildiğinden kesin hüküm nedeniyle de davanın reddi gerektiğini,kabul anlamına gelmemek üzere sorumlulukları gerçek zarar, sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kusur,müterafik kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, geçici işgöremezlik talebinin teminat dışı olduğunu, SGK ödemelerinin sorulmasını, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, ceza dosyası istenerek müterafik kusur, hatır taşıması uzlaşma bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zararlara ilişkin maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacı tarafça, dava konusu kaza nedeniyle 1.000TL sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili talebiyle Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/853 esas (Kapatılan Ankara 18. ATM’nin 2014/268 esas) sayılı dosyası ile davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonucunda dava açıldıktan sonra tarafların uzlaştıkları ve davalı tarafın ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığı 12.07.2021 tarih 2021/41263 esas 2021/73303 karar sayılı karar ile tarafların uzlaştığı, birbirlerini ibra ettikleri, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.02.2015 tarih 2014/853 Esas 2015/92 Karar sayılı ilamı ile taleplerin konusuz kaldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, davacı vekilince bu karara yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 05.10.2021 tarih 2021/26011 Esas - 2021/31438 Karar sayılı kararı ile kesin olarak davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, davacının aynı kaza nedeniyle aynı davalıya yönelik, aynı kalemlere ilişkin dava açtığı, yargılama devam ederken tarafların uzlaşmaları ve davalı tarafça ödeme yapılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, daha sonra davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığı, komisyonca yukarıdaki gerekçelerle usulden red kararı verildiği, itiraz hakem heyetince de bu karara karşı itirazın reddedildiği ve uyuşmazlığın sonuçlandırıldığı, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesinde "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması." dava şartı olarak öngörüldüğü, 115/2. maddesinde ise dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde mahkemece davanın usulden reddine karar verileceğinin hükme bağlandığı, davacının daha önce tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan olay ile ilgili Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/853 esas (Kapatılan Ankara 18. ATM’nin 2014/268 esas) sayılı dosyası ile dava açtığı, yargılama aşamasında davalı tarafça ödeme yapıldığı belirtilerek davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, daha sonra davacı tarafın aynı taleplere ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, Sigorta Tahkim Komisyonunca da dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, hakem kararlarının mahkeme kararı gibi kesin hüküm niteliğini haiz olduğu, uyuşmazlığı nihayete erdirip çekişmeyi bitireceği, (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 16.06.2021 tarih 2021/9604 esas, 2021/3235 karar sayılı kararı) eldeki davada davacının aynı sigorta poliçesinden kaynaklı olarak aynı kaza sebebiyle yaralanması ile maddi tazminat talebinde bulunduğu, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/853 esas (Kapatılan Ankara 18. ATM’nin 2014/268 esas) sayılı dosyasının ve Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 2021/41263 esas 2021/73303 karar sayılı kararının kesinleştiği, hakem kararlarının mahkeme kararı gibi kesin hüküm niteliğini haiz olup uyuşmazlığı nihayete erdirip çekişmeyi bitireceği gerekçesi ile; davacı tarafından aynı maddi tazminat kalemleri talepli olarak açılan davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince kesin hüküm sebebi ile dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden davanın kesin hüküm nedeniyle HMK 115/2.maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, gerekçeli kararda kesin hükme gerekçe gösterilen uzlaşılan dosyada mevcut bir maluliyet raporu bulunmadığını, davacının haksız ve hukuka aykırı olarak maluliyet raporu olmadan çok düşük meblağ üzerinden anlaştığını, bu durum davalının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğinden yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacı ...’ün, 06.12.2013 tarihinde yolcu olarak seyahat ettiği ... plakalı aracın, ... plakalı araçla çarpışması neticesinde kaza meydana geldiğini, sigorta şirketine gönderilen ihtarnameden sonuç alınamaması neticesinde Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/268 Esas sayılı dosyasıyla dava ikame edildiğini ve dava süreci devam ederken 30.665,75 TL üzerinden ... Sigorta ile uzlaşıldığını, davacının yaralanmasına sebep olan araç sürücüsüne manevi tazminat davası açıldığını, Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/297 Esas no'lu dosyasında maluliyet tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne gönderildiğini raporda “...’ün E cetveline göre %11,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı” yönünde rapor tanzim edildiğini, davacının maluliyetin uzlaşılan meblağa dayanak olan maluliyet oranından yüksek olduğunun bu raporla tespit edildiğini, davacının anlaştığı miktar maluliyet raporu mevcut olmadan alınmış olduğundan oldukça düşük olduğunu, sigorta şirketinin maluliyet raporu olmadan, maluliyet raporunda yazan oran doğrultusunda ödeme yapması gerekmekteyken rapor alınmadan uzlaşılmış olup düşük meblağda uzlaşılması ve davanın reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Davacı vekili 06.12.2013 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ile daha önce açılan davada uzlaşma sağlanmış ve ödeme alınmış ise de yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, yetersiz ödeme nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptıkları başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, ancak davacının maluliyetinin 19.10.2020 tarihli ATK raporu ile belirlendiğini belirterek geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatı ile bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; mahkemece eldeki davada davacının aynı sigorta poliçesinden kaynaklı olarak aynı kaza sebebiyle yaralanması ile maddi tazminat talebinde bulunduğu, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/853 esas (Kapatılan Ankara 18. ATM’nin 2014/268 esas) sayılı dosyasının ve Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 2021/41263 esas 2021/73303 karar sayılı kararının kesinleştiği, hakem kararlarının mahkeme kararı gibi kesin hüküm niteliğini haiz olup uyuşmazlığı nihayete erdirip çekişmeyi bitireceği agerekçesi ile davacı tarafından aynı maddi tazminat kalemleri talepli olarak açılan davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince kesin hüküm sebebi ile dava şartı noksanlığından usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili, maluliyet oranı belirlenmeden yapılan ödemeye dayalı davanın ve Sigorta Tahkim Komisyonu Kararının kesin hüküm oluşturmayacağına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
1- HMK'nın 114. maddesinin 1 fıkrasının i bendi gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu ;aynı kanunun 115 .maddesinin 2 fıkrasında dava şartı noksanlığı (giderilmesi mümkün olmayan) bulunması halinde davanın usulden reddine karar verileceği ;aynı kanunun 303/1-2 fıkralarında da bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği,bir hükmün davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm ifade edeceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Somut olayda davacının 03.03.2021 tarihinde Uyuşmazlık Hakem Heyetine yaptığı başvuru ile 06.12.2013 tarihli trafik kazasına karışan karşı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta AŞ’den fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 15.500 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 03.03.2021 2021 E 41263, 12.07.2021 K 2021 /73303 karar sayılı kararı ile tarafların uzlaştığı, birbirlerini ibra ettikleri, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.02.2015 tarih 2014/853 Esas 2015/92 Karar sayılı ilamı ile taleplerin konusuz kaldığı gerekçesiyle kesin hüküm dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, davacı vekilince bu karara yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 16.06.2021 2021 İ 26011,05.10.2021 2021 İHK 31438 sayılı kararı ile ibraname tarihinden itibaren 2 yıllık sürenin geçtiği gerekçesi ile kesin olarak davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacının dava konusu geçici işgöremezlik talebiyle ilgili olarak eldeki davadan önce Uyuşmazlık Hakem Heyetine yaptığı başvurusunun reddine karar verildiği Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 12. fıkrası, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 1. fıkrasının i bendi ve 115. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi gereğince eldeki davanın davacı yönünden geçici işgörmezlik tazminatı talebinin daha önceden kesin hükme bağlanmış olması nedeniyle yerel mahkemece Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru ile talep edilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden talebin reddine karar verildiği, karara karşı kanun yoluna başvuru yapılmadığı, kararın kesinleştiği anlaşıldığından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır.
2-Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.2020 tarih 2016/297 Esas 2020/626 Karar sayılı dosyasında ATK 3 ihtisas Kurulundan alınan 19.10.2020 tarihli raporda davacının dava konusu kaza nedeniyle 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğu belirlendiğinden ve bakıcı gideri yönünden davacının daha önce açtığı dava ve Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuruda talebi bulunmadığından mahkemece davacının 1 ay bakıcı ihtiyacı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide hüküm tesisi isabetli görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak ve sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1.a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
4- İstanbul 2. İcra Dairesinin 2024/9642 sayılı dosyasına yatırılan 3.618,00 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,
5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.