İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1611 K.2024/1550
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1611
KARAR NO: 2024/1550
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/06/2024
NUMARASI: 2024/133 Esas - 2024/677 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi hakkında İstanbul C Başsavcılığı 2017/81085 numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, iddianamenin hazırlanarak dosyanın İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edildiğini, yapılan yargılama kapsamında müvekkili hakkında 21.02.2020 tarihli mahkumiyet kararı verildiğini, kararın istinaf edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .. Ceza Dairesi tarafından düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, akabinde murisin 20/11/2022 tarihinde vefat ettiğini,murisin büyük hissedar olduğunu, müvekkillerinin murisinin vefatı üzerine Büyükçekmece ... Noterliği'nin 09/12/2022 tarihli ... yevmiye nolu mirasçılık belgesi alındığını ileri sürerek, müvekkillerinin mirasçılık payları oranında hisselerinin şirket pay defterlerine işlenmesi ve veraset intikal vergisinin tayin ve ödenmesi için 2022 yılı bilanço suretinin taraflarına bildirilmesini, pay defterine işlenen nisap oranı üzerinden geçmiş dönem kar paylarının hesaplanarak ayrı ayrı faizi ile müvekkillerin hesaplarına ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli ve 2017/353 D. İş numaralı kararı ile 647 Sayılı KHK'nın19. Maddesi uyarınca müvekkili şirkete TMSF'nin kayyım olarak atandığını, davacıların murisinin, müvekkili şirket hissedarlarından olduğunu, 20.11.2022 tarihinde vefat ettiğini ancak ...'nın hisselerine el konulduğunu ve müsadere edildiğini, davacılar tarafından ileri sürülen iddia ile taleplerin hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davanın usul ile esastan reddedilmesi gerektiğini, esas nitelik teşkil eden TMSF'nin aldığı Yönetim Kurulu kararının açık olduğunu, davacıların murisi ...'nın ölümünün payları etkilemediği, paylar hakkında müsadere kararının devam ettiği hatta sanık müdafiinin de bu hususu kabul ile müsadere yönünden talepte bulunduğunu, davacıların taleplerine ilişkin kayyım heyeti tarafından alınan hiçbir karar olmadığını, huzurdaki davanın dava şartının oluşmaması nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin genel kurul yerine geçerek davacılara kar payı dağıtılmasına şeklinde hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olacağını, davanın Adli yargıda bakılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın usulden, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacıların murisi olan ...'nın davalı şirket ortağı olduğu, İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli, 2017/353 D.iş sayılı kararı ile 647 sayılı KHK'nın 19. Maddesi kapsamında davalı şirkete TMSF tarafından kayyım atandığı, davacıların murisi olan ... hakkında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/40 Esas, 2020/53 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyet ve şirket hissesi üzerinde müsadere kararı verildiği, karar temyiz aşamasındayken murisin öldüğü, ceza yargılamasının halen devam ettiğinin anlaşıldığı, davacıların şirket hissedarı olduklarının tespiti bakımından TTK bakımından bir ihtilafın olmadığı, kaldi ki TTK'nın 494/4. maddesi uyarınca mirasa dayalı pay geçişlerinin derhal geçeceğinin düzenlendiği, davalı şirket tarafından davacıların mirasçılığına veya pay sahipliklerine ilişkin itirazda bulunulmadığı hatta "...kar payı" açıklamasıyla 83.128.029,74-TL'nin bankaya depo edildiği, uyuşmazlığın ceza mahkemesince şirket yönetimine TMSF'nin kayyım olarak atanmasının ve müsadereye ilişkin kararın henüz kesinleşmemesinden kaynaklandığı, ayrıca kar payı dağıtılması kararının münhasıran anonim şirket genel kuruluna ait olduğu buna ilişkin bir karar alınmadan mahkemeden tüm geçmiş dönem kar paylarının dağıtılmasının da talep edilemeyeceği, davacıların ceza dosyası kesinleşmeden ve kar payı dağıtılmasına ilişkin genel kurul kararı olmaksızın dava açmalarında hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine ve davalı yararına maktu vekalet ücretine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili;temyiz aşamasında murisin 20/11/2022 tarihinde vefat ettiğini, TCK'nın 64. maddesinde sanıgın ölümü durumu düzenlendiği; ''(1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının düsürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi esya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.'' denildiğini, bu nedenle de Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından verilen mahkumiyet kararı hakkında düşme kararı verilecek ve hem hem de müsadere kararı yönünden bozulmasına karar verileceğine inançlarının tam olduğunu, dolayısı ile müsaderesi mümkün olmayan hisselerin müvekkillere intikalinin gerçekleşmesinin kanuni zorunluluk olduğunu, 2018/1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre; TMSF, Cumhurbaşkanlığına bağlandığını, bu bakımdan; TMSF'nin kayyım olarak atandığı Şirketlerde mali durum, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sebepler nedeniyle şirketin mevcut halinin sürdürülebilir olmaması halinde şirketin, şirket varlıklarının veya malvarlığı değerlerinin satılmasına veya feshi ile tasfiyesine TMSF'nin bağlı bulunduğu ilgili Bakan (2018/1 Sayılı Genelge doğrultusunda Cumhurbaşkanı) tarafından karar verilebileceğini, Kayyım sıfatı ile TMSF'nin ve Şirketlere atanan yöneticilerin Şirketleri satma yetkileri olmadığını, kayyım sıfatı ile TMSF'nin ve ayrıca Şirketlere atanan yöneticilerin Şirketleri satma hakları bulunmadığını Kayyım olan TMSFnin yetkilerini aşmak sureti ile tesis ettiği 4 Ekim 2019 tarih ve 2019/483 Sayılı kararın iptali gerektiğini, müvekkillerin mirasçılık payları oranında hisselerinin şirket pay defterine işlenmesi ve veraset intikal vergisinin tayin ve ödenmesi için 2022 yılı bilanço suretinin tarafımıza bildirilmesini, pay defterine işlenen nisap oranı üzerinden geçmiş dönem kar paylarının hesaplanarak -ayrı ayrı-müvekkillerin hesaplarına ödenmesini, gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davacılar murisine ait olan davalı şirket hisselerinin davacı mirasçılar adına tescili ile biriken kar payının miras payı oranında davacılara ödenmesi istemine ilişkindir. Davalı şirkete İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli ve 2017/353 D. İş numaralı kararı ile 647 Sayılı KHK'nın 19 maddesi uyarınca davalı şirkete TMSF'nin kayyım atandığı, hissedar murisin, yargılama sırasında vefat ettiği,TMSF Fon Kurulunun 01.07.2022 Tarihli ve Kar Dağıtımı Konulu kararı ile , "..Kâr payı ödeme şeklinin ve ödeme tarih/tarihlerinin Şirketinizin nakit akışı dikkate alınarak Şirketiniz Yönetim Kurulunca belirlenmesine,.. Dağıtımına karar verilen kârın; milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında mahkûmiyet kararı bulunmayan hissedarların Şirketiniz Yönetim Kurulunca belirlenerek bu hissedarlara payları oranında ödenmesine, Soruşturma veya kovuşturması devam eden hissedarların Şirketiniz Yönetim Kurulunca belirlenerek bunların hissesine isabet edecek kâr payının; kovuşturmaya yer olmadığına, beraate, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine ilişkin kararın kesinleşmesine kadar ödenmemesine, söz konusu kâr paylarının; Şirketiniz tarafından kâr payı ödeme tarih/tarihleri itibarıyla Fon hesaplarına gönderilmesine, Kâr dağıtımı konusunda gerekli tüm iş ve işlemlerin tabi oldukları mevzuat uyarınca, Şirketiniz Yönetim Kurulu tarafından yerine getirilmesine .. " karar verilmiştir. Davacıların murisi ...'ya ait hisseleri üzerinde halihazır durum itibariyle müsadere kararı bulunduğu, TCK'nın 64. madde uyarınca şüphelinin ölümü nedeniyle ceza davasının ölüm nedeniyle ortadan kaldırılması söz konusu ise de şirket hisselerinin müsaderesi hakkında yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Kayyım atanan TMSF'nin yönetim kurulu kararında da, terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da irtibatı nedeniyle nedeniyle haklarında mahkumiyet kararı bulunmayan ortaklara nakit kar payı olarak ödenmesine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; ceza davasında verilen müteveffaya ait olan şirket hisselerinin müsaderesine ilişkin kararın akıbeti belli olmadan davacıların şirket hisselerinin adlarına tesciline, kar payı ödenmesine karar verilmeyeceğinden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/11/2024