Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/1056 K.2025/893
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/1056 Esas 2025/893 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1056
KARAR NO : 2025/893
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/06/2025 (Ara Karar)
NUMARASI : 2025/321 Esas
TALEP : İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz
TALEP TARİHİ : 22/04/2025
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/09/2025
Taraflar arasındaki hisse devrinin iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir kararına itiraz eden karşı taraf davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 10/10/2024 tarihli yönetim kurulu ve genel kurul kararıyla sermaye artırım kararı alındığını, sermaye artırımı sonucu şirketin hissesinin her bir 1,00 TL'den olmak üzere toplam 20.000.000 hisseye bölündüğünü, 10.200.000 hissenin davalı ...'a, 5.000.000 hissenin müvekkiline, 4.800.000 hissenin ise diğer davalıya ait olmak üzere paylaşıldığını, 31/01/2025 davalı ...'in hisselerinin tamamını davalı ...'a devrettiğini, yapılan devir işleminin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye, yasaya ve kanuna uygun olmadığını, pay devri yapıldığını ancak henüz ticaret sicil gazetesinde ilan edilmediğini, davalıların ön alım hakkının kullanılmasını beklemeksizin kötü niyetle pay devri işlemini gerçekleştirdiklerini, yasaya ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı olarak gerçekleştirilen dava konusu devir işlemi sonrasında, davalı ...'ın davalı ...'e ait olan hisseleri de kayden satın alarak şirketin %75 hissesine sahip olduğunu, müvekkilinin ön alım hakkını kullanmasından önce yapılan devir işleminin yasaya aykırı olduğundan iptali gerektiğini belirterek ön alım hakkı ihlal edilerek yapılan hisse devrinin iptaline, hisselerin müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde ön alım hakkının ihlal edilmesi sebebiyle uğranılan zarardan şimdilik 1.000,00 TL'nin devir tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı gerçek kişilerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca davalı şirketteki davalı ... tarafından diğer davalı ...'a devri yapılan 4.800.000 adet payın üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi ile üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; HMK'nun 389 vd. maddesi gereğince, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi nedeniyle, HMK'nun 390/3. maddesine göre de yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Karşı taraf davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin 3 ortaklı olduğunu, ortaklardan ...'in hissesini devir etme iradesine yönelik teklifini Ankara 77. Noterliğinin 22.01.2025 tarih 01920 numaralı taraflar arasında yapılan sözleşme hükümleri kapsamında taraflara tebliğ ettiğini, verdiği 5 günlük sürede davacının bu hakkını kullanmadığı dosyadaki deliller ile sabit olmasına ve müvekkilinin bu hakkını kullandığı söz konusu olmasına rağmen davacının sonradan bu hisselerden pay alma talebi, MK'nun 2. maddesinde öngörülen iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gibi bir hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davacı ...'ın da aynı gün hisseyi almak istemediği kayıtlarla sabit olmasına rağmen sonradan ön alım hakkı kullanmak istemesinin yasal olmadığını, haklılığını yaklaşık olarak ispat edebilecek hiçbir delil sunmadığını, dava dilekçesi ekindeki beyanları dışında başkaca bir belge ibraz etmediği halde mahkeme tarafından devire konu hisseler yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yasal bir dayanağı olmadığı gibi, verilen kararın hukuki veya ticari dayanağının da bulunmadığını, hisse ön alım hakkı talep edilen şirketin anonim şirket vasfında olduğu ön alıma ilişkin davacı talebinin ana sözleşme hükümleri kapsamında teklif zorunluluğunun dahi bulunmamasına rağmen davacı tarafın devir iradesine karşı net ve kesin olarak olumsuz cevap verdiği gözetildiğinde bu feragat iradesine rağmen sonradan ön alım isteminde bulunmasının yasal bir yanı olamayacağından ve ihtiyati tedbiri gerektirir hukuki bir durum bulunmadığından mahkeme tarafından hisseler üzerine konulan ihtiyati tedbirin usul, yasa ve içtihatlara açıkça aykırı bulunduğu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak davacı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, davacının talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbir kararına itiraz istemine ilişkindir.
HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin 1. fıkrası, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü içermektedir.
Somut olaya gelince, lehine ihtiyati tedbir kararı verilenin dava dilekçesinde yer alan ihtiyati tedbir talebi üzerine, mahkemece 26/06/2025 tarihli ara karar ile karşı taraf davalı dinlenmeden dosya üzerinde yapılan inceleme ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar HMK'nun 341/1. maddesi kapsamında düzenlenen esas hakkında nihai karar niteliğinde olmadığı gibi ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi, bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen karar niteliğinde de değildir. HMK geçici hukuki korumalarda sadece 341/1. maddesinde yazılı olan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf kanun yolunu açmış, diğerleri hakkındaki kararlar yönünden ise istinaf imkanı tanımamıştır.
Olayların anlatımı taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime aittir. İhtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin karar, karşı taraf dinlenilmeden verildiği için istinafa tabi karar niteliğinde olmayıp itiraza tabidir. Verilen karara karşı, karşı taraf davalı ... vekilinin itirazlarını içerir istinaf talepli dilekçesi karşısında mahkemece yapılması gereken iş, dilekçenin ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz niteliğinde olduğu gözetilerek ihtiyati tedbir kararına karşı HMK'nun 394. maddesi gereğince duruşma açılarak itiraz yargılamasının yapılıp, itiraz hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesinden ibarettir.
Tüm bu nedenlerle karşı taraf davalı ... vekilinin itiraz niteliğindeki dilekçesi hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Karşı taraf davalı ... vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazı hakkında HMK'nun 394. maddesi gereğince duruşma açılarak bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda HMK'nın 352. maddesi gereğince kesin olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 11/09/2025
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.