Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/1124 K.2025/28

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1124 📋 K. 2025/28 📅 15.01.2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1124 - 2025/28
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1124
KARAR NO : 2025/28
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/03/2024 (ARA KARAR)
NUMARASI : 2024/190 Esas (DERDEST)
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
DAVACI :
VEKİLİ
ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDİLEN
DAVALI
DAVANIN KONUSU : İHTİYATİ TEDBİR
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 16/01/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı (ihtiyati tedbir ve geçici ödeme talep eden) vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava/ihtiyati tedbir talep dilekçesinde; 30.11.2021 tarihinde seyir halinde olan araçta yolcu olan davacının içinde bulunduğu aracın, davalı araç sürücüsü ...'nin kullanmakta olduğu kamyonla çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek, 25,00-TL geçici iş göremezlik zararı, 25,00-TL kalıcı iş göremezlik zararı, 25,00-TL bakıcı gideri zararı, 25,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve 25,00-TL diğer tüm maddi zararların tazmini maksadıyla şimdilik 125,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 30/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama neticeleninceye kadar meydana gelebilecek olası hak kayıplarının önüne geçebilmek maksadıyla davalıların taşınır ve taşınmaz mallarının üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalılardan 300.000,00 TL ön ödeme alınmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve davalılardan 300.000,00 TL ön ödeme alınması talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden-davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden-davacı vekili istinaf dilekçesinde; kazada davacının kusuru bulunmadığını, açılan davada karar verilecek tazminatın tahsilinin temini için ihtiyati tedbir ve ön ödeme talebinin kabulü gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir ve ön ödeme talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle meydana gelen maddi zararın tazmini isteğine ilişkin olup, uyuşmazlık ihtiyati tedbir ve ön ödeme talebinin reddine ilişkin kararın yerinde olup olmadığı noktasındadır.
6098 sayılı TBK’nın “Geçici Ödemeler” başlıklı 76. maddesi; ''Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir.
Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminatan mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.'' hükmünü içermektedir.
6100 sayılı HMK’nın “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlıklı 341. maddesi; ''(1) İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
(2) Miktar veya değeri (Değişik ibare: 6763 - 24.11.2016 / m.41) "üç bin" Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 6763 - 24.11.2016 / m.41) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir."
(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda (Değişik ibare: 6763 - 24.11.2016 / m.41) "üç bin" Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü (Değişik ibare: 6763 - 24.11.2016 / m.41) "üç bin" Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.
(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Diğer Geçici Hukuki Korumalar” başlıklı 406. maddesi ''Mahkemece, gerekli hâllerde, mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına ya da mühürleme işleminin yapılmasına karar verilebilir.
(2) İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.'' hükümlerini içermektedir.
Dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde, TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen geçici ödeme ile HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir arasında talep şekli ve zamanı, teminat hususu ve itiraz hususlarının farklı şekilde düzenlendiği, HMK'nın 406/2. maddesinin düzenlemesi de dikkate alındığında, TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen geçici ödemelerin geçici hukuki koruma niteliğindeki ön ödeme olduğu, zira geçici ödeme için ihtiyati tedbir gibi teminat hususunun düzenlenmediği, ihtiyati tedbirin dava dışı da talep edilebileceği, dava dışı talep edilmiş ise 2 hafta içinde asıl davanın açılması gerektiği, oysa ki geçici ödemenin ancak dava açıldıktan sonra bir yan talep olarak ileri sürülebileceği, ihtiyati tedbirin belirli bir süre içinde uygulanması aksi taktirde kendiliğinden kalkacağı, oysa ki geçici nitelikteki ödemenin asıl dava kesinleşinceye kadar ileri sürülebileceği, geçici ödemeye hükmedilmiş ise bu ödemenin 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde talep edilebileceği, ihtiyati tedbir kararına karşı kanun yollarına başvurulabilir iken sadece geçici ödemeye ilişkin karar, ara karar olduğundan ancak esas hüküm ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceği, ayrıca ihtiyati tedbir kararına uymayan kişiye disiplin cezası öngörülmüş iken geçici ödeme kararına uymayan tarafa karşı sadece ilamlı icra takibinde bulunulabileceği, HMK'nın 396. maddesine göre şartların değişmesi halinde ihtiyati tedbir kararı kaldırılırken TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen geçici ödemeler bakımından böyle bir düzenlemeye yer verilmemiş olması gibi farklı yasal düzenlemeler nedeniyle, mahkemece ödenmesine karar verilen geçici ödeme avans niteliğinde olup, tazminata mahsuben yapıldığı, haksız çıkılması halinde faizi ile birlikte iadesinin gerektiği, TBK'nın 76. maddesinde de geçici ödeme talebinin kabulü ve reddi halinde itiraz ya da istinaf kanun yoluna başvurulabileceğinin belirtilmediği, bu niteliği itibariyle HMK'nın 341. maddesinde istinaf kanun yoluna başvurulabilecek kararların sınırlı olarak sayıldığı, yorum ile genişletilemeyeceği, ara karar niteliğindeki geçici ödemeye yönelik ancak nihai karar ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceği anlaşılmaktadır.
Yine 6100 Sayılı HMK’nın 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, uyuşmazlık konusu şey üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulabileceği anlaşılmaktadır. Somut olayda ihtiyati tedbir konulması talep edilen malların mülkiyeti ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bir başka ifade ile üzerine tedbir konulması talep edilen mallar,eldeki tazminat davasının konusu olmadığından mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen tedbiren geçici ödeme gerek koşulları, gerek teminat bakımından, 6100 sayılı HMK'nın 406. maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kendi özel kanununda düzenlenen geçici bir hukuki koruma tedbiri olup, gerek madde metninde gerekse 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde uyuşmazlığa konu geçici ödeme kararına karşı kanun yoluna başvurulabileceği açıkça gösterilmediğinden ve mahkemece verilen geçici ödeme talebinin reddine dair karar ara karar niteliğinde olduğundan, bu kararlara karşı ancak esas hüküm ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceğinden, tedbir talebine ilişkin de üzerine tedbir konulması talep edilen mallar, eldeki tazminat davasının konusu olmadığından davacı vekilinin geçici ödeme talebinin ve tedbir talebinin reddine yönelik karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1. maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin, 19/03/2024 tarihli geçici ödeme talebinin reddine dair ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılamayacağından istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 341/1 maddesi gereğince REDDİNE, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara karşı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından istinaf karar ve ilam harcının peşin yatırıldığı anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tebliği, kesinleştirme, harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, HMK'nın 341/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.