İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1872 K.2025/115

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1872 📋 K. 2025/115 📅 30.01.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1872 Esas
KARAR NO: 2025/115 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/543 Esas - 2024/625 Karar
TARİH: 01/10/2024
DAVA: TİCARET SİCİL MEMURUNUN KARARINA İTİRAZ
KARAR TARİHİ: 30/01/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkillerinin ... Turizm Geliştirme Kooperatifi'nin 26/05/2024 tarihinde yapılan Kooperatif Olağan Genel Kurul Toplantısında Yönetim Kurulu üyesi olarak seçildiklerini, Genel Kurul'un seçime ilişkin 8. Gündem maddesi hakkında alınan kararın tescili amacıyla İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne talepte bulunulması neticesinde Sicili Müdürlüğü'nün 02/07/2024 tarih, ... Sayılı kararı ile "Toplantı ve karar nisabının olmadığı, Bakanlık temsilcisinin talebine rağmen toplantı nisabının kontrol edilmediği" gerekçeleriyle talep reddedildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından -bugüne kadar yapılmış olan uygulamaların tam aksi olacak şekilde- hukuka aykırı olarak tescil talebinin reddedilmesi üzerine İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/386 E. sayılı dosyası ile red işleminin iptali ve kooperatif Genel Kurulu'nun tescil edilmesi amacıyla dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde DAVANIN KABULÜ ile ... Turizm Geliştirme Kooperatifi'nin (...) 26/05/2024 tarihli genel kurul kararının tesciline ilişkin, davalı ... Sicil Müdürlüğünün 02/07/2024 tarih ... sayılı RED İŞLEMİNİN İPTALİ ile dava konusu ... Turizm Geliştirme Kooperatifi'nin (...) 26/05/2024 tarihli GENEL KURUL KARARININ TESCİLİNE ve tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına" karar verildiğini, ... tarafından bu sefer de; işbu kararın kesinleşmediği ve İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/438 Esas sayılı dosyasında Kooperatif Genel Kurulu'nun 8. Gündem maddesinin uygulanmasının durdurulmasına ilişkin verilen ihtiyati tedbir kararı gerekçe gösterilmek suretiyle tescil talebinin reddine karar verildiğini, bunun üzerine 16/08/2024 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Türk Ticaret Kanunun 32/4 maddesinde yer alan "Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir." hükmü uyarınca GEÇİCİ TESCİL başvurusunda bulunulduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 29/08/2024 tarih, ... sayılı karar ile "mutlak surette tescil edilemeyeceği açık olan bir hususta geçici tescil yapılmayacağı" yönünde karar verildiğini, bu kararın, müvekkili ... tarafından https://cagri.ito.org.tr adresinden yapmış olduğu sorgu neticesinde 03/09/2024 tarihinde öğrenildiğini, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/386 Esas sayılı dosyasında tescilin yapılması gerektiğine ilişkin hüküm kurulmuş olmasına rağmen, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün "mutlak surette tescil edilmeyecek bir husus" bulunduğuna ilişkin tespitinin gerekçesiz olduğunu, yasa koyucunun TTK'nın 32/4. maddesinde, resen tescilin yapılamadığı durumlarda geçici tescil yapılması suretiyle ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğmasını engelleme ve tescil konusundaki sorunları geçici olarak çözüme kavuşturma amacı taşıdığını, madde hükmünde de görüleceği üzere; bu hususta Ticaret Sicili Müdürlüklerine takdir hakkı tanınmamış, "GEÇİCİ OLARAK TESCİL OLUNUR" denmek suretiyle geçici tescilin yapılmasının zorunlu hale getirildiğini, hali hazırda tescil hususunda İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/386 E. 2024/531 K. sayılı dosyasında mahkemeye başvurulduğundan ve kararın kesinleşmesi beklenildiğinden Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün hala kendi kararını mahkeme kararından üstün görmek suretiyle ihtilaflı bir durum yokmuş gibi davranmasının görev sınırlarını aşan kötü niyetli bir uygulama olduğunu, ayrıca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün diğer ret sebebi olan ihtiyati tedbir kararının da 06/09/2024 tarihli duruşmada kaldırıldığını, görüldüğü üzere, geçici tescilin yapılmasını engelleyecek hiçbir gerekçe kalmadığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün, tüm talepleri ısrarla reddederek bu hukuki işlemin bir tarafıymış gibi davrandığını, her ihtilaflı seçimden sonra her Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün bu tip dayatmalarda bulunması halinde kooperatiflerin organsız kalacağını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün görev sınırlarını aşarak kendisini mahkemenin yerine koyması ve hatta mevcut mahkeme kararını bile yok sayması, geçici tescil talebinde dahi şartların mevcut olmadığına ilişkin değerlendirme yapması kabul edilebilir olmadığını, TTK'nın 32/4. Maddesindeki amir hükmünün çiğnenmesi ve uygulanmaması açıkça dürüstlük kuralının ihlali olduğunu, ... Turizm Geliştirme Kooperatifi İzmir'in Dikili İlçesi ... Köyü ... Koyu'nda bulunan 642 üyeli bir turizm geliştirme kooperatifi olduğunu, tesislerin yaz ayı boyunca hizmet vermesi beklenmekteyken, hukuka aykırı uygulamalar ile kooperatif 3 aydan fazla süredir organsız bırakıldığını, gecikmesinde sakınca bulunan işlemlerin dahi yapılamadığını, kooperatifin büyük çapta zarara uğratıldığını, ayrıca kooperatife ait Genel Kurul Karar Defteri ve Yönetim Kurulu Karar Defterlerinin mahkeme kararıyla davacı müvekkillere kooperatifin yeni Yönetim Kurulu üyeleri olmaları sebebiyle teslim edilmiş olmasına rağmen; eski Yönetim Kurulu üyeleri, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün hukuka aykırı kararlarını dayanak yaparak ve güç alarak görevlerinin devam ettiği düşüncesi ile birtakım kararlar aldığını, Ek-8'de sundukları ihtarnameden de anlaşılacağı üzere, 25/06/2024 tarihinde (Genel Kurul'dan sonra, görevleri bitmesine rağmen) yeni Yönetim Kurulu üyesinin kooperatiften ihracına teşebbüs ettiklerini, bu nedenle, geçici tescil ile ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğmasının önlenmesi gerektiğinden geçici tescilin yapılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın kabulü ile TTK'nın 34/4. Maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapılarak ...'nün 29/08/2024 tarih, ... Sayılı kararının kaldırılmasına ve ... Turizm Geliştirme Kooperatifi'nin 26/05/2024 tarihli Genel Kurulu'nun ve Yönetim Kurulu'nun geçici tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili müdürlük tarafından, dava konusu tescil talebinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 kapsamında incelendiğini, tescil başvurusunun da, saptanan eksikliklerin giderilerek tamamlanması için iade edildiğini, dava konusu tescil talebinin reddine dair verilmiş bir red kararı bulunmadığını, davaya konu tescili geri çevrilen/iade edilen başvuruya ilişkin olarak, Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 35 gereğince ve bu hükümde belirtildiği şekilde bir red kararı yazılmadığını, nitekim, ticaret sicil müdürlükleri, ancak açık bir şekilde red kararı yazılması talep edildiğinde, red kararı yazdığını, verdiği red kararlarını da posta yolu ile veyahut da elden ilgiliye tebliğ ettiğini, tescil başvuru evrakı ile birlikte, söz konusu red kararının da ilgili şirketin sicil dosyasına kaydedildiğini, bu bağlamda; dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede, herhangi bir red kararı yazılmadığı ve yalnızca, evrakın iade edildiği anlaşılmış olmakla; iade ile red kararının da aynı hukuki niteliği haiz bulunmadığını, dava konusu dosyada yer alan 29.08.2024 tarih ... sayılı yazılarının da, davacı tarafından müdürlüklerine ibraz edilmiş dilekçeye yönelik verilmiş bir cevabi yazı olduğunu, dava konusu tescil başvurusuna ilişkin mevzuata uygun bir “red kararı” bulunmadığı açık olduğundan, huzurdaki davanın usûlden reddi gerektiğini, HMK m.114/f.2 gereğince, iş bu dava bakımından, “red kararı” yazılmış olmasının, bir dava şartı niteliğinde olduğunu, yerleşik Yargıtay uygulamasının da bu yönde olduğunu (Emsal: Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24.10.2017 tarihli, E. 2015/10026 K. 2017/2852 sayılı ilâmı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 23.12.2021 tarihli, E.2021/1661 K. 2021/1603 sayılı ilâmı), aksi halde bile; Müvekkili kurumun Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, dava konusu kooperatifin 2023 olağan genel kurulunun tescili talebinin, toplantı nisabının oluşup oluşmadığı noktasında oluşan belirsizlik ve her halükarda, haziruna ilişkin yapılan tek sayım doğrultusunda karar nisabının bulunmaması nedeniyle, mevzuata uygun olarak iade edildiğini, bu bağlamda, Türk Ticaret Kanunu'nun 32. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen "Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur." denilmek suretiyle, geçici tescilin uygulanması için müvekkili kurumun kesin olarak tescilinde tereddüt ettiği hususların bulunması gerektiği hükme bağlandığından, tescil başvurusunun iadesine ilişkin hiçbir tereddüt bulunmadığından yani, söz konusu tescil başvurusunun tescil edilemeyeceği/mevzuata aykırı olduğu hususunda kat'i bir kanaat oluştuğundan iade edilen tescil başvurusunun geçici olarak tescilinin de mümkün olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 32/4 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 40'a göre, mahkemeye başvurulduğu takdirde ancak kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem tesis edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/10/2024 tarih ve 2024/543 Esas - 2024/625 Karar sayılı kararında; "Uyuşmazlık; 26/05/2024 tarihinde yapılan Kooperatif Olağan Genel Kurul Toplantısında Yönetim Kurulu üyesi olarak seçilen davacıların Genel Kurul'un seçime ilişkin 8. Gündem maddesi hakkında alınan kararın tescili talebinin davalı ... Sicil Müdürlüğü'ce reddi nedeniyle yapılan geçici tescil talebinin de reddi kararının itirazen kaldırılması istemine ilişkin olarak TTK.nun 32/4.maddesi gereğince açılan Ticaret Sicil Memurunun Kararına itiraza ilişkindir. Öncelikle davalı vekili, red kararı yazılmadığı, bu nedenle tebliğ edilmediği, zira ortada bir red kararı olmadığını belirterek tensibin (11) nolu ara kararı gereğince yazılan müzekkereye bu şekilde cevap verdiklerini söylemiştir. Davalı kurumun, dava dilekçesi ekinde sunulan 29.08.2024 tarih, ... sayılı, Tescil Hk. Konulu yazılarında geçici tescil talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı belirtildiğinden, bu yazının red kararı niteliğinde olup, tebliğ edilmediği anlaşıldığından davanın süresinde açıldığı kabul edilmiştir, Davacılar, ... Turizm Geliştirme Kooperatifi'nin 26/05/2024 tarihinde yapılan Kooperatif Olağan Genel Kurul Toplantısında Yönetim Kurulu üyesi olarak seçildiklerini, Genel Kurul'un seçime ilişkin 8. Gündem maddesi hakkında alınan kararın tescili amacıyla İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne talepte bulunulması neticesinde Sicili Müdürlüğü'nün 02/07/2024 tarih, ... Sayılı kararı ile "Toplantı ve karar nisabının olmadığı, Bakanlık temsilcisinin talebine rağmen toplantı nisabının kontrol edilmediği" gerekçeleriyle talep reddedildiğini, red kararın karşı itiraz ettiklerini, tescil talebiyle başvurdukları İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/386 E. 2024/531 K. Sayılı kararı ile taleplerinin kabul edilerek 26/05/2024 tarihinde yapılan Kooperatif Olağan Genel Kurul Toplantısı kararının tesciline karar verildiğini belirterek mahkememizden TTK.nun 32/4.maddesi gereğince geçici tescil talebinde bulunmuşlardır.TTK.nun 32/4.maddesi; Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır, hükmünü haizdir. Ticaret Sicil Memurluğu 26/05/2024 tarihinde yapılan Kooperatif Olağan Genel Kurul Toplantısı kararının tescil istemini reddetmiştir. Red gerekçelerinden anlaşılacağı üzere memurluğun bir tereddüt ettiği, duraksadığı bir husus yoktur. Red gerekçelerine göre sorun "Çözümü Mahkeme Kararına Bağlı Olan" bir husustur. Bu aşamada davacı tarafın geçici tescil talep ederek, red kararına karşı mahkemeye gitmesi gerekmekte iken, geçici tescil talebinde bulunmadan doğrudan doğruya 05.07.2024 tarihinde İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/386 E.dosyasında "Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz" davası açılarak 26/05/2024 tarihli genel kurul kararının tescilini istemiştir. Talep, 08.08.2024 tarih ve 2024/531 K. Sayılı kararı ile kabul edilmiştir. Karar istinaf aşamasında olup kesinleşmemiştir. Bu kez davacılar Ticaret Sicil Memurluğu'dan geçici tescil talebinde bulunmuşlar, bu talepleri de 29.08.2024 tarihinde reddedildikten sonra 10/09/2024 tarihinde mahkememizde dava açarak geçici tescil talebinde bulunmuşlardır. Davacılar vekili, davalı kurumun geçici tescile karar vermesi gerektiğini, takdir hakkı olmadığını, TTK.nun 32/4 maddesinde yer alan "GEÇİCİ OLARAK TESCİL OLUNUR" ibaresinin emredici olduğunu belirtmekte ise de Yargıtay kararları gözetildiğinde davalı kurumun takdir hakkı olduğu kabul edilmiş, davacılar vekilinin görüşüne iştirak edilmemiştir (Emsal; Yargıtay 23.HD.nin 24.11.2011 tarih ve 2011/2881 E. 2011/2074 K.ile aynı dairenin 25.12.2012 tarih ve 2012/5854 E. 2012/7674 K.). Açıklanan nedenlerle; Geçici tescili istenen ve İstanbul 20.ATM tarafından kesin tesciline karar verilen Genel Kurul kararının iptali için İstanbul Anadolu 7.ATM'nin 2024/438 E.dosyasında açılmış bir davanın bulunduğu, bu aşamada davacı tarafın geçici tescil taleplerinin kabul edilmesi halinde, sicil kayıtlarında tescil edilmiş bir hususun herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın değiştirilmesi sonucunu doğuracağından ve sicil kayıtları da herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın değiştirilemeyeceğinden davacı tarafın geçici tescil başvurusunun reddine ilişkin davalı ... sicil memurluğunun kararı usul ve yasaya uygun olduğu (Emsal;İstanbul BAM 13.HD.nin 22/02/2017 tarih ve 2017/49 E. 2017/52 K.) anlaşılmakta ise de davacı tarafın 26/05/2024 tarihinde yapılan Kooperatif Olağan Genel Kurul Toplantısı kararının ticaret siciline kaydının reddi kararının gerekçesinden de anlaşılacağı üzere "Çözümü Mahkeme Kararına Bağlı Olan" bir husus olduğu, bu aşamada davacı tarafın geçici tescil talep ederek, red kararına karşı mahkemeye gitmesi ve TTK.nun 32/4.maddesinde belirtilen prosedüre uygun hareket etmesi gerekirken, geçici tescil talebinde bulunmadan doğrudan doğruya 05.07.2024 tarihinde İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/386 E. dosyasında "Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz" davası açarak 26/05/2024 tarihli genel kurul kararının tescilini istediği, mahkemece 08.08.2024 tarih ve 2024/531 K. Sayılı kararı ile davanın kabul edilerek, Ticaret Sicil Memurluğu'nun kararının kaldırılarak tescile karar verildiği, kararın istinaf aşamasında olup kesinleşmediği anlaşıldığından davacıların kesin tescilden daha azını içeren geçici tescil davası açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı, kanaat getirildiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''Davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığından 6100 sayılı HMK.nun 114/1-h.maddesi gereğince usulden REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yukarıda esas ve karar numarası yazılı davacılar vekili olarak görev yapmakta oldukları dosyada "ticaret sicil memuru kararına itiraz" konulu davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verildiğini, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun ortaya çıktığını, İlk derece mahkemesi tarafından; "Davacı tarafın geçici tescil taleplerinin kabul edilmesi halinde sicil kayıtlarında tescil edilmiş bir hususun herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın değiştirilmesi sonucunun doğacağı, Kooperatif Olağan Genel Kurul Toplantısı kararının ticaret siciline kaydının çözümü mahkeme kararına bağlı bir husus olduğu, davacıların geçici tescil talebinde bulunmadan doğrudan Genel Kurul'un tescilini istediği, bu davanın kabul edildiği, kesin tescilden daha azını içeren geçici tescil davası açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı" gerekçeleriyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı müvekkiller ..., ... ve ..., ... Turizm Geliştirme Kooperatifi'nin 26/05/2024 tarihinde yapılan Kooperatif Olağan Genel Kurul Toplantısında Yönetim Kurulu üyesi olarak seçildiğini, hali hazırda Kooperatifin 26/05/2024 tarihli Genel Kurulu, davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından yersiz gerekçelerle tescil edilmediğini; bu nedenle, tescilin yapılması amacıyla açılan davada İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/386 Esas - 2024/531 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve tescile karar verildiğini, Ancak bu sefer de davalı tarafça, bu hükmün istinaf incelemesinde olduğu ve kesinleşmesi gerektiği belirtilerek tescil işlemi gerçekleştirilmediğinden TTK'nın 32/4. maddesinde yer alan "Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir." hükmü uyarınca geçici tescil başvurusunda bulunmaları gerektiğini, (Yasa koyucu TTK'nın 32/4. maddesinde kesin olarak tescilde şüpheye düşülen hususlarda geçici tescil yapılması suretiyle ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğmasını engelleme ve tescil konusundaki sorunları geçici olarak çözüme kavuşturma amacını taşımakta olduğunu,) İlk derece mahkemesi kararının aksine, sicil kayıtlarında tescil edilmiş bir hususun varlığından söz edilememekte olduğunu; tam aksine, mevcut mahkeme kararına rağmen hala tescil edilmeyen ve kooperatifin ileride zarara uğramaması için geçici tesciline ihtiyaç duyulan bir husus bulunmakta olduğunu, Geçici tescil talebinin kabulü halinde; sicil kayıtlarında tescil edilen bir husus değiştirilmiş olmayacağını, kooperatifin yeni Yönetim Kurulu üyelerinin kesin tescile kadar gecikmesinde sakınca bulunan iş ve işlemleri yapmasının sağlanacağını; eldeki davanın amacının; bir an evvel kooperatif yönetim boşluğunun giderilerek kooperatifin zorunlu işlerinin yapılmasının sağlanması olduğunu, Kooperatifin 4 ayı aşkın süredir organsız olduğunu, acil olarak yapılması gereken zorunlu işlerin dahi aksadığını, kooperatif çalışanlarının maaşlarının ödenemediğini, banka işlemleri ve muhtelif ödemelerin yapılamadığını, Dikili'de çok geniş bir alana yayılmış olan kooperatif inşaatları ve sosyal tesislerin sahipsiz kalarak zarar gördüğü vb. hususlar dikkate alındığında, kesin tescilden daha azını içeren geçici tescil davası açmak zorunda bırakıldıklarının anlaşılmakta olup; dava açmakta hukuki yararlarının olduğunun kabulü gerektiğini, Ayrıca, Kooperatif Olağan Genel Kurulunun ticaret siciline tescili hususu bildirici nitelikte olduğundan çözümünün mahkeme kararına bağlı bir husus olmadığını; Genel Kurul'un tescili yapıldıktan sonra, alınan kararlara karşı itiraz varsa iptal talepli dava açılabilir durumda olduğunu; bu hususta, Ticaret Sicil Müdürlüklerinin Genel Kurul'un yapılış ve işleyişine ilişkin inceleme ve araştırma yapma yetkisi bulunmadığını ancak tüm bu hususlara rağmen, davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından tescile ilişkin olarak "mutlak surette tescil edilemeyeceği açık olan bir hususta geçici tescil yapılmayacağı" şeklindeki gerekçe ile görev sınırlarının aşılmasının taraflarınca kabul edilemeyeceğini, Tüm bu nedenlerle; kooperatifin 4 ayı aşkın süredir organsız olduğu ve büyük çapta zarara uğradığı dikkate alınarak geçici tescil talebinde bulunmakta hukuki yararlarının olduğunun kabulü ile yargılamanın esasına girilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması amacıyla istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun ortaya çıktığını, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; istinaf başvurularının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hususlarını belirttiğimiz İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2024 tarih, 2024/543 Esas - 2024/625 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davayı açmakta hukuki yararımızın olduğu gözetilerek davanın esasına girilmesine ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; TTK'nun 34/1 fıkrası kapsamında ticaret sicil müdürlüğünün geçici tescil isteminin reddine yönelik kararına itiraz davası olup, mahkemece istemin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacılar tarafından; üyesi oldukları ve son genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi seçildikleri dava dışı ... Turizm Geliştirme Kooperatifinin 26/05/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan sekiz numaralı karar ile yönetim kurulu üyesi seçildikleri, genel kurulda alınan bu kararın tescili isteminin davalı sicil müdürlüğü tarafından toplantı ve karar nisabının sağlanamadığı gerekçesi ile reddedildiği, red kararına karşı İstanbul 20 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/386 esas sayılı dosyası nezdinde itiraz davası açtıkları, mahkemece 2024/531 karar sayılı ve 08/08/2024 tarihli karar ile itirazlarının kabul edildiği ve genel kurul kararının tesciline karar verildiği, mahkeme kararına dayalı olarak yaptıkları tescil başvurusunu davalı müdürlük tarafından bu kez, İstanbul 20 Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kesinleşmediği, ayrıca İstanbul Anadolu 7 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/438 esas sayılı dosyasında devam eden genel kurul kararının iptali davasında tescili istenen kararın yürütmesinin tedbiren geri bırakılmasına karar verildiği gerekçeleri ile reddedildiği, son olarak sicil müdürlüğüne TTK'nun 32/4 fıkrasına dayalı şekilde anılan genel kurul kararının geçici tescilinin yapılması talebi ile başvurulduğu, müdürlüğün 29/08/2024 tarihli yazı ile bu istemlerini de reddettiğini ileri sürerek, geçici tescil isteminin reddi kararına itirazın kabulü ve genel kurul kararının geçici tescilinin yapılması talep edilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nun 32/4 fıkrası; "çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır." hükmünü havidir. Anılan hüküm uyarınca ilgilerin tescilini istediği hususun sicil müdürü tarafından kesin tescilinde tereddüt oluşursa sicil müdürlüğü tarafından talep üzerine bu husus geçici olarak tescil olunacak, üç ay içerisinde mahkemeye başvurulmaması yahut tarafların anlaşamamaları halinde geçici tescil re'sen silinecektir. Düzenlemede mahkemeye başvurulmuş olması halinde kesinlemiş olan hüküm sonucuna göre işlem yapılacağı açıkça düzenlenmiş olup, somut olayda davacılar tarafından genel kurul kararının tescili için yapılan ilk başvurusunun reddi sonrası geçici tescil talep edilmemiş olması ve doğrudan mahkemeye başvurulmuş olması karşısında sicil müdürlüğünce, genel kurul kararının tescili için İstanbul 20 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/386 esas, 2024/531 karar sayılı ve 08/08/2024 tarihli ilamının kesinleşmesinin beklenmesi zorunludur. Bu aşamadan sonra geçici sicil müdürlüğünce geçici tescil işlemi yapılması da mümkün değildir. Yine Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2021/5134 esas, 2022/9187 karar sayılı, 19/12/2022 tarihli kararında ve Dairemizin 2021/499 esas, 2021/594 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hukukumuzda kesinleşmeden icra edilemeyecek kararların ihtiyati tedbir yoluyla icrasını sağlayacak bir hukuki yol düzenlenmemiş olup, TTK'nın 32/4. maddesindeki geçici tescile ise sadece sicil müdürlüğü karar verebilecektir. Geçici tescil kararı mahkemenin verebileceği bir geçici hukuki koruma kararı olarak değerlendirilemez. Bu nedenle mahkemeden, sicil müdürlüğüne geçici tescil için yapılan başvurunun reddine yönelik işlemine karşı TTK'nun 34/1 fıkrasına dayalı olarak itiraz edilip, mahkemeden bu yolla geçici tescil talep edilmesi de mümkün değildir. Öte yandan mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere; davacılar tarafından sicil müdürlüğünün kesin tescil talebinin reddine yönelik kararına karşı açılan davada istemin kabulüne karar verilmiş olması karşısında, bir başka mahkemeden geçici tescil talep edilmesinde hukuki yarar da bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesince talebin usulden reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 30/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.