İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/667 K.2025/2036
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/667 Esas
KARAR NO : 2025/2036 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/11/2022
NUMARASI : 2022/868 Esas - 2022/1061Karar
DAVA: Tespit
KARAR TARİHİ: 08/12/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından 18.08.2022 tarihli 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar hala daha tescil edilmediğini ve tescil edilmemiş genel kurul kararına dayanılarak 06.09.2022 tarihinde ve 3.09.2022 tarihinde iki adet yönetim kurulu kararı alındığını, bu kararlarla da davalı şirketin sınırsız emsil ve ilzamına ilişkin yetkiler dağıtıldığını, yeni şirket iç yönergesi kabul edildiğini, Genel kurul kararlarının tesciline dair TTK'nin emredici nitelikteki maddelerinin (TTK m.422 ve m.30) açık olduğunu, genel kurul kararlarının azami 15 gün içinde tescil ve ilan edilmesi gerektiğini, tescil edilmeyen genel kurul kararlarının ise geçersiz olduğunu, davalı şirketçe tescil edilmemiş/geçersiz genel kurul kararına dayanılarak 2022/02 ve 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararları alındığını, bu nedenlerle geçersiz genel kurul kararına istinaden alınan ve ticaret sicil gazetesinde tescil ile üçüncü kişilere ilan edilen 06.09.2022 tarihli 2022/02 sayılı yönetim kurulu kararı ve 13.09.2022 tarihli 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararının öncelikle ve ivedilikle uygulamasının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, akabinde butlanla malul yönetim kurulu kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından dava konusu edilen yönetim kurulu kararları çerçevesinde şirketi temsil ve ilzam ile yetkilendirilen davacılardan ..., ... ve ...’ın Mart 2022 tarihinde Ticaret Bakanlığının uygulamaya koyduğu yeni sisteme göre MERSİS üzerinden vermeleri gereken imza yetki kabul işlemini yapmamış olduklarını, yeni sistemde yönetim kurulu üyelerinin tamamının MERSİS üzerinden imza yetkilendirmesi yapmamaları durumunda şirketin imza sirküsü işlemi tamamlanmamakta ve böylece şirketin temsil ve ilzamında ciddi sorunlar meydana geldiğini, davacılar bunu bildiklerinden şirketi zor durumda bırakmak için kendileri iki defa uyarılmalarına rağmen söz konusu yetkilendirmeyi yapmamış olduklarını, davacılar şimdi aynı amaçla şirketleri yönetilemez hale getirerek bölünmeye zorlamak amacıyla, 2022 yılında yapılan 2021 faaliyet dönemine ait olağan genel kurul toplantısında süreleri dolduğu için seçilen yeni yönetim kurulu kararlarına karşı dava açmış bulunmakta olduklarını, daha önce açılan davalarda olduğu gibi, işbu dava da haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı iddialarla açıldığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuş ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 24/11/2022 tarih ve 2022/868 Esas - 2022/1061Karar sayılı kararında;"...Dava; Davalı şirketin 18.08.2022 tarihinde yapılan 2021 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantı tutanağı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edilmeksizin bu genel kurulun 9 numaralı gündem maddesi ile belirlenen yeni yönetim kurulu üyeleri tarafından yapılan toplantılarda alınan 06.09.2022 tarihli 2022/02 sayılı yönetim kurulu kararı ve 13.09.2022 tarihli 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararının öncelikle ve ivedilikle uygulamasının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi akabinde 06.09.2022 tarihli 2022/02 sayılı ve 13.09.2022 tarihli 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararlarının iptali istemine ilişkindir.Dosyaya delil olarak Davalı Şirketin Ana Sözleşmesi, 26.07.2022 tarihli 2022/01 sayılı Yönetim Kurulu Kararı,18.08.2022 tarihli 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı Tutanağı, 06.09.2022 tarihli 2022/02 sayılı Yönetim Kurulu Kararı,13.09.2022 tarihli 2022/03 sayılı Yönetim Kurulu Kararı, 21.09.2022 Tarihli 10665 Sayılı TSG İlgili Sayfa, şirketin yapısını ve ortakları gösteren sicil kayıtları dosya arasına sunulmuş ve celb edilmiştir.Toplanan ve sunulan deliller, yapılan yargılama, sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Uyuşmazlık davalı şirkette 8.08.2022 tarihinde yapılan 2021 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantı tutanağı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edilmeksizin bu genel kurulun 9 numaralı gündem maddesi ile belirlenen yeni yönetim kurulu üyeleri tarafından yapılan toplantılarda alınan 06.09.2022 tarihli 2022/02 sayılı yönetim kurulu kararı ve 13.09.2022 tarihli 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararlarının batıl olup olmadığı iptal imkanının oluşup oluşmadığı hususundadır.Kronolojik olarak incelendiğinde Davacılardan ... ile ...’ın da üye olduğu şirket yönetim kurulu, 26/07/2022 tarih ve 2022/01 numaralı kararı ile 2021 faaliyet dönemi için olağan genel kurul kararı almış ve yönetim kurulu toplantısında belirlenen gündem ile gerekli bütün hususlar TTK m. 414 ve diğer mevzuat çerçevesinde 01/08/2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş ve bütün ortaklara da tebliğ edilmiştir. ... ve ... dışında kalan bütün davacılar genel kurul toplantısında katıldığı görülmüş davacılar veya temsilcilerin katılmadıkları hususlarla muhalefet şerhleri genel kurul tutanağında olduğu anlaşılmıştır. Yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri dolduğundan genel kurulda yönetim kurulu seçimi yapılarak, yapılan seçim sonucunda davacılardan ... ile ... ile birlikte ...yönetim kurulu üyesi olarak seçilmişlerdir. Davacıların yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmakta oldukları dolayısıyla mevcut üyeler yeniden seçildikleri sabittir.Genel kurul yapıldıktan sonra yeni seçilen yönetim kurulunun görev dağılımının belirlenmesi için 06/09/2022 tarihinde yönetim kurulu toplantısı yapılmış ve toplantıda davacılardan ..., ... ile birlikte sınırsız temsil ve ilzam için yetkilendirildikleri görülmüştür. ... yetki kabul işlemini gerçekleştirdiğine dair şirkete bildirim yapmadığı anlaşılmış ve diğer davacılardan ... ile ... da iç yönerge ile yetkilendirilmeleri halinde yetki kabul işlemini yapmayacaklarını beyan ettikleri görülmüştür.,Davalı şirketi 13/09/2022 tarihinde yönetim kurulunu tekrar toplantıya çağırarak bu defa ...’a temsil ve ilzam yetkisi verilmeden yeniden temsil ve ilzam yetkilerini belirlemiştir. Bu toplantıda ... olmadan yönetim kurulu üyeleri ... müştereken temsil ve ilzam için yetkilendirilmeleri üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davacılar esasen öncelikle genel kurul kararının geçersizliğinin ileri sürmüş ise de bu karara karşı genel kurul kararının iptali davası açılması ve mahkeme tarafından kararın iptaline karar verilmesi gerekir. Zira bu dosyada davacıların genel kurul kararını geçersizliği yönünde bir talepleri söz konusu değildir. Öte yandan davalı şirketin genel kurulunda alınan ve tescile tabi olan yönetim kurulu ile bağımsız denetim seçimine ilişkin genel kurul kararları 21 Eylül 2022 Tarih ve 10665 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 165-166 sayfalarında yayımlanmıştır . Aynı gazetede yönetim kurulunun temsil ve ilzam ile iç yönerge değişikliğine ilişkin kararları da yayımlandığı anlaşılmıştır.Davacı taraf süresinde genel kurul kararının tescil ve ilan edilmediği için geçerliliğini yitirdiği ve buna dayanarak alınan Yönetim kurulu kararının da geçersiz olduğunu iddia etmektedir.Konuyu düzenleyen TTK Madde 422 VI – Tutanak başlıklı madde incelendiğindeMADDE 422– (1) Tutanak, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibarî değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içerir. Tutanak, toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır; aksi hâlde geçersizdir.(2) Yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini derhâl ticaret sicili müdürlüğüne[1] vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür; tutanak ayrıca hemen şirketin internet sitesine konulur.denmiştir.Genel kurul kararlarının tescil ve ilanı hususunda TTK m. 422/2 bir süre öngörülmemiştir. Ancak TTK.MADDE 30- (1) Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, tescili isteme süresi onbeş gündür.(2) Bu süre, tescili gerekli işlemin veya olgunun gerçekleştiği; tamamlanması bir senet veya belgenin düzenlenmesine bağlı olan durumlarda, bu senet veya belgenin düzenlendiği tarihten başlar.(3) Ticaret sicili müdürlüğünün yetki çevresi dışında oturanlar için bu süre bir aydır ....denilerek süre aşımı halinde herhangi bir yaptırım öngörmediği gibi bu süresinin aşımının da geçersizlikle sonuçlanması usul ve yasanın amacına da aykırıdır. Zira tescil burada kurucu değil açıklayıcı bir unsurdur. buna karşılık Yönetmelikte 15 günlük bir süreden söz edilmektedir. Buradaki süre, hak düşürücü değil düzenleyici bir süredir. Dolayısıyla 15 gün geçtikten sonra da yapılan tescil ve ilanlar geçerlidir. Söz konusu süre kesin ya da hakkı sona erdiren bir süre olmayıp düzen hükmüdür.Nitekim ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2018/78 KARAR NO : 2018/294 sayılı kararında da.''... 6102 sayılı TTK'nın 622.maddesi atfı ile TTK'nın 422/2.maddesi gereğince şirket müdürü tarafından genel kurul toplantı tutanağının noterce onaylı bir suretinin derhal (Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 33/1.maddesi uyarınca 15 gün içerisinde) ticaret sicil müdürlüğüne verilmesi ve tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususların tescil ve ilan edilmesi yasal bir zorunluluk olup, davalı şirketin ana sözleşme değişikliğini içeren ve bu kapsamda tescil ve ilanı zorunlu olan genel kurul toplantı tutanağının Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanının yapılmamış olduğu, toplantıda alınan kararların varlık kazanmadığından bahisle açılan davada hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davalı şirketin incelenen genel kurul toplantı tutanağında sermayenin artırılmasına dair ana sözleşme değişikliği dışında başka kararlar da alındığı, alınan bu kararların tescil ve ilanının gerekmemiştir. Davalı şirket vekilince 23/05/2016 tarihinde yapılmış ve uygulamaya konulmuş herhangi bir genel kurul toplantısı bulunmadığı ve 2016 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının 13/03/2017 tarihinde yapılması yönünde 13/02/2017 tarihinde 31 no'lu karar ile karar alındığı iddia edilmiş ise de davalı şirket kayıtlarına göre 23/05/2016 tarihinde Olağan Genel Kurul Toplantısının yapıldığı, toplantıya Mine Sıdıka Kermalli adına vekaleten Fatih Arslan'ın katıldığı anlaşılmıştır. Genel kurul kararına karşı butlan iptal veya yokluk iddiasına dayalı olarak dava açılması için tescilin zorunlu olduğuna dair bir değerlendirme TTK'da bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/10/2000 gün ve 4708/7680 sayılı kararı, Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, cilt 2 sayfa 2161) Alınan kararlardan sadece sermayenin artırılmasına ilişkin karar tescile tabi ve tescil edilmemesi sonucu TTK'nda düzenlenmiştir. Bu nedenle TTK'nın 422/2. maddesine yanlış anlam verilerek hukuki yarar yokluğundan ret kararı verilmesi TTK'na aykırıdır... '' denilerek tescilin hangi durumlar için kurucu unsur olduğunu açıklamıştır.Bu sebeple salt bu sebeple davacıların da oy birliğiyle alınan bu kararın davacılar tarafından geçersiz olduğunun ileri sürülmesi TMK 2.maddede belirtilen iyi niyetle bağdaşmayacağı açıktır. Ayrıca davacılar yönetim kurlu kararının iptali talep etmişler ise konuyu düzenleyen Ticaret Kanunu’nun 391. maddesinde, yönetim kurulu kararlarının hangi hallerde hükümsüz olacağını ve tespit davasına konu olabileceği sınırlayıcı olmaksızın örneklerle gösterilmiş ve geçersizliğin hüküm ve sonuçlarının genel hükümlere göre saptanacağı belirtilmiştir (m. 391). Ayrıca Ticaret Kanunu’nun 460. maddesinin 5. Fıkrasında yapılan bir düzenleme ile bir halde pay sahiplerine ve yönetim kurulu üyelerine yönetim kurulu kararları aleyhine iptal davası açabilme imkanı getirilmiştir. Bilindiği üzere kayıtlı sermaye sisteminde, yönetim kurulu tarafından sermaye artırılırken, anonim şirketler esas sözleşmesinde öngörülen yetki sınırları içinde sermaye artırım kararı alınır. Alınan bu karar kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı ise bu karar aleyhine, pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri kararın ilan tarihinden itibaren bir ay içinde iptal davası açabilirler (YTK. m.460/5).1. Batıl Yönetim Kurulu KararlarıYeni Ticaret Kanunu, ‘batıl kararlar’ başlığını taşıyan 391. madde hükmüne göre:‘’(1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle;a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan,b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen,c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan yada güçleştiren,d) Diğer organların devredilmez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin kararlar batıldır’’ denilerek hükümsüzlük sebeplerini sınırlamıştır.Tüm nedenlerle davacıların Davalı şirket tarafından 18.08.2022 tarihli 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar hala daha tescil edilmemiş ve tescil edilmemiş genel kurul kararına dayanılarak 06.09.2022 tarihinde ve 13.09.2022 tarihinde iki adet yönetim kurulu kararı alınmış, bu kararlarla da davalı şirketin sınırsız temsil ve ilzamına ilişkin yetkiler dağıtılması iddiası yeni şirket iç yönergesi kabul edildiği ve Genel kurul kararlarının tesciline dair TTKnın emredici nitelikteki maddeleri (TTK m.422 ve m.30) açık olup, genel kurul kararları azami 15 gün içinde tescil ve ilan edilmediğinden bahisle . Tescil edilmeyen genel kurul kararları ise geçersiz olduğu iddiası söz konusu sürenin hak düşürücü süre olmaması nedeniyle yerinde görülememiş olup ayrıca Kanunun belirlediği emredici usul açık olmasına karşın; davalı şirketçe tescil edilmemiş/geçersiz genel kurul kararına dayanılarak 2022/02 ve 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararları alındığı ve Kanunda düzenlenen ve işlemin hukuka uygun olarak doğuşu için kuruluş aşamasında aranan emredici usule aykırılıklar sonradan giderilemeyeceği ve Haliyle, 15 günlük azami süre geçirildiğinden 18.08.2022 tarihli genel kurul kararları geçersiz olup, buna dayanılarak alınan dava konusu yönetim kurulu kararları da butlanla malul olduğu iddiaları yukarıda anılan gerekçelerle yerinde görülmeyip davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " gerekçesi ile,
''1-DAVANIN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yönetim kurulunun 2022/01 nolu kararıyla, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının 18.08.2022 tarihinde yapılmasının kararlaştırıldığını ve aynı kararla belirlenen gündem ve toplantı çağrısının ortaklara tebliğ edildiğini, bu kararda 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısı gündeminde ‘’Yeni yönetim kurulu üyelerinin sayılarının ve sürelerinin tespiti ile seçimi’’nin de yer aldığının duyurulduğunu, 18.08.2022 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında yapılan yönetim kurulu seçimine dayanılarak; Genel Kurulda alınan kararlar tescil ve ilan edilmeksizin, 06.09.2022 tarihinde yeni yönetim kurulunun toplandığını ve 2022/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile sınırsız temsil ve ilzama ilişkin kararlar alınarak görev dağılımı yapıldığını, imza yetkilerinin belirlendiğini, yeni bir yönetim kurulu seçimi yapıldığını ve 06.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı Yönetim İç Yönergesinin kabul edildiğini, akabinde 13.09.2022 tarihinde tekrar yönetim kurulunun toplandığını ve 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararı ile bu kez müvekkillerden ...'ın yetki kabul işlemlerini tamamlamadığından alınan karaların tescil ve ilan edilemediği iddiası ile 06.09.2022 tarihli ve 2022/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile alınan görev dağılımına ve sınırsız temsil ve ilzama ilişkin kararlar iptal edilerek sınırsız temsil ve ilzam yetkisi ile ilgili olarak yeni bir karar alındığını,Yönetim kurulu üyesi müvekkiller ... ve ...'ın alınan kararlara karşı muhalefet şerhlerinde özetle; 18.08.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısı ile yeni bir yönetim kurulu seçilerek eskisinin görevine son verildiği, genel kurul toplantı tutanağı tescil edilmediğinden yeni yönetim kurulunun göreve başlayamayacağını ifade ettiklerini,18.08.2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında belirlenen davalı şirketin “yeni yönetim kurulu üyeleri” 21.09.2022 tarihinde tescil ve ilan edildiğinden, 06.09.2022 ve 13.09.2022 tarihlerinde tescil ve ilan edilmiş bir “yönetim” bulunmadığından, genel kurulda seçilen yeni yönetim kurulunun göreve başlaması için kurucu unsur olan tescil ve ilan şartı iptali talep edilen yönetim kurulu kararlarının alındığı tarih ve dahi dava tarihi itibariyle de gerçekleşmediğini, 18.08.2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantı tutanağının yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi de dahil olmak üzere, tescil ve ilana tabi bir çok konuyu içinde barındırdığını, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 18.08.2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantı tutanağı tescil edilmeksizin, Yönetim Kurulunun göreve başlamasının hukuken mümkün olmadığını,
Davalı şirketin ''yeni seçilen yönetimi” 21.09.2022 tarihinde tescil ve ilan edildiğinden, 06.09.2022 ve 13.09.2022 tarihleri itibariyle henüz tescil ve ilan edilmemiş Yönetim Kurulu üyelerinin aldığı davaya konu 06.09.2022 tarihli 2022/02 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile 13.09.2022 tarihli 2022/03 sayılı Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini, TTK m.422 hükmünün ‘’…(2) Yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini DERHAL ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür.’’ şeklinde olduğunu, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik 29. Maddesi ise ‘’…Yönetim kurulunca genel kurul toplantısından sonra genel kurul tutanağının noter tasdikli bir sureti ile Bakanlık temsilcisi bulunan toplantılarda temsilcinin görevlendirme yazısının bir nüshası ve ticaret sicili müdürlüğünce istenecek diğer belgeler, DERHAL ilgili ticaret sicili müdürlüğüne verilir.’’ şeklinde olup, madde metnindeki “DERHAL” ifadesinden TTK m.30 ‘’Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, tescili isteme süresi on beş gündür.’’ hükmü delaletiyle azami sürenin 15 gün olarak anlaşılması gerektiğinin açık olduğunu, Nitekim, Gümrük Ve Ticaret Dergisi’nin 2015 yılına ait 6. sayısında yayınlanan, dönemin Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi tarafından yazılan makalede aynen; ‘’Anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde müdürler; genel kurul toplantı tutanağının noterce onaylanmış bir suretini toplantı tarihinden itibaren en geç on beş gün içerisinde ilgili ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan ettirmekle yükümlüdür. Genel kurul kararları, tescil edilmemeleri halinde geçerli olmayacaktır.’’ denildiğini,Davalı şirket tarafından Olağan Genel Kurul kararı süresinde (15 gün içerisinde) tescil ve ilan ettirilmediğini, kanunun emredici hükümleri ile belirlenen azami sürenin geçtiği de sabit olduğundan, 18.08.2022 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilana tabi olan kısımlarının (Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, bağımsız denetim firmasının atanması vb.) geçerlilik kazanmadığını,Davalı şirket tarafından TTK’nın emredici 422. ve 30. maddelerine riayet edilmemiş olduğunu, bu durumun ‘’usul eksikliği’’ olduğunu, hukukumuzda benimsenen ‘’Usul esasa takaddüm eder’’ ilkesi gereğince de Kanun’da düzenlenen emredici usule uyulmaksızın alınan yönetim kurulu kararlarının geçerliliğinden söz edilemeyeceğini, işlemin hukuka uygun olarak doğuşu için kuruluş aşamasında aranan emredici usule aykırılıklar sonradan giderilemeyeceğinden; tescil ve ilan edilmemiş / geçersiz genel kurul kararına dayanılarak tescil ve ilan edilen 06.09.2022 tarihli 2022/02 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile 13.09.2022 tarihli 2022/03 sayılı Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini,TTK 340. maddesinde; “Esas sözleşme, bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak Kanunda buna açıkça izin verilmişse sapabilir. Diğer kanunların, öngörülmesine izin verdiği tamamlayıcı esas sözleşme hükümleri o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğururlar.” denildiğini, TTK’nun 422. ve 30. maddelerinin TTK 340. maddesi delaletiyle emredici olduğunu, esas sözleşme ile dahi emredici hükümlerden sapılamayacağının TTK 340. maddesi gereği açık olduğunu, aksi durumun dürüstlük ilkesine de aykırılık teşkil edeceğini,Yönetim kurulu üyelerinin seçimi kararının tescil edilmemesi alınan karar bakımından bir geçerlilik şartı olmasa da yönetim kurulu üyelerinin göreve başlayabilmesi açısından kurucu unsur niteliğinde olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından bu nüansın göz ardı edildiğini, Yönetim kurulu üyelerinin seçiminin tescili zorunlu kararlardan olduğunu, buna dair karar tescil edilmeden yönetim kurulu üyelerinin göreve başlayabileceğinin kabulünün emredici esaslara aykırı olduğunu ve kabul edilemeyeceğini, bu kapsamda, yönetim kurulu üyelerinin göreve başlayabilmesinin kurucu unsuru olan sicile tescil şartının eksikliğinin davaya konu yönetim kurulu kararlarının iptalini gerektirir bir sakatlık olduğunu, Tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 06.09.2022 tarihli 2022/02 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile 13.09.2022 tarihli 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı şirketin 06/09/2022 tarihli 2022/02 sayılı ve 13/09/2022 tarihli 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararlarının iptali talebine ilişkin olup, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davalı şirketin 18/08/2022 tarihli 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının 9. maddesinde mevcut yönetim kurulu üyelerinin görevine son verilerek beş kişiden oluşan yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve görev sürelerinin üç yıl olarak belirlendiğini, söz konusu genel kurul kararlarının tescil ve ilan edilmeksizin yeni yönetim kurulu üyelerinin göreve başlayamayacağı ve bu sebeple yeni seçilen yönetim kurulu üyelerinin toplanarak aldığı 06/09/2022 tarihli 2022/02 sayılı ve 13/09/2022 tarihli 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş, davalı vekili alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, genel kurul kararının tescilinin alınan karar yönünden kurucu unsur olmadığını savunmuştur. 6100 Sayılı TTK'nın 422 maddesinin "Tutanak, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibarî değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içerir. Tutanak, toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır; aksi hâlde geçersizdir. (2) Yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini derhâl ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür; tutanak ayrıca hemen şirketin internet sitesine konulur." hükmünü içerdiği, yine aynı Kanun'un 423 maddesinde "Genel kurul tarafından verilen kararlar toplantıda hazır bulunmayan veya olumsuz oy veren pay sahipleri hakkında da geçerlidir." hükmü düzenlenmiştir. Söz konusu hükümler birlikte değerlendirildiğinde genel kurul kararlarının iptal edilinceye kadar tüm pay sahiplerini bağladığı ve geçerli olduğu, genel kurul toplantı tutanağında belirtilen ve tescil ve ilana tabi olan hususların tescil ve ilanının zorunlu olduğu, ancak tüm kararlar yönünden tescil ve ilanın kurucu unsur olmadığı, kanunda tescil ve ilanın kurucu unsur olup edilmemesinin sonuçlarının belirtildiği hallerde kurucu unsur niteliğnde olduğu, diğer durumlarda üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurması bakımından açıklayıcı nitelikte olduğu, yönetim kurulu üyelerinin göreve başlaması için genel kurul kararının tescil ve ilanının kurucu unsur olmadığı, söz konusu genel kurul kararının iptaline karar verilmediği gibi sonraki bir genel kurulu kararı ile de ortadan kaldırılmadığı, bu sebeple yeni yönetim kurulu üyelerinin toplanarak görev dağılımına ilişkin aldığı kararların sırf bu gerekçe ile yasaya aykırı olmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.