İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1762 K.2025/619
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1762
KARAR NO : 2025/619
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28.09.2022
NUMARASI : 2022/601 E. - 2022/552 K.
DAVANIN KONUSU : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
KARAR TARİHİ : 14.04.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14.04.2025
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.09.2022 tarih 2022/601 E. - 2022/552 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 22.04.2022 tarihli genel kurulda, davacı ve kooperatifin diğer bazı üyelerinin aleyhe oy kullanmasına rağmen genel kurul tutanaklarına ''oy birliğiyle kabul edilmiştir'' ibaresinin düşüldüğünü, davacı ve diğer tekne işletmecilerinin ciddi mağduriyetini doğuran, usul ve yasaya aykırı olan genel kurul kararlarının iptalinin gerektiğini, 22.04.2022 tarihli genel kurulunda tur teknelerinde sıralı sisteme geçilmesi de dahil olmak üzere bir dizi kararlar alındığını, genel kurul esnasında yapılan oylamalarda red oyu kullanan davacı da dahil olmak üzere kooperatif üyelerinin oylarının tutanaklara geçirilmediğini, ilgili kararların tutanaklara "oy birliğiyle" kabul edilmiştir şeklinde geçirildiğini, davacının ve diğer kooperatif üyelerinin mağduriyetine sebebiyet veren bir diğer hususun genel kurul esnasında getirilmek istenilen sıra sisteminin tur teknelerinin müşterilerini etkilemeyeceği, tüm tur teknelerinin kendi müşterilerini alacağını, sırası gelip tura çıkılacağı esnada ise teknede kapasitenin altında yani eksik müşterisi varsa bu eksik müşterilerin kooperatif tarafından belirtilen sıra usulüyle tamamlanacağının görüşüldüğünü ve bu yönde genel kurul kanaati ve kararı oluşmuşsa da bu beyanların tutanaklara geçilmediğini, işbu durumun ise mevut durumda ciddi bir haksızlığa sebebiyet verdiğini ve tüm gelen müşterilerin hangi teknenin müşterisi olduğuna bakılmaksızın sıradaki tekneye verilme usulünün dayatıldığını, genel kurul kararları uzun süre davacıya sunulmadığını ve nihayetinde yazılı talep sonrasında işbu karar tutanağına ulaştıklarını belirterek, iş bu genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, eldeki davanın süresinde olmadığını, toplantı tarihinden 1 ay içerisinde eldeki davanın açılmadığını savunarak davanın hak düşürücü süre geçmesi nedeni ile reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanununun 53. maddesi ve davalı Kooperatifin ana sözleşmesinin 38. maddesinden anlaşıldığı üzere; kooperatif genel kurul kararının iptali davasının genel kurul tarihinden itibaren bir aylık hak düşürücü sürede açılması gerektiği, davalı kooperatif genel kurulunun 22.04.2021 tarihli olduğu, davanın ise 02.06.2022 tarihinde 1 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, ayrıca toplantıya davacı adına katılan davacı eşinin alınan kararlara muhalif kalmadığı ve muhalefet şerhini tutanağa geçirmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ... Kooperatifinin 22.04.2022 tarihli genel kurulunda tur teknelerinde sıralı sisteme geçilmesi de dahil olmak üzere bir dizi kararlar alındığını, genel kurul esnasında yapılan oylamalarda red oyu kullanan davacı da dahil olmak üzere kooperatif üyelerinin oylarının tutanaklara geçirilmediğini, ilgili kararların tutanaklara "oy birliğiyle" kabul edilmiştir şeklinde geçirildiğini, davacı ve diğer kooperatif üyelerinin mağduriyetine sebebiyet veren bir diğer hususun ise genel kurul esnasında getirilmek istenilen sıra sisteminin tur teknelerinin müşterilerini etkilemeyeceği, tüm tur teknelerinin kendi müşterilerini alacağını, sırası gelip tura çıkılacağı esnada ise teknede kapasitenin altında yani eksik müşterisi varsa bu eksik müşterilerin kooperatif tarafından belirtilen sıra usulüyle tamamlanacağının görüşüldüğünü ve bu yönde genel kurul kanaati ve kararı oluşmuşsa da bu beyanların tutanaklara geçilmesinden imtina edildiğini, işbu durumun ise mevcut durumda ciddi bir haksızlığa sebebiyet verdiğini, tüm gelen müşterilerin hangi teknenin müşterisi olduğuna bakılmaksızın sıradaki tekneye verilme usulü dayatıldığını, genel kurul kararlarının uzun süre davacıya sunulmadığını, yazılı talep sonrasında karar tutanağına ulaşmanın mümkün olduğunu, genel kurul kararlarının tebliğinden itibaren işbu karar tutanaklarının dikkatlice incelendiğini ve bu hukuksuzluk fark edilir edilmez işbu davanın ikame edildiğini, ilgili genel kurul kararından itibaren davacı ve diğer tur teknesi işletmecilerinin ciddi şekilde zarar gördüğünü, uzun yıllardır süren ticari ilişkilerinin, anlaşmalarının ifa edilemez hale getirildiğini, turistlerin kaliteli hizmet almasını engelleyen, davacı ve diğer tekne işletmecilerin sözleşmelerini ifa güçsüzlüğüne düşürerek ahde vefa ilkesini yok eden, yıllarca süregelen anlaşmaları ortadan kaldıran ve genel kurulda oy birliğiyle alınmamasına rağmen oy birliğiyle alınmış şeklinde şerh düşülen genel kurul kararlarının iptal edilmesi gerektiğini, olağan genel kurulun 22.04.2022 tarihinde gerçekleştiğini, genel kurulda davacıyı vekaleten eşi ..., ... ve ...'in sıra sistemi önerisine olur vermemelerine rağmen tutanağa oybirliği ile kabul edildi olarak işlendiğini, davacının genel kurulda olur vermediği ve tutanaklar tarafıyla geç paylaşıldığı için söz konusu karara karşı dava açmadığını, davacının ''oybirliği'' ibaresini 30.05.2022'de görüp, 02.06.2022'de dava açıldığını, davacının ''hayır'' oyunun işlenmediğini, tutanağa ''oybirliği'' ibaresinin eklenmediğinin de geç görüldüğünü istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Dava, 22.04.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Kooperatifler Kanunun 46. maddesinde "Toplantı çağrısına ve ilana gündem yazılır. Anasözleşmenin değiştirilmesi bahis konusu ise, yapılacak ilanda değiştirilecek maddelerin numaralarının yazılması ile yetinilir. Dörtten az olmamak üzere ortakların en az 1/10'u tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur. Gündemde olmayan hususlar görüşülemez. Ancak, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10'unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları halinde, hesap tetkik komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesinin ve ibranın geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması, genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması ve kanun, anasözleşme ve iyiniyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususlar, genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde de "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri..." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Kooperatifin Ana Sözleşmesinin 38.maddesinde de ''.... kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiasıyla genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler....'' şeklinde belirtilmiştir.
Somut olayda, davalı kooperatifin 22.04.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısına eşi ...'nın katılımıyla temsil edilen davacının, alınan kararlara muhalefet şerhinin tutanağa geçirildiğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, bu durumun eldeki dava açısından dava şartı niteliğinde olduğu, davacı ortağın muhalefet şerhinin tutanağa geçirme keyfiyetinin engellendiği yönündeki iddiasını kanıtlayamadığı,davalı kooperatif genel kurulunun 22.04.2021 tarihli olduğu, davanın ise 02.06.2022 tarihinde 1 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçelerine dayalı olarak ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.