Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/765 K.2025/1020
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/765 - 2025/1020
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/765
KARAR NO : 2025/1020
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02.05.2023
NUMARASI : 2021/99 Esas 2023/485 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 18.09.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 26.09.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.12.2016 tarihinde, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıya ait minibüse çarptığını, meydana gelen trafik kazasında davacıya ait aracın hasara uğradığını, trafik kazası tespit tutanağında belirlenen kusur oranını kabul etmediklerini, Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/72 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, yapılan inceleme sonucu araçta oluşan hasar miktarının 40.830,00 TL olarak belirlendiğini, 15.000,00 TL değer kaybı olduğunu, yaklaşık 2 ay tamirde kaldığını, bu süre içerisinde aracın çalışmaması nedeniyle aracın kazancından mahrum kaldığını, belirterek tazminat belirlenince arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybının davalılardan, 100,00 TL kazanç kaybının sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini hasar tazminatı yönünden 40.830,00 TL, değer kaybı tazminatı yönünden 10.500,00 TL, kazanç kaybı tazminatı yönünden 1.383,00 TL olmak üzere toplam 52.713,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar, tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2018/1429 Esas 2020/2065 Karar sayılı kararı ile “…Dava konusu olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın köprü üzerinden düz seyrettiği kabul edilerek davalı sürücü tam kusurlu bulunmuş, ceza mahkemesi dosyasında ise davacıya ait araç sürücüsünün sola dönüş yasağı olmasına rağmen dönüş yaparak tali yoldan ana yola giren araca çarptığı kabul edilerek sanığın beraatine karar verilmiş ve kararın istinaf mahkemesi tarafından kaldırılmış olmasına göre hukuk mahkemesi hakimi her ne kadar ceza mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de dava konusu olayda olayın oluşuna ilişkin ceza mahkemesi kararı ile belirlenecek maddi vakıa, yani dava konusu olayda davacıya ait araç sürücüsünün seyir yönü kusur oranını etkilediğinden ceza mahkemesi kararı ile maddi vakıanın belirlenmesinin beklenmesi ve gerektiğinde konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden kusur raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği...” gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda, kazaya ilişkin Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/293 Esas 2021/604 Karar sayılı dosyasının sonucunun beklendiği, anılan dosyada yapılan yargılama sonucu, tanık ...’in olayın hemen sonrasındaki hazırlık beyanına itibar edildiği, kaza tespit tutanağı düzenleyicisi polis memurunun beyanında da olay yerine gittiklerinde çevrede olanların katılan ...’ün kullandığı aracın ters istikamete döndüğünü söylediklerini, bu şekilde tutanak tuttuklarını beyan ettiği, bu haliyle katılanın ters yoldan gelmesi sebebiyle kazanın meydana geldiği olayda sanık ...’e yüklenecek herhangi bir kusurun bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile sanığın beraatine karar verildiği, karara karşı katılan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 2022/1763 Esas 2022/2358 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, bunun üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı, raporda kazanın oluşumu ve ceza yargılaması ile kesinleşen somut olgular değerlendirildiğinde kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’ün kusurunun bulunmadığının bildirildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıya ait aracın, ... Alışveriş Merkezi önündeki kavşağa geldiğinde sağa döndüğünü ve köprü üzerine çıkarak Uluönder Mahallesi yönüne gitmek için kazanın yaşandığı Erzurum Kongresi Caddesi’ne girdiğini, bu yolda düz bir şekilde ilerlediği ve köprünün bittiği noktaya vardığı esnada Aktüre Sokak isimli tali yoldan çıkan davalı ... idaresindeki otobüs ile çarpıştığını, davacının başından yaralanması nedeniyle ambulans ile hastaneye kaldırıldığını, bu nedenle karşı araç sürücüsünün tek taraflı beyanları ile kaza tespit tutanağının hazırlandığını, ceza mahkemesi kararının yetersiz ve somut verilerle desteklenmeyen gerekçe ile davalı sürücünün beraatine karar verildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğunu, mahkemece taraflarına yemin tekli etme hakkı hatırlatılmaksızın karar verildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle tamir bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen 01.02.2018 tarihli ilk kararda, davanın kabulüne, 40.830,00 TL hasar bedeli ve 10.500,00 TL değer kaybı zararı olmak üzere toplam 51.330,00 TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.383,00 TL kar kaybı zararının davalılar ... Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar ... Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. ve davalı ...'den kaza tarihi 17.12.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı sadece davalı ... Taşımacılık Tic.Ltd.Şti vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2018/1429 Esas 2020/2065 Karar sayılı kararı ile, davalı ... Taşımacılık Tic.Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvurunun kabulüne, kazanın oluşumunda kusur oranının belirlenmesi yönünden ceza mahkemesi kararının sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesi kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, kaldırma kararı doğrultusunda ceza mahkemesince verilen kararın kesinleşmesi beklenmiş, kesinleştikten sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden yeniden rapor alınmış, raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’ün kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karara karşı davalılar ... Sigorta AŞ ve ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, dolayısıyla adı geçen davalılar yönünden ilk kararın kesinleştiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken davalıların tamamı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan peşin karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yeniden yargılamada dikkate alınmasına,
5-Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.