Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2025/172 K.2025/857

🏛️ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/172 📋 K. 2025/857 📅 26.09.2025

T.C. SAKARYA BAM 8. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/172 - 2025/857
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/172
KARAR NO : 2025/857
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/11/2024
NUMARASI : 2024/621 Esas 2024/880 Karar
DAVACI : .... BANK ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVANIN KONUSU : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 26/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2025
Yukarıdaki esas ve karar numarası ayrıntılı olarak belirtilen İlk Derece Mahkeme kararının incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya içeriğindeki tüm bilgi ve belgeler okunup, tetkik edilip heyetçe yapılan müzakerede, 6100  sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355 maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı incelenerek  aynı kanunun 353 maddesi gereğince  duruşma yapılmaksızın yapılan inceleme sonunda gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İİK. 89. maddesi gereğince müvekkil Banka Genel Müdürlüğüne tebliğ edilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamesine süresi içerisinde cevap verildiğini, buna rağmen alacaklı tarafın talebi ile Gebze İcra Müdürlüğü'nce müvekkil Bankaya 89/3 haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, davalının alacaklısı olduğu Gebze İcra Müdürlüğünün 2024/10674 E. sayılı takip dosyasından müvekkil Banka Genel Müdürlüğüne 28.06.2024 tarihinde 89/1 birinci haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş; borçlu ...'nun müvekkil Banka nezdinde mevcut hak ve alacaklarının haczi talep edildiğini, söz konusu dosya takip borçlusuna ait müvekkil Banka nezdinde bir adet hesap bulunduğunun görüldüğünü, ilk sırada haciz şerhi işlendiğini ve söz konusu durum ile ilgili 28.0.2024 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesine cevap verildiğini, akabinde alacaklı tarafından müvekkil Banka Genel Müdürlüğüne aynı borçlu için aynı dosya üzerinden kanuna aykırı bir şekilde 12.07.2024 tarihinde 89/2 haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, 17.07.2024 tarihinde 89/2 haciz ihbarnamesine de cevap verildiğini ve 26.07.2024 tarihinde 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davalı tarafça gönderilen 89/3 haciz ihbarnamesi karşısında işbu davayı açma zaruriyeti hâsıl olduğunu, takip alacaklısı/davalı aleyhine İİK 89/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası açtıklarına dair vesika verilmesini, müvekkil Bankanın davalı/alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, Gebze İcra Müdürlüğünün 2024/10674 E. sayılı takip dosyasında tedbiren icranın durdurulmasına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYADA TOPLANAN DELİLLER:
Gebze İcra Müdürlüğünün 2024/10674 E. sayılı takip dosyası.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ;
Mahkemesince; Davanın kabulü ile, davacının Gebze 4. İcra Dairesinin 2019/4618 Esas sayılı takipte borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ön incele duruşmasının yapılmamış olması ve vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin haksız olarak müvekkiline yükletilmesi yönlerinden öncelikle 26.11.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında verilen 2 nolu ara karar gereğince yargılama harç ve giderlerinin davacının üzerine bırakılması kararına göre gerekçeli kararın düzeltilerek müvekkili aleyhine verilen vekalet ücreti, yargılama harç ve giderlerine ilişkin kararın düzeltilmesini, aksi halde işbu dilekçenin istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi olarak değerlendirilerek istinaf incelemesi yapılmak üzere Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili Hukuk dairesine gönderilmesini, yapılan istinaf incelemesi neticesinde 12.12.2024 tarihli kararın kaldırılarak müvekkili lehine vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerine yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SEBEPLER:
Dava; İİK.’nın 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişiler tarafından açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde "Davanın Kabulü ile davacının Gebze 4.İcra Dairesinin 2019/4618 Esas sayılı takipte borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Aynı Kanunun 297/2. maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Yine aynı Kanun’un 298/2. maddesinde; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasa'nın 141.maddesi ile HMK'nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, re'sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir.
Öte yandan, HMK.'nın 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu'nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince bozma nedenidir. Hüküm ile gerekçenin çelişkili olması halinde yasaya uygun biçimde gerekçe içerir ve denetlenebilir bir hüküm olduğundan söz edilemez.
Hükmün tashihini düzenleyen 6100 sayılı HMK'nun 304/1. maddesinde; "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir" şeklinde düzenleme mevcuttur.
Öte yandan aynı Kanun'un 305. maddesinde ise; "(l) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre ancak, açık olmayan veya çelişkili fıkraları kapsayan hükümlerin tavzihi istenebilir. Hakim verdiği hüküm ile bağlıdır. Hakimin, sonradan hükmün yanlış olduğu veya kararda eksik hususlar bulunduğu kanaatine ulaşsa bile, hüküm temyiz edilip bozulmadıkça veya yargılamanın iadesine karar verilmedikçe verdiği kararı değiştiremeyeceği gibi, unutulan bir husus hakkında karara sonradan ekleme yapması veya bu konuda ek bir karar vermesi de mümkün değildir.
Somut davada, mahkemece tefhim edilen kısa kararda "Davanın Kabulü ile davacının Gebze 4.İcra Dairesinin 2019/4618 Esas sayılı takipte borçlu olmadığının tespitine, 2-Davanın mahiyeti gereğince yargılama harç ve giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına," karar verildiği, gerekçeli kararda ise; ".......2-Alınması gereken 2.638,37-TL ilam harcından, peşin alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile, bakiye 2.210,77-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Yargılama sırasında davacı tarafından harcanan 375,00-TL tebligat ile posta yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ..." olarak belirtilmesi suretiyle kısa karar-gerekçeli karar çelişkisi olmuştur.
Hüküm ile gerekçe arasında çelişki bulunması halinde istinaf incelemesi yapılabilecek usulüne uygun bir karar bulunmadığı için delillerin hiç değerlendirilmemiş olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca "hüküm ile gerekçe çelişkisi" ve tefhim edilen hüküm fıkrasının Anayasa'nın 141. maddesi'ne bulunması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeksizin kaldırılarak l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun belirtilen sebeplerle KABULÜ ile, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/621 Esas 2024/880 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinafın kabul sebebine göre diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine geri verilmesine,
5-Davacı tarafca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında celse açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dair, İİK 363/1, HMK nın 353/1-a maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır