Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/688 K.2024/685

🏛️ Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/688 📋 K. 2024/685 📅 08.10.2024

T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/585 Esas - 2025/132
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/585 Esas
KARAR NO : 2025/132
...
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 29/08/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, : müvekkili davacılar.... (... numaralı) davalı Sınırlı SorumlU.... üyesi olduğunu, ... 13.08.2015 tarihinde vefat ettiğini, geriye varisleri ...kaldığını, müvekkillerinin kooperatife üyeliğinden kaynaklı olarak yıllarca aidat ödemesi yaptığını ancak hak kazandıkları mevcut arsaları adlarına tescil edilmediği gibi üyeliklerinden haksız olarak ve usule aykırı şekilde ihraç edildiklerini, müvekkillere davalı kooperatifin üyeleri olup kendilerine herhangi bir aidat borcu ödemesine veya ihraç edildiğine dair bir ihtarname tebliğ edilmediğini, müvekkillerinin davalı kooperatif ile iletişim kurma çabalarının da sonuçsuz kaldığını, müvekkillerinin 14.05.2024 tarihli dilekçesi ile “mevcut arsaların adlarına tescili ile haklarının verilmesini, ortaklıktan doğan borçları mevcut ise hesaplanarak alınmasını ve ortaklık durumları hakkında bilgi verilmesi” talebinin cevapsız kaldığını, Müvekkillerinin tüm çabalarının sonuçsuz kalması neticesinde ....yevmiye no'lu ihtarnamesi ile bu kez, .... numaralı ortağı ...ve yasal mirasçıları ile ... numaralı üyesi ... adına tüm arsa bedellerinin ödendiği göz önünde tutularak üyelik sebebi ile arsa paylarının adlarına tescili ve üyeliklere ilişkin borç / aidat çıkması durumunda bilgilendirilmelerini talep ettiklerini, davalı tarafın ... üyeliklerinin sonlandırıldığı cevabını verdiğini, 02.06.2024 tarihli Genel Kurul toplantısında Önerge sunarak usulsüz ihraç kararının kaldırılmasını talep ettiğini, yine aynı tarihli genel kurulda konuşma yapmak istediğinde yönetimce konuşmasına izin verilmediği gibi taleplerine yazılı cevap verileceği bildirilmesine rağmen cevap verilmediği gibi haksız ihraç kararının da kaldırılmadığını beyanla müvekillerine gönderildiği iddia edilen ihtarnamelerinin geçersizliğinin tespiti ile geçersiz ihtarnamelere dayalı olarak alınan haksız ihraç kararının iptali ve müvekkillerinin ortaklık sıfatının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı kooperatif vekili ise sunduğu cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacı ... ve diğer davacılar murisi müteveffa ... kooperatifin ortağı iken parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği için ortaklıklarına son verildiğini, ... borcunu ödemesi için 2000 yılında 1. ihtarnamenin ve akabinde 2. noter ihtarnamesinin gönderildiğini ve ihtarnamelerin kendisine tebliğ edildiğini, yine ... 'na 2000 yılında 1 ve 2. İhtarnamelerin gönderilerek kendisine tebliğ edildiğini, müvekkili kooperatife borçları ödememeleri üzerine ... sayılı yasanın 16 ve 27., kooperatif ana sözleşmesinin 14. Maddesi gereğince, kooperatif yönetim kurulunun 30.03.2002 tarih ve 26-27 sayılı kararları ile .... ortaklıktan çıkarılmalarına itiraz etmediklerini ve ortaklıktan çıkarılma işlemlerinin kesinleştiğini, kooperatife ortağın borcu, miras konusu, ortaklığın devamı konusunda bilgi sunulmadığını, hal böyle olunca, .... ortaklıktan çıkartılması işlemlerinin karardan itibaren ana sözleşmenin 14.maddesi uyarınca, 3 ay içerisinde genel kurul veya Mahkeme nezdinde itiraz edilmediği için kesinleştiğini, ...'nun, 13.08.2015 tarihinde vefat ettiğini, daha öncesinden ve o tarihten sonra her iki ortaklık adına kooperatife hiç aidat ödenmediğini, davacıların isimlerinin hazirun listesinde yer almadığı için genel kurulda kendilerine söz verilmediğini, ihtarnamelerin anılan kooperatif ortaklarına bizzat tebliğ edilmiş olması nedeni ile ihraç kararlarından davacıların haberlerinin olmadığı hususunun gerçek dışı olduğunu, ... sayılı yasa ve bu yasaya paralel olarak çıkartılan kooperatif ana sözleşmesinin “Ortağın Ölümü” başlıklı 16.maddesine paralel olarak kanuni mirasçıların 3 ay içerisinde kooperatife de başvuruda bulunmadıklarını beyanla haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
- Davalı kooperatifin genel kurul toplantı tutanakları ve hazirun cetvelleri
- Ticaret sicil kaydı
-Noter İhtarnameleri ve üyelikten ihraca ilişkin kooperatif yönetim kurulu kararları .
-Bilirkişi heyeti raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacıların davalı kooperatif üyeliğinden ihracına dayanak noter ihtarnamelerinin geçersizliğinin tespiti ile geçersiz ihtarnamelere dayalı olarak alınan haksız ihraç kararının iptali ve müvekkillerinin ortaklık sıfatının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Dava dışı ... yazılan müzekkere yanıtı ekinde davalı kooperatifin 2021-2024 yıllarına ait genel kurul toplantı tutanakları ile hazirun cetvelleri ile ticaret sicil gazetesi örneği dosyamıza gönderilmekle incelenmiştir.
Yine, UYAP üzerinden davalı kooperatifin davacılar hakkında ihraç kararının alındığı tarihten sonraki döneme ait ticaret siciline tescil ve ilan edilen genel kurul toplantı tutanakları dosyamız arasına alınarak incelenmiş, söz konusu dönemde davacı ... ile muris ortak ...'nun kooperatifin genel kurul toplantılarına katılmadıkları saptanmıştır. Davacılar tarafından söz konusu olgunun aksini kanıtlar nitelikte bir iddia ve delil de dosyamıza sunulmamıştır.
Dosyamızda davalı kooperatifin ticari defter kayıt ve belgeleri mahallinde inceletilerek konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiştir.
Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacıların davalı kooperatif ortaklığından genel kurul kararı ile değil yönetim kurulu kararı ile ihraç edilmiş olup ihraca ilişkin bir genel kurul kararının bulunmadığını, davacı ... ve diğer davacılar murisi ...'nun mali yükümlerinin tutarlarının kooperatifin yasal defterlerinde izlenemediği, davalı kooperatifteki cari hesap föyleri ve genel kurul kararlarına göre yapılan tespitlerde davacılara gönderilen ihtarnamelerde talep edilebilecek davalı kooperatif alacağının 171.125.000-TL (eski) olması gerekirken anılan ortaklara gönderilen ihtarnamelerde toplam 430.975.000-TL alacak talebinde bulunulduğunu, bu suretle de davaı tarafından davacılardan 259.850.000-TL (Eski) fazladan talepte bulunulduğu, davacılara gönderilen 1. ve 2. borç ihtarnamelerinin biçimsel ve verilen ödeme süreleri olarak doğru olmakla beraber ihtarnamelerde belirtilen borç miktarlarının olması gerekenden fazla olarak belirtildiği, ihraç kararlarının davacılara tebliğ edildiğine ilişkin belgeye ulaşılamadığını, borç ihtarnamelerinde belirtilen borç miktarlarının olması gerekenden fazla olması nedeniyle verilen ihraç kararlarının iptali mümkün kararlar olduğu mütalaa edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan deliller ile bilirkişi raporundaki tespitlere göre; davacılardan ... davalı kooperatifin 25.12.1996 tarihli yönetim kurulu kararı ile ... numaralı ortak olarak ortak kayıt edildiği, müteveffa ...'nun ise; 25.12.1996 tarihinde davalı kooperatif yönetim kurulu kararı ile ... numaralı ortak olarak ortak kayıt edildiği, ortak ...’na 11.12.2000 tarihinde ... sayılı yasanın 27 ve ana sözleşmenin 14. Maddesi uyarınca 1. borç ihtarnamesi gönderildiği, İhtarnamenin iadeli taahhütlü mektupla ortağa adresinde 11.12.2000 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme yapılmaması üzerine 29. 03.2001 tarihinde ikinci borç ihtarnamesinin ortağa gönderilerek 30.03.2001 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen sürenin dolmasından sonra davalı kooperatif yönetim kurulunun 30.03.2002 tarih ve 26 sayılı kararı ile davacı... ile birlikte 59 ortağın ihracına karar verildiği, diğer davacılar murisi ... yönünden de davalı koooperatife 11.12.2000 tarihinde 1. borç ihtarnamesi gönderildiği ve 11/12/2000 tarihinde muris ortağa tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen sürede ödeme yapılmaması üzerine 2. İhtarnamenin 29/03/2001 tarihinde gönderilerek murise 30/03/2001 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu ihtarnamelerin akabinde muris ortak ...'nun davalı kooperatif yönetim kurulunun 03.30.2002 tarihi, 27 sayılı kararıyla 1. ve 2. İhtarnamelere rağmen borcunu ödemediği nedeniyle davacı Kadriye ile birlikte 59 ortağın ihracına karar verildiği, ancak ihraç kararlarının üyelikten çıkartılmasına karar verilen her iki ortağa tebliğ tarihini gösterir tebliğ belgesi, davalı kooperatif tarafından dosyamıza sunulmadığı gibi bilirkişi heyeti tarafından kooperatif kayıtlarının incelenmesinde de tebliğ edilip edilmediğinin tespit edilemediği olguları çekişmesizdir.
Bu bağlamda, davalı kooperatif vekilinin hak düşürücü süre itirazı -davacılara ihraç kararının tebliğ edilmediği dikkate alınarak- Mahkememiz'ce benimsenmemiştir.
Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda tespit edildiği üzere; davacılardan ... davalı kooperatifin cari hesap föyüne göre davacı ortak .... yılından devir eden ödeme tutarının 89.370.000-TL olup yine davalı kooperatife 30.06.1997 tarihinde 19.175.000-TL, 30.09.1997 tarihinde 7.500.000-TL, 01.06.1998 tarihinde 116.45.850-TL ödeme yaptığı sabit olup ancak kooperatif kayırlarında anılan davacının hesabında kooperatife söz konusu tarihlerden sonra yaptığı başkaca bir ödemesi görünmemektedir. Ancak kooperatifin davacılara yazdığı 14.04.2004 tarih, 1387 sayılı yazıda... 30.06.1998 tarihi itibarıyla 116.045.850-TL ödeme yaptığı belirtilmiştir. Bu ödemelere karşılık Davacı ... 01.06.1998 tarihi itibarıyla devir eden borcu 86.125.000 TL olarak devir ettiği de bilirkişi raporunda belirlenmiştir. Dosyamıza sunulan ve Mahkememiz'ce de benimsenen bilirkişi heyeti raporu dikkate alındığında; davalı kooperatifin davacı ... ve diğer davacılar murisi olan ortak ...'ndan kooperatife olan gerçek borç miktarlarından daha fazla miktarda ödeme yapmaları için kendilerine ihtarnameler tebliğ ettiği saptanmış olup söz konusu ihtarnamelerin yasa ve ana sözleşme hükümleri bağlamında usulsüz olup ihraç kararının da geçersiz olduğunun kabulü gerekmektedir.
Ancak bilindiği üzere; yerleşik içtihatlar gereğince aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir. ... sayılı ilamında da aynı görüş benimsenmiştir.
Dosya kapsamında davacı ortak ...'nun davalı kooperatife yukarıda açıklanan son aidat ödemesinden sonra uzun yıllar boyunca davalı kooperatife herhangi bir aidat ödemesi yapmadığı, dosya arasına alınan genel kurul toplantı tutanakları ve hazirun cetveli örneklerine göre ihraç kararından sonra uzun yıllar boyunca kooperatif genel kurul toplantılarına katılmadığı, birikmiş aidat borçlarını ödemediği sabittir. Değinilen maddi ve hukuki olgular çerçevesinde anılan davacının davalı kooperatif üyeliğinden zımnen vazgeçtiği, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmediği ve kooperatif ile üyelik bağlamında fiili hiçbir ilişkisinin bulunmadığı gözetildiğinde; davacının anılan ve usule aykırılığı sabit olan ihraç kararını da zımnen kabul ettiği, üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği ve ortaklıktan çıkma iradesini bu şekilde ortaya koyduğunun kabulü gerekmektedir.
Hal böyle iken, işbu davada ihtarnamelerin geçersizliğinin tespiti ve ihraç kararının iptaline yönelik istemini ileri sürmesi, açıkça TMK 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ve çelişkili davranış yasağına aykırıdır. Bu nedenlerle, davacı ...'nun açtığı davanın haklılığı kanıtlanamadığından, reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, diğer davacılar murisi ....yönünden değerlendirme yapıldığında ise;
Davacılar ...murisi olan ...'nun davalı Sınırlı Sorumlu ... üyesi olup ...'nun 13.08.2015 tarihinde vefat ettiği çekişmesizdir. Yukarıda açıklandığı üzere; müteveffa ortak Kadriye Halioğlu'na davalı kooperatifin gönderdiği ve kendisi hakkında verilen ihraç kararına dayanak ihtarnameler de içerik itibariyle hatalı borç miktarını içerdiğinden usule ve yasaya açıkça aykırıdır.
Anılan ortağın davalı kooperatife son aidat ödemesinin tarihi bilirkişi raporunda 30/06/1998 olarak belirtilmiş olup söz konusu tarihten sonra murisin kooperatife aidat ödediğine, daha sonraki yıllarda alınan genel kurul kararlarından kaynaklanan birikmiş aidat borçlarını ödediğine ilişkin bir delil dosyamıza sunulmamıştır. Yine, ihraç tarihinden sonraki genel kurul toplantı tutanaklarında ve hazirun cetvellerinde de kendisinin isminin yer almadığı da sabittir.
Ancak ihraç kararına dayanak ihtarnameler değinildiği üzere usule aykırı olmakla; ihracına ilişkin davalı kooperatif yönetim kurulu kararı da 1136 sayılı Kooperatifler Kanununun 27 ve ana sözleşmenin 14.maddesine açıkça aykırıdır.
Bu nedenle, davacılar murisi ...'nun kooperatif ortaklığından hukuka ve usule uygun olarak ihraç edilmediği sabit olduğundan, ihraç kararına rağmen vefat ettiği tarih itibariyle de kendisinin davalı kooperatifin eylemli üyesi olduğunun kabulü gerekmektedir. Ancak kendisi vefat ettiğine göre; davalı kooperatif 1136 sayılı Kanunun 14.maddesi kapsamında vefat eden ortağın mirasçılarına yazılı bildirim yapmakla yükümlüdür. Zira, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında "Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Anasözleşmede gösterilecek şartlarla, ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir." hükmüne, kooperatif anasözleşmesinin 16.maddesinde ise; "Ölen ortağın kanuni mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek kooperatife bildirmeleri halinde, ortaklık hak ve yükümlülükleri kanuni mirasçıları lehine devam eder. Mirasçıların temsilci tayin etmemeleri veya ortaklığa devam etmek istememeleri halinde, ölen ortağın alacak ve borçları 15. madde hükümlerine göre tasfiye edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda anılan yasal düzenlemelerin amacı ve özü gözetildiğinde; ölen ortağın mirasçılarının ortaklığa devam edip etmeyecekleri konusunda uyarılmaları gerektiğinden, mirasçıların kendiliklerinden harekete geçmedikleri gerekçesiyle, ortaklık sıfatının düştüğü kabul edilemez. (.... sayılı ilamı)
Dosyamızda dava konusu ortaklıktan ihraç kararının muris ortağa vefat tarihinden önce usulüne uygun olarak tebliğ edildiği kanıtlanamamıştır. Kendisinin vefatına kadar tebliğ işlemi yapılamadığına göre; ihraç kararının mirasçıları olan davacılara tebliği zorunludur. Davalı kooperatif tarafından mirasçılara ihraç kararının tebliğ belgesi sunulmadığı gibi mirasçı davacıların anılan yasal prosedüre göre kooperatif ortaklığına davet edildiğine ilişkin bir delil dosyamıza sunulmamıştır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde bir kısım davacılar murisi ...'nun davalı kooperatiften usulsüz şekilde ve yasaya aykırı olarak ihraç edildiği, davalı kooperatifin mirasçı davacılara karşı yasal yükümlülüğünün gereğini yerine getirmediği gözetildiğinde; müteveffa ... mirasçıları tarafından açılan davanın kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle; müteveffa ... mirasçıları olan davacılar ... tarafından açılan davanın kabulüne, davacılar murisinin davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin olarak alınan davalı kooperatif yönetim kurulunun 30/03/2002 tarih ve 26 sayılı kararının iptaline, diğer davacı tarafından açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Müteveffa ... mirasçıları olan davacılar ... tarafından açılan davanın KABULÜ İLE; anılan davacılar murisinin davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin olarak alınan davalı kooperatif yönetim kurulunun 30/03/2002 tarih ve 26 sayılı kararının İPTALİNE,
2-Diğer davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 615,40-TL olup davacılar tarafından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar ... tarafından peşin yatırılan 427,60,TL peşin harç ile 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacılar... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak anılan davacılara verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı Ali Erdoğan Haliloğlundan alınarak davalıya verilmesine,
7-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 11.488,00-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince red-kbul oranı (0,50) gözetilerek 5.744,00-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ...yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2025
...
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
1-Posta ve davetiye gideri : 1.488,00-TL
2-Bilirkişi ücreti : + 10.000,00-TL
TOPLAM 11.488,00-TL