İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/387 K.2024/637

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/387 📋 K. 2024/637 📅 25.04.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/387
KARAR NO: 2024/637
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/01/2024
NUMARASI: 2023/1131 E. - 2024/112 K.
DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi
Taraflar arasındaki zayi belgesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı şirket temsilcisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Cad. ... B Blok No:.. Daire No: ... adresinde faaliyet gösteren ...'nin ortaklar pay defterinin kaybolduğunu iddia ederek, yenisinin tasdik edilmesi için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Davacı, yargılama sırasındaki açıklamasında, iş yerinin kentsel dönüşüm sebebiyle taşındığını, defterin ihtiyaç olduğunda bulunamadığını, bu nedenle eldeki davayı açtıklarını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda, davacı tarafça iş yerinin kentsel dönüşüm sebebiyle taşındığı, defterin ihtiyaç olduğunda bulunamadığından bahisle zayi belgesi verilmesi talep edilmiş isede, tacirin TTK 82/7. maddeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması gerekmektedir. Talebe konu defterlerin, basiretli tacir ilkesine uygun şekilde saklaması gerektiği, buna rağmen gerekli özen ve ihtimam gösterilmediği, mücbir sebep unsurunun da bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/13932 Esas- 2013/20907 Karar sayılı kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2023/201 Esas 2023/668 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı şirket temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı şirket temsilcisi, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Şirketin 2003 yılında kurulduğunu, ortak pay defterinin istemleri dışında kaybolduğunu, kaybolmasını fark ettikleri günden 15 günlük yasal süre içerisinde mahkemeye başvurduklarını, başka bir uygulama yolu da bulamadıkları için mağdur durumda olduklarını, noterin yeni defter tasdiki için şirketten kayıp kararı talep ettiğini, şirketin %100 pay sahibinin ... olduğunu, uzun süre herhangi bir değişim olmadığı için pay defterinin kullanımına gerek olmadığını, şirket merkezinin kentsel dönüşüm nedeniyle taşınması esnasında kayıp olduğunu düşündüklerini, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı şirket temsilcisi tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur.Somut olayda, iş yerinin binanın kentsel dönüşüme girmesi nedeniyle taşındığı, ihtiyaç olduğunda ise pay defterinin bulunamadığı iddia edilmiştir. Zayi olayının nasıl meydana geldiğine dair somut bir açıklamaya, tarihe veya bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. İddianın muhafaza kusuru niteliğinde bir davranış olduğunun kabulü gerekmiştir. Tacir davacının defterlerinin muhafazası konusunda gerekli özeni gösterme yükümlülüğü dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli olup aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı şirket temsilcisi tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına;3-Davacı şirket temsilcisi tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince davacıya tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.25.04.2024