Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1815 K.2025/2244
1. Hukuk Dairesi 2024/1815 E. , 2025/2244 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/713 E., 2024/390 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/77 E., 2021/80 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 4476 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümün 13.09.2018 tarihinde davalılardan ... Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında yapılan anlaşma gereği satışına karar verildiğini, yapılan anlaşmaya göre devir sırasında 200.000,00 TL nakit, 27.09.2018 tarihinde 200.000,00 TL bedelli çek ve devam eden aylarda sıralı çekler ile ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, anlaşmanın 4. maddesinde çeklerden birinin ödenmemesi halinde taşınmazın satıcıya iade edileceğinin belirtildiğini, davacının anlaşmaya uygun olarak taşınmazı 13.09.2018 tarihinde davalı Şirkete devrettiğini, davalı Şirket tarafından davacıya teslim edilen ... seri nolu çekin 01.10.2018 tarihinde bankaya ibraz edildiğini ve çekin ödenmediğini, davacı tarafından yapılan araştırma sonucu çekin vadesinden 1 gün önce taşınmazın diğer davalı ...'a devredildiğini öğrendiğini, temlikin muvazaalı olduğunu, davacının dolandırıldığını, davalı ...'ın satın almış olduğu daireyi görmeye gelmediğini, incelemediğini, davalı ...'ın dava konusu taşınmazı satın alacak ekonomik gücünün bulunmadığı gibi satıcı şirkete bu yönde hiçbir ödeme yapmadığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davalının taşınmazı öncesinde görerek satın aldığını, ekonomik gücü olduğunu, taşınmazın satış bedelinin banka kanalı ile gönderildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; temlikin iradi olduğu, hile iddiasının kanıtlanamadığı, uyuşmazlığın bedelden kaynaklandığı, davalı ...'a ikinci devrin yapıldığı tarih itibari ile satın almaya ekonomik gücünün olduğu, kendisine ait otomotiv şirketi bulunduğu, banka hareketlerini gösterir hesap ektresi sunduğu, taşınmazın satış bedelinin diğer davalı Şirkete ödendiği, hükme elverişli, denetime açık bilirkişi raporuna göre satış tarihinde belirlenen taşınmazın değeri ile resmi senette geçen satış bedelinde uygunluk bulunduğu, bedelde muvaza iddiasının ispatlanamadığı, davalı tanık ifadeleri ile davalı savunmalarının örtüştüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının taşınmazını satışa çıkardığını emlak ilanlarında duyurduğu, bir süre sonra davalı Şirket ile yapılan anlaşma üzerine ilk satışın gerçekleştiği, ödemelerin vadeye bağlanarak ödeme aracı olarak alınan çeklerin karşılıksız çıkması üzerine dolandırıcılık iddiası ile savcılığa şikayette bulunulduğu, bu şikayetin takipsizlik ile sonuçlandığı, temlikin iradi olduğu, hile iddiasının kanıtlanamadığı, uyuşmazlığın bedelden kaynaklandığı, davalı ...'a ikinci devrin yapıldığı tarih itibari ile satın almaya ekonomik gücünün olduğu, kararın usul ve kanuna uygun gerekçesi ile davacının istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 13.09.2018 tarihinde adi protokoldeki anlaşma şartlarına uygun olarak taşınmazın davalı Şirkete devredildiğini, ancak ilk çekin vade tarihi olan 27.09.2018 tarihinde çekin karşılığının bankada olmadığını, davacının alıcı şirket ile iletişime geçmek istediğini, ulaşamaması üzerine aracılık yapan şahıslara durumun aktarıldığını, çeklerin bankaya ibraz edilerek karşılıksız olduğu şerhi yazdırıldığını, diğer davalı ... hesabına kim tarafından yatırıldığı belli olmayan paralardan ... hesabına aktarmalar yapıldığını, devamında bir miktar daha aynı yöntemle para aktarımları olduğunu, davalıların hileli devir ve temliki gizlemek ve gerçek bir satış gibi göstermek amacına uygun para transferleri gerçekleştirdiklerini, her iki hesap hareketlerinin bilirkişiye de inceletilmesi gerektiğini, taşınmazın davalı ...’a ilk satış bedelinin çok altında 500.000,00 TL bedelle 27.09.2018 tarihinde, yani ilk ödenecek çekin ödeme tarihi ile aynı tarihte danışıklı olarak devredildiğini, taşınmaz satış sözleşmesinin 3. maddesinde belirtilen “keşide tarihinde çekin ödenmemesi durumunda tapunun eski hale getirileceği” hükmünü bertaraf etmek amacıyla taşınmazı devir aldığı bedelden daha düşük bir bedel gösterilmek suretiyle şirket temsilcilerinin yakınlığı bulunan davalı ...’a 27.09.2018 tarihinde danışıklı olarak devrettiklerini, bilirkişi raporuna itirazlarının gereği gibi değerlendirilmediğini ve delillerin eksik toplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının maliki olduğu dava konusu taşınmazı 13.09.2018 tarihinde temsilcisi ... olan davalı Şirkete temlik ettiği, davalı Şirketin de taşınmazı 27.09.2018 tarihinde diğer davalıya devrettiği, davacı ile davalı Şirket arasında düzenlenen 13.09.2018 tarihli adi protokole göre devir gününde 200.000,00 TL nakit, kalan kısmın ise ilki 27.09.2018 tarihinde 200.000,00 TL olarak ödenmek üzere 7 adet toplam 2.000.000,00 TL değerinde çekin davalı Şirket tarafından keşide edilerek davacıya teslim edildiği, çeklerin 20.01.2019 tarihinde ilgili bankaya ibraz edilerek karşılıksız olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.