Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2389 K.2025/1993
1. Hukuk Dairesi 2024/2389 E. , 2025/1993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/393 E., 2024/551 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/164 E., 2021/311 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kadastro çalışmaları sırasında Kütahya ili Domaniç ilçesi ... köyünde bulunan 104 ada 66 parsel ve 110 ada 50 parsel sayılı taşınmazları 20 yıllık malik sıfatıyla kendi adına tescil ettirdiğini, davalının kendi üzerine kayıt ettirdiği taşınmazların muris ...'e ait olduğunu, davalının kötü niyetli olarak kendi adına kayıt ettirdiğini öne sürerek taşınmazlara ait tapu kaydının iptali ile terekeye iadesine, muris adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili 27.04.2016 havale tarihli dilekçesinde özetle; 110 ada 50 parsel sayılı taşınmazın 1978 yılında babaannesi tarafından babasına vasiyeti nedeniyle davalıya bağışlandığını ve o zamandan beri davalının kullanımında olduğunu, taşınmazın hiçbir zaman murise intikal etmediğini ve onun tarafından kullanılmadığını öne sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bölge Adliye Mahkemesinin davacının miras payı ile sınırlı olarak davanın görülebileceği, davalının tanıklarının da dinlenmesine ilişkin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda dava konusu 104 ada 66 parsel hakkındaki kaldırma öncesi verilen ret kararına karşı istinaf yoluna başvurulmadığından bu parsel yönünden verilen kararın kesinleştiği, tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere büyük annelerinin vasiyeti üzerine davaya konu taşınmazın da içerisinde bulunduğu bir kaç taşınmazın erkek evlatlara verilmekte olduğu, iddia olunan vasiyeti doğrular şekilde diğer taşınmazların tarafların amcaları üzerine tescilli olması dikkate alındığında kadastro tespitine yapılan itirazın yerinde görülmediği gerekçesiyle çekişmeli 110 ada 50 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar ile özellikle dava dışı diğer mirasçıların beyanları birlikte gözetildiğinde çekişmeli taşınmazın öncesinde tarafların ortak mirasbırakanı ...'e ait iken murisin sağlığında taşınmazı davalıya bağışladığı ve zilyetliğini de teslim ettiği, bu haliyle davacının terekeden gelen bir hakkının kalmadığının belirlenmesine göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafça dinletilen, ayrıca murisin diğer çocukları olan ..., ..., ... ve ...'ın iddia edildiği üzere bir vasiyetin söz konusu olmadığını, murisin sağlığında burayı kendi uhdesinde tuttuğunu beyan ettiklerini, davalının kendi tanıkları dahi davalının iddiasının söz konusu olmadığını beyan etmişken Mahkemece böyle bir karar alınmasının hatalı olduğunu, taşınmazın davalı adına tespitine dair işleme ilişkin murisin hiç bir şekilde ne vekaleti ne de yazılı onayının alınmadığını, sadece tanık beyanları üzerine hüküm kurulduğunu, tanık beyanlarının dahi açılan davanın haklılığını ortaya koyduğunu, tanıklardan ... ile aralarında dilekçede açıkladıkları şekilde husumet bulunduğunu, tanık beyanları arasında çelişkiler olup davalı tarafça dinletilen tüm tanıkların beyanlarının kendi aralarında çelişmekle davalının savunmasını ispat edemediğini, tüm tanık beyanları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın muris...'ya ait olduğu, ölümüne kadar onun tarafından kullanıldığı, ölümünden sonra davalının taşınmazı haksız olarak kendi üzerine kaydettirdiğinin sabit olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda, temyize konu Kütahya ili Domaniç ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 50 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile davalı ... adına tespit ve 12.05.2006 tarihinde tescil edilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.