Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4332 K.2025/4823
3. Hukuk Dairesi 2024/4332 E. , 2025/4823 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/374 E., 2024/8 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz, davalılardan ... ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı asıl ... ve davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... ... vekilleri Avukat ... ve Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkilleri ... ve ... ile davalı yüklenici ... arasında, inşaasına başlanan sitede yer alan altı adet bağımsız bölümün satın alımına ilişkin 14.06.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı yüklenicinin sözleşme kapsamındaki inşaatı 20 aylık sürede tamamlayarak bağımsız bölümleri eksiksiz teslim etmeyi taahhüt ettiğini, karşılığında yükleniciye 480.610 Euro ödendiğini, ödenen bedelin teminatı olarak da keşideci ... tarafından ... ve ... lehine 28.02.2008 vade tarihli bono düzenlendiğini, sözleşmenin ve bononun davalı yükleniciye ait otelde hazırlandığını, sözleşmeyi davalı ...'in bilgisayarda yazdığını, bonoyu davalı ...’ın da imzalamasını istemeleri üzerine, davalı ...’in bonoyu otel lobisindeki davalı ...’a götürüp imzalı şekilde geri getirdiğini, harici satıma konu inşaatın davalı ...’nin ekonomik durumunun bozulması sonucunda tamamlanamadığını, ödenen bedelin iadesinin de mümkün olmadığının bildirildiğini, senedin ciro yoluyla diğer müvekkili ...’a devredildiğini, müvekkili ...’ın davalılar ... ve ... aleyhine başlattığı icra takibine ...'ın imza itirazında bulunmasıyla İcra Hukuk Mahkemesinde yapılan inceleme neticesinde imzanın ...'a ait olmadığının tespit edildiğini, davalılar aleyhine dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçu iddiasıyla şikayette bulunulduğunu, sahtecilik sebebiyle zarara uğradıklarını ileri sürerek; 468.610 Euronun senedin vade tarihi olan 28.02.2008 tarihinden itibaren merkez bankasının yabancı paralara uyguladığı oran üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...; davacı ... tarafından başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, takip konusu bono borcu için ikinci kez dava açılamayacağını, davacılardan ...'in çeşitli dönemlerde borç aldığını, tefecilik yapan davacının, borca bileşik faiz uygulayarak tehdit ile dava konusu bonoyu aldığını, yapılan sözleşmenin bononun karşılığı varmış gibi göstermek amacıyla düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; müvekkilinin davalı ... ile 02.03.2006’da boşandıklarını ve nafaka alacağının ödenmemesi sebebiyle cebri icra yoluna dahi başvurduğunu, aralarında husumet bulunan şahsa kefil olmasının mümkün olmadığını, sözleşme ve senet ile ilgisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili; davalı ...’nin davacı ...’ten çeşitli dönemlerde faiz karşılığında borç para aldığını, borçların vadesinde ödenemediğini, söz konusu borca %50 oranında bileşik faiz uygulanması üzerine en son uyuşmazlık konusu bononun düzenlendiğini, tefecilere yönelik operasyonlardan korkan davacı ...’in ilişkisini gizlemek amacıyla daire satış sözleşmesi imzalanmasını istemesi üzerine protokolün düzenlendiğini, senedin üçüncü kişiye ciro edilmek suretiyle tahsil edilmeye çalışıldığını, ceza dosyalarında yapılan incelemelerde senet üzerindeki hiçbir yazı ve imzanın kendisine ait olduğunun tespit edilmediğini, iddia konusu zarar ve sahtecilik arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı ...’ın iyiniyetli olmayıp diğer davacılarla danışıklı işlem yaptığını ve diğer davacılara tahsilat için başvurmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Verilen görevsizlik kararının bozulması üzerine yargılamaya devam eden Mahkemenin 12.03.2019 tarihli kararıyla, bononun davalı ... ile davacı ... arasındaki harici satış sözleşmesi sebebiyle verilen teminat senedi olduğu, davalı ...’nin harici satış sözleşmesine taraf olmadığı ve söz konusu bono nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, senetteki imzanın davalı ...’a ait olmadığı, İcra Hukuk Mahkemesince de davalı aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle; davalılar ... ve ... bakımından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; senet bedelinin tahsili için davacı ...'ın davalı ... aleyhine başlattığı icra takibinin halen derdest olduğu, aynı bonoya ilişkin hem icra takibi hem de bono nedeniyle alacak davası açılmasının hukuka aykırı olduğu, davacıların davalı aleyhine eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle; davalı ... bakımından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ile davalılardan ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairenin 20.09.2021 tarihli ilamıyla; davacılar ... ve ... ile davalıların tüm, davacı ...'ın sair temyiz istemlerinin reddine karar verildikten sonra, davacı ...’ın davacı ... aleyhine dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, davalı ...’in ise hakkındaki kesinleşmiş mahkumiyet hükmü dolayısıyla haksız fiilinden sorumlu olduğu gözetilerek, işin esasına girilmek suretiyle taraf delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ... ile davalı ... arasında, davalı ...'nin müteahhitliğini yapmış olduğu inşaata ilişkin olarak harici satış sözleşmesi yapıldığı, tarafların davalının müteahhitliğini yapmış olduğu inşaattaki bazı bağımsız bölümlerin teslimi hususunda anlaşmaya vardıkları, davalı müteahhit ... tarafından dava konusu edilen bononun teslimi yapılmayan bağımsız bölümlere yönelik teminat amacı ile davacıya teslim edildiği, söz konusu bonoyu davalı ...'ın kefil sıfatı ile imzaladığı, senedin diğer davalı ... tarafından hazırlandığı, söz konusu senedin sahteliği sebebiyle davalılar ..., ... ve ... aleyhine Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/329 E. sayılı dosyası ile resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davalılar ... ve ... yönünden resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraat, davalı ... yönünden dolandırıcılık suçundan beraat ve resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, dava konusu edilen senetin davacı ... tarafından diğer davacı ...'a ciro edildiği, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/329 E. sayılı dosyası ilamına göre davalılar ... ile ...'in sorumluluklarının bulunduğu, davacı ... ...'ın zararının senet bedeli kadar olacağı gerekçesiyle; davacılar ... ve ...'un açtıkları dava ile davalı ... aleyhine açılan davanın Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/3 03... /75 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... terekesi ile ... aleyhine açılan davanın kabulüne; 468.610 Euro'nun vade tarihi olan 28.02.2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalılar ... terekesi ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, davacı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacı ...'in mahkumiyet hükmü ile sonuçlanan ceza mahkemesi ilamında, suçtan zarar gören olması nedeniyle katılan sıfatıyla taraf olduğunu, haksız eylem nedeniyle doğan zarardan dolayı dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu, Mahkemece vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili; bozma kararında; bozma ilamında yer verilen “davanın kabulü gerekirken reddi hatalıdır” şeklindeki ifadenin katiyet arz etmediğini, esasa girilerek inceleme yapılması gerektiği ve varsa ...'ın zararının karşılanması gerektiğinden bahsedildiğini, ceza yargılamasında dosyaya kazandırılan Vergi İnceleme Raporunda, davacı ...'ın aslında ... ve ...'dan hiçbir alacağının olmadığının adeta paravan bir alacaklı olarak iyi niyetli üçüncü kişi olarak gösterilmek maksadıyla senedi devralarak icra takibine bu evrakın konu edildiğini beyan ettiğini, dolayısıyla “ticari alışverişinin ya da alacağa istinaden devralmış olduğu bir bono senedinin” söz konusu olmadığını, davacı ...'ın yargılama sürecinde doğan zararına ilişkin bir iddiada dahi bulunmadığını, herhangi bir delil sunmadığını, bozma ilamına uygun inceleme yapılmadığını, senette yazılı Euro üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı ...'ın bu dava açılmadan önce ... ve ... aleyhine başlattığı icra takibinde; seçimlik hakkını kullanarak alacağın fiil ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk Lirası ile ödenmesini istediğini, yalnızca sözleşmeden doğan para borçlarına ilişkin olarak borcun yabancı para birimi ile ödenmesine karar verebileceğini, davacı ... ile davalı ... arasında herhangi bir sözleşmenin olmadığını, haksız fiil nedeniyle, zarardan sorumlu tutulan davalı ... ile sözleşme nedeniyle borçlu olan ...'nin müştereken müteselsilen sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, senette yapılan sahtecilik sebebiyle doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece; uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda karar verilmiş olmasına, bozmaya uymakla kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmamasına, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka uygun olarak hesaplanmasına göre; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ..den alınıp davacılara verilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.