Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2702 K.2025/4730

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2702 📋 K. 2025/4730 📅 09.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/2702 E.  ,  2025/4730 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/42 E., 2024/411 K.
Mahkeme kararı davacı ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırıavadn davalara ilişkin nihai kararlar, 52 19... sayılı Kanunlar ile değişik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 432. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; asıl davada reddedilen ve davacı vekili tarafından temyize konu edilen 20.644,26 TL, birleşen 2000/741 E. sayılı dosyada 583,54 TL, birleşen 2003/400 E. sayılı dosyada toplam 20.327,00 TL, birleşen 2006/329 E. sayılı dosyada 6.345,73 TL ile asıl davada kabul edilen 5.605,93 TL, birleşen 2003/397 E. sayılı dosyada 14.922,46 TL olup, mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 20.520,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, davacı ve davalının anılan kararlara ilişkin temyiz dilekçelerinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin diğer dosyalar için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili; asıl davada ..'da faaliyet gösteren ... Medikal firmasının sahibi ..'un, .. Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin Cerrahisi Kliniğinde görevli Dr. .., 2. Cerrahi kliğinde görevli Dr. .. ile .. Eczanesi sahibi ... S.'nin, .. Eczanesi sahibi A. Ş. ve .. Eczanesi sahibi olan ... ile işbirliği yaparak, .. Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yatarak tedavi gören sigortalı ve hak sahipleri adına, tedavilerinde kullanılmayan özellikle ".." isimli ithal ilaç ile diğer ithal ve yerli ilaçları kapsayan reçeteler düzenlediklerini, söz konusu reçetelerin üzerlerine, ilaçların alındığına dair kayıt konularak, reçetelerin fiyat küpürleriyle birlikte davacı kuruma fatura edilerek söz konusu faturalar karşılığında haksız kazanç temin edildiğini, müvekkili kurum tarafından soruşturma başlatıldığını, bu soruşturma sonucu düzenlenen 07.10.1999 tarihli rapora göre davalılar .. ... .., ... ile .. Eczanesi ve .. Eczanesi aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, haklarında kurum zararının tazmini için alacak davası açılmasına karar verildiğini, teftiş kurulu raporuna göre .. Eczanesi sahibi davalı ... tarafından Kuruma ibraz edilen gerçek dışı ve usulsüz reçetelere ait fatura bedelinin 20.528.395.239,00 TL olduğunu, bu meblağın 5.605.929.007,00 TL'sinin davalı ...'e ödendiğini, yapılan usulsüzlüğün tesbiti üzerine 14.922.466.232,00 TL'nin halen ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 20.528.395.239,00 TL kurum zararının tesbitine, davalı ...'e haksız ödendiği iddia olunan 5.605.929.007,00 TL'nin ödeme tarihi itibariyle işleyen 20.644.267.740,00 TL reeskont faizi ile birlikte toplam 26.250.196.747 TL'nin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen 2000/741 E. sayılı dosyada 583,54 TL kurum zararının tespitine karar verilmesini, birleşen 200/1273 E. sayılı dosyasında davalılara yersiz ödenen 14.922.466.232,00 TL'nin ödeme tarihi itibariyle işleyen 36.087.838.200,00 TL reeskont faizi ile birlikte toplam 51.010.304.432,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, birleşen 2003/397 E. sayılı dosyasında 51.010,30 TL asıl alacak ve işlemiş faiz şeklindeki kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, Birleşen İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/400 E. sayılı dosyasında toplam 20.327,00 TL kurum zararının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini, birleşen 2006/329 E. sayılı dosyasında 6.345,73 TL kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davanın mesnetsiz açıldığını, müvekkilinin davacı Kurumdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin ilgili faturaları davacı Kuruma göndererek alacağını istediğini, ancak davacı kurumun, reçetelerin gerçek olmadığından bahisle ödeme yapmadığını, bununla ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca Kartal Ağır Ceza Mahkemesinde davanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin kendisine, hasta veya hasta yakınları tarafından getirilen reçetelerdeki ilaçları verdiğini ve Kurumla olan sözleşmesi gereği alacağını fatura ettiğini, eczacı olan müvekkilinin kendisine getirilen reçetelerin düzmece olup olmadıklarını incelemeye yetkisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen alacağın müvekkiline ödenmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.04.2013 tarihli kararıyla; davalı eczacının beraat ettiği gerekçesiyle eldeki dava ve birleştirilen 2000/128 Esas sayılı dosyası ile bu dosya içerisinde birleştirilmiş olan 2000/4 71... /1273 Esas sayılı dosyalarda açılan davaların, 2003/397 birleştirilen 2003/400 Esas sayılı davanın, 2006/329 Esas sayılı davaların ayrı ayrı reddine, birleşen 2003/994 Esas sayılı davacı ... tarafından açılan davanın kabulüyle, 20.327,11 TL'nin 1.1.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, karar, süresi içinde SGK vekilince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 05.05.2015 tarihli ilamla; "davacı Bağ-Kur'un davalı eczacı ile diğer davalılar aleyhine açtığı eldeki asıl ve birleşen davada; davalılar .. ile .. ...'un davadışı doktorların düzenlediği sahte reçetelerin medikal firma sahibi ..'un aracılığıyla davalılardan .. eczanesi üzerinden fatura edilerek Kurumun zarara uğratıldığını ileri sürerek tazminat talebinde bulunduğu, davalıların ise davanın reddini savunduğu, davalılardan .. ...'ün karşılık olarak açtığı davada Kuruma gönderdiği faturaların bedelinin tahsilini talep ettiği, davacının suç duyurusu üzerine davalılar .. ..., .. ve davadışı doktorlar ve diğerleri hakkında sahtecilik ve dolandırıcılıktan kamu davası açıldığı, Kartal Ağır 2. Ceza Mahkemesinin 2009/207 Esas sayılı dava dosyasında Mahkemece sanıklar davadışı doktorlar .., ve davalı ... hakkında sahte reçete düzenlemekten dolayı 2 kez mahkumiyetlerine, sanık ...'un sahtecilik suçunu feri iştirak olarak işlediğinden 2 kez cezalandırılmasına, keza davalılar .. ile .. ...'ün Bağ-Kur ve Emekli Sandığına karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan da mahkumiyetlerine karar verilmiş, mahkumiyet hükmünün sanık müdafileri ile Cumhuriyet Savcıları tarafından aleyhe temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 6.3.2009 tarihli kararı ile sahtecilikten sahte reçete düzenleyen dava dışı doktorların suçlarının onanmasına, sanık . ... hakkında sahtecilik suçundan suça katıldıkları yönünde yeterli delil bulunmadığından beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının ise suçun işleniş tarihi ile dosyanın Yargıtayda incelendiği tarih itibariyle zamanaşımı süresi dolduğundan cezanın ortadan kaldırılmasına, Birol hakkında verilen mahkumiyet hükmünün ise bu sanığın suça asli fail olarak katıldığı ve bu şekilde cezalandırılması gerektiğinden bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece yeniden kurulan hükümle; davalı ...'un dosyasının tefrikine, sanıklardan . ... hakkında verilen bozma ilamına uyularak sahtecilik suçundan beraatine, dolandırıcılık suçundan zamanaşımından dolayı davanın ortadan kaldırılmasına ilişkin verilen kararın 06.10.2011 tarihinde kesinleştiği, sahtecilik suçuna katıldığı konusunda yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının zamanaşımına uğramasının, dava dışı doktorların sahte reçete düzenlemekten dolayı mahkum olmaları karşısında, bu mahkumiyete esas reçetelerin kuruma fatura edilmesinden dolayı davalının hukuki sorumluluğunun olmadığının söylenemeyeceği, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; muhtelif tarihlerde düzenlenen rapor ve birden fazla ek raporlarda; 274 adet reçetenin incelendiği, Bağ-Kur'un haksız kesinti yaptığını ve kesinti tutarının 1.752.845.306,00 TL olduğunu, 30.06.2009 havale tarihli raporda 31.12.2009 tarihi itibariyle davalı ...'ün davacı Kurumdan 20.327.113.985,00 TL alacaklı olduğunu, kurum kayıtları ve sunulan belgelere göre davalıdan haksız yere kesilen tutarların da davalı borcundan düşülmesi sonucu dava tarihi itibariyle davalı borcunun 6.251,36 TL olduğu, bu tutara dava tarihinden itibaren reeskont faizi talebinin mümkün bulunduğu, 14.03.2011 havale tarihli raporda, 2000/128 Esas sayılı dosyasında davalı-karşı davacının beraatine karar verilmiş olduğu dikkate alınarak kurumun 5.605,93 TL'lik Kurum zararını davalı-karşı davacıdan talep etmesinin mümkün olmadığı, bu durum dikkate alındığında eczacıdan yapılan kesintinin 1.752.845.306,00 TL'lik kısmının ilavesi ile 22.079,96 TL (yeni para ile) alacaklı olduğu, aynı bilirkişiler 19.11.2011 tarihli raporlarında ise teftiş kurulu raporlarına göre gerçek dışı olan reçetelere ilişkin yapılan ödemelerin davacıya iadesine karar verilmesi halinde Kurumun talep edeceği tutarın toplam 38.635,19 TL (yeni) davalı ... .'ın ise 28.119,36 TL (yeni) haksız kesinti yapılan reçete bedellerinin 1.752,85 TL olduğu, buna göre Bağ-Kur'un davalıdan talep edeceği tutarın dava tarihi itibari ile 8.762,98 TL olduğu, aksi halde ise .. ...'ün davacıdan talep edebileceği tutarın 29.872,21 (yeni) TL olduğunun bildirildiği, aynı bilirkişilerden alınan raporun kendi içerisinde eksik, çelişkili ve yetersiz bulduğu, aynı bilirkişilerden defalarca ek rapor alınmasına rağmen asıl dava ile birleşen davalarda talepler ve içeriğinin yeterince incelenmediği, ceza dosyasında ceza hâkiminin topladığı deliller ve suçların irdelenmediği, öyle ki davacı Bağ-Kur'un eczacı aleyhine açtığı ve tamamen sözleşme ilişkisinden kaynaklanan, teftiş ve suç konusu eylem dışındaki reçetelerle ilgili dava sebebi eldeki davadan tamamen farklı olan birleşen İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesine 2003/400 Esas sayılı dosyasında bu dosyaya ait kayıt ve belgelerin olmadığı farkedilmediği, bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadığından eksik olan bu raporlara bu haliyle itibar edilmesinin imkanı bulunmamaktadır. Öyleyse az yukarda zikredilen konusu, dava sebebi ve tarafları farklı olan ancak birleştirilmiş İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesine 2003/400 Esas sayılı dosyasında yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak red kararı verilmesi hatalıdır. Kaldı ki birleştirilen dosyalarla karmaşık hale gelen dosyanın konu ve sebebi farklı olan davayla birleştirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu bilinmelidir. Nitekim dosyaya sunulan davalı ... .'ın Emekli Sandığı aleyhine İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava mahkemenin 2006/244-2007/265 E.K. sayısıyla eldeki davadan ayrı olarak incelenip karara bağlanmıştır.
Hal böyle olunca yerel mahkemece, asıl ve birleşen davalarda asıl ve feri talepler iyice tahkik edilerek, eksik belge ve bilgi olması halinde mahallinden celbedilmeli, kesinleşen ağır ceza mahkemesi dosyası eksiksiz bir şekilde getirtilip içinde bulunan rapor, beyanlar ve mahkemenin maddi vakıaya yönelik tespitleri araştırılmalı, konusunda uzman bilirkişi kurulundan yargı ve taraf denetimine uygun yeniden rapor alınmalı, davacının zararı ile faiz istekleri, davalının kuruma fatura ettiği varsa alacağı, kurumun uğradığı zarar hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde araştırılmalı, doktorlar hakkında sahte reçete düzenleme eyleminden kesinleşmiş cezalandırma kararı, davalı ...'ün dolandırıcılık suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün zamanaşımına uğraması nedeniyle maddi olgulara yönelik tespitler dikkate alınarak, gerektiğinde konusu farklı dosya tefrik edilip bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna, yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2.Bozmaya uyan mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne, 5.605,93 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
Birleşen 2000/741 E. sayılı davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, 200/1273 E. sayılı davanın reddine, birleşen 2003/397 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile 14.922,46 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen 2003/400 E. sayılı davanın reddine, birleşen 2006/329 E. sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; Mahkemece verilen red ve kısmen kabul kararlarının hatalı olduğunu, kurum zararının açık bir şekilde ortaya konulduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... ... vekili; kısmen kabul kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda davacı Kurumun zarar iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Temyiz edilen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların yerinde olduğu anlaşılmakla, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.