Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/738 K.2025/4653
3. Hukuk Dairesi 2025/738 E. , 2025/4653 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/2670 E., 2024/269 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin nitelik itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; mülkiyeti Belediyeye ait olup belediye mücavir alan sınırları içerisinde bulunan 1.000 adet billboardın Ankara 1. Noterliğinden onaylı 17.06.1998 tarihli ve 16638 sayılı kira sözleşmesi ile 10 yıl süre ile davalı şirkete kiraya verildiğini, sözleşme süresinin belediye meclisinin 15.05.2009 tarihli ve 1206 sayılı kararı ile billboardların yıpranmış ve tamiri mümkün olmadığından yenileriyle değiştirilmesine karşılık 10 yıl uzatıldığını, davalıya 22.11.2018 tarihli ve 117617 sayılı ihtarname gönderilerek kirası altında bulunan billboardların sözleşmenin bitim tarihi olan 15.05.2019 tarihi itibariyle çalışır vaziyette teslim edilmesinin istenildiğini ancak billboardların teslim edilmediğini ileri sürerek; davalıya kiralanan 1.000 adet bilboardın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 347. maddesi uyarınca tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2021 tarihli kararıyla; sözleşmenin genel hükümlere tabi olduğu, bu itibarla süre bitiminde kendiliğinden sona ereceğinin 6098 sayılı Kanun'un 327. maddesinde düzenlendiğini, .. 10. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davanın konusunun akde aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkin olduğunu, ihtarın süresinde olduğu gerekçesiyle; davalının dava konusu kiralanan 1.000 adet bilboarddan süre bitimi nedeniyle tahliyesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli kararıyla; kira sözleşmesine konu bilboardlar 6098 sayılı Kanun'un menkul kirası hükümlerine tabi ise de davacı tarafından kira süresi sona ermeden 27.11.2018 tebliğ tarihli ihtarnameyle fesih bildiriminde bulunularak 02.09.2019 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu gerekçesiyle; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 06.06.2022 tarihli ilamla; " ...İlk Derece Mahkemesince; dava tarihi itibarı ile davacının ödediği yıllık kira bedeli tespit edilerek, bu değer üzerinden yukarıdaki esaslara göre verilecek süre içerisinde harcın tamamlattırılması ve ondan sonra yargılamaya devam olunması, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu (2886 sayılı Kanun) gereğince yapılan ihale sonucunda taraflar arasında imzalanan 1.000 adet bilboardın kiralanmasına ilişkin 17.06.1998 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile bu sözleşmenin .. Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.05.2009 tarihli ve 1206 sayılı kararı ile 10 yıl süre daha uzatıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, kira sözleşmesine konu bilboardların (6098 sayılı Kanun'un) menkul kirası hükümlerine tabi olduğu, aynı Kanun'un 330. maddesinde düzenlenen taşınır kiralarında taraflardan birinin üç gün önceden yapılacak fesih bildirimi ile sözleşmeyi her zaman feshedilebileceği, davacı ...'nin 22.11.2018 tarihli ihtarı ile kira sözleşmesinin süresinin 15.05.2019 tarihinde dolduğunun ve yenilenmeyeceğine dair davalı tarafa gönderilen ihtarnamenin 27.11.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, gönderilen ihtarname ile usulüne uygun fesih bildiriminde bulunulduğu ve sözleşmenin süresinin de sona erdiği, bu ihtar nedeniyle kiraya veren davacı tarafından her zaman tahliye davasının açılabileceği, 02.09.2019 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu, .. 10. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan kira sözleşmesine konu 1000 adet billboardın 6098 sayılı Kanun'un 316/2 maddesi uyarınca akde aykırılık nedeniyle tahliyesine karar verilmesi istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının dava konusu kiralanan 1.000 adet bilboarddan süre bitimi nedeniyle tahliyesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının iddialarını 6098 sayılı Kanun'un 347. maddesine dayandırdığını, uyuşmazlığın ön inceleme tutanağı ile somutlaştırıldığını, talebin dışına çıkıldığını, davacı tarafça sözleşmenin devam ettiğine dair gönderilen yazılar dikkate alınmadığından sözleşmenin sona erdiği iddiasının da değerlendirilemeyeceğini, kiralama 2886 sayılı Kanun'a göre yapıldığından aksinin kabulü halinde sona eren sözleşme bakımından tahliye talebinin dinlenilemeyeceğini, bu bakımdan Mahkemenin de görevli olmadığını, davacının davasında hukuki yararının bulunmadığını, kira bedellerinin tahsili için icra takibi başlatılmasının da sözleşmenin devamına ilişkin iradeyi gösterdiğini, bekletici mesele yapılan dosyaların sonuçlarının beklenmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, süre sonuna dayalı kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
2886 sayılı Kanun'un 5737 sayılı Kanun'un 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75. maddesinin 3 ve 4. fıkralarında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır.
Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından, bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesi hükmüyle belediye taşınmazları, 5538 sayılı Kanun'un 26/b maddesi uyarınca ...İdareleri ve son olarak 5737 sayılı Kanun'un 79/c maddesi uyarınca ..Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasal süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına aldığından, 2886 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir.
.., .. .. Müdürlüğü, .. .. İdareleri ve Belediyeler, 2886 sayılı Kanun uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 sayılı Kanun'un ya da 6098 sayılı Kanuna tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden, gerekse mülkiye amirinden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 17.06.1998 tarihli ve 10 yıl süreli sözleşmenin 2886 sayılı Kanun kapsamında yapıldığı görülmekte ise de, bu kanun hükümlerinin, 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Kanun'un 15. maddesi hükmüyle Belediyenin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar için uygulanmasının öngörüldüğü, buna göre kiralananların nitelik itibariyle 6098 sayılı Kanun'un genel hükümlerine tabii taşınır niteliğinde olması karşısında fesih ve tahliyenin ancak 6098 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, davacı tarafça, kiralanan bilboardların 6098 sayılı Kanun'un 347. maddesine göre tahliyesi talep edilmiş ise de, söz konusu hükmün çatılı işyerleri ve konut kiralarına ilişkin bulunduğu, bu durumda uyuşmazlığın 6098 sayılı Kanun'un 299 vd. maddelerine göre çözümlenmesi gerektiği, kira sözleşmesinin sona erme tarihine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, temyiz olunan Mahkeme kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerin doğru şekilde uygulandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.