Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/459 K.2025/4322
3. Hukuk Dairesi 2025/459 E. , 2025/4322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2272 E., 2024/2392 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/297 E., 2024/382 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili; müvekkili şirket ile dahili davacı şirket arasında dava dışı ... Turizm İnş. Tic. Ltd. Şti. ne ait arsaya yapılacak bağımsız bölümlerin yüklenicilik görevini üstlenmek amacıyla adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, ancak dahili davacı şirket ile kurdukları adi ortaklığın feshine ilişkin davanın derdest olduğunu, dava dışı arsa sahibi ile imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince adi ortaklığa 9,5 adet villa düştüğünü, 5 adetinin dahili davacı ile dava dışı arsa sahibi şirket tarafından birlikte satıldığını, müvekkil şirketin zarara uğratılmasının engellenmesi yönünde adi ortaklık adına dava dışı arsa sahibi şirket aleyhine henüz satılmayan taşınmazların adi ortaklık adına tescili için tapu iptal ve tescil davası açılacağını, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığını, bu nedenle adi ortaklığı temsil etmek amacıyla adi ortaklığa Avukat ... ya da Avukat ...'in temsil kayyumu olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dahili davacı vekili; davaya muvafakat etmediklerini beyan etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2024 tarihli kararıyla; taraflar arasında 17.12.2018 tarihinde imzalanmış bir adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmede adi ortaklığın temsiline ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, adi ortaklığın diğer ortağı dahili davacının açılan davaya muvafakat etmediği, adi ortaklığın ortakları arasındaki ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın derdest olduğu, bu sebeple taraflar arasında çekişme bulunduğu, adi ortaklığın üçüncü kişiye karşı açacağı dava yönünden ortaklar arasında fikir birliği bulunmadığı, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından üçüncü kişi arsa sahibi şirket aleyhine açacağı tapu iptal ve tescil davasında adi ortaklığın hak ve menfaatlerinin korunması ve temsil edilmesi gerektiğinden bahisle; davanın kabulü ile davaya konu adi ortaklığın, dava dışı ... Tur. İnş. Tic. Ltd. Şti. aleyhine villaların adi ortaklık adına tescili için arabuluculuk işlemleri, uzlaşamama halinde tapu iptali ve tescil davası açmak ve açılacak bu davada adi ortaklığı temsil etmek ve haklarını korumak, yine bu davanın infazı işlemlerinde (bu işlemlerle sınırlı olmak üzere) adi ortaklığı temsil etmek üzere, adi ortakların vekillerinin duruşmada üzerinde uzlaştığı Avukat ...'ın kayyım olarak atanmasına karar verilmiş, karara karşı dahili davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli kararıyla; kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin akidi ...İnşaat Ltd. Şti. olduğundan, arsa sahibine karşı açılacak davada adi ortaklığın aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi, adi ortaklığın tarafları arasında görülmekte olan Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/141 E. sayılı dosyasında, adi ortaklığa temsil kayyımı atanıp atanmadığının araştırılması, ayrıca fesih davasında atanan tasfiye memurunun da adi ortaklık adına dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle; dahili davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; adi ortaklığın feshi davasında davacı şirket tarafından tedbiren kayyım tayini talebinin reddine karar verildiği, aynı hususta yeniden dava açarak kayyım tayini talep etme hakkının ve davacının hukuki yararının mevcut olmadığı, derdest olan adi ortaklığın feshi davasında tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisinin atandığı, ortaklığa ait mal varlığı değerlerine ilişkin arsa sahibine dava açılması gerektiğinde çözümünün tasfiye memuru ve fesih davasına bakan Mahkeme tarafından karara bağlanacağı, dava açma ehliyetinin tasfiye memuruna ait olduğu, bu nedenle davacının dava açmaya ilişkin aktif husumetinin ve hukuki yararının mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
III. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü, adi ortaklığın feshi davasında atanan tasfiye memurunun özenli davranmadığını, raporunu geç teslim ettiğini, tasfiye işleminin uzman hukukçu tarafından yapılması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin verdiği ilk karar ile kayyım olarak atanan Avukat ... tarafından ticaret mahkemesinde dava açıldığını ve taşınmazlara ihtiyati tedbir konulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi ortaklığa kayyım atanması istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle adi ortaklığın tarafları arasında görülmekte olan Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/141 E. sayılı dosyasında adi ortaklığa tedbiren temsil kayyımı atanması talebinin reddine karar verilmiş olmasına, davacı ortağın aynı hususta yeniden dava açarak kayyım tayini talep etme hakkının ve hukuki yararının bulunmamasına, ayrıca adi ortaklığın feshi davasının görüldüğü Mahkemece ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip iç ve dış arıtma işlemlerinin yapılacak olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.