Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/841 K.2025/4269
3. Hukuk Dairesi 2025/841 E. , 2025/4269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2419 E., 2024/552 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 2. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : 2016/458 E., 2021/497 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ...'ye davalı şirketin işlettiği hastanede 27.06.2016 tarihinde davalı doktor ... tarafından sezeryan ameliyatı yapıldığını, bu ameliyatta diğer davalı doktorun da anestezi uzmanı olarak katıldığını, sezeryan ameliyatından sonra müvekkiline kan uyuşmazlığı ve kan pıhtılaşması ile ilgili olarak iğne yapıldığını, ameliyattan yaklaşık bir hafta sonra müvekkilinde şiddetli baş ağrısı, çift ve bulanık görme, bel ağrısı, önünü görmekte ve kendi ihtiyaçlarını tek başına karşılamakta zorlanma şikayetlerinin başladığını, ... Üniversitesi Tıp Fakültesine sevki sağlanarak yapılan tetkikler sonrasında sezeryan ameliyatından kaynaklanan kan pıhtılaşması sonucunda beyindeki damarda tıkanıklık meydana geldiğinin, şikayetlerinin bundan kaynaklandığının söylendiğini, müvekkiline zorunlu olmadıkça yerinden kalkmamasının tavsiye edilerek iki haftalık ilaç tedavisine başlandığını, ancak ilaç tedavisi sonrası iyileşme olmadığını, ... Fakültesine sevki sonrasında uygulanan tüm tedavilere rağmen halen iyileşemediğini, hatalı sezeryan ameliyatı nedeniyle fiziksel sağlığı bozulan davacının ruhsal sağlığının da etkilendiğini, bu süreçte bebeğine bakamadığını ve kullandığı ilaçlar nedeniyle bebeğini emziremediğini, eş ve çocuklarının manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak ... için şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi, eşi ... için 25.000,00 TL manevi, çocukları ... ve ... için ayrı ayrı olmak üzere 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davalı şirket yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, doktorların varsa hatalarından dolayı hastane yönetiminin mesul olmayacağını, aksinin kabulü durumunda davalıların yapılan tedavinin şeklinden sorumlu olup, neticeden sorumluluklarının bulunmadığını, somut olayda ihmali davranış ve özensiz işlem söz konusu olmadığından müvekkillerinin kusursuz olduğunu, hastaya gerekli tedavilerin uygulandığını, gerekli bilgilendirmelerin yapılarak buna ilişkin onam formlarının alındığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 17.10.2018 tarihli ATK raporuna göre "sinüs ven trombozunun" doğum sonrası görülebilen nörolojik tablolardan biri olduğu, sezeryan ameliyatına katılan hekim ve sağlık çalışanlarının eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, 09.10.2020 tarihli heyet raporuna göre; "sinüs ven trombozunun" sezaryen ameliyatının bir komplikasyonu olması, hastanın kadın olması, lohusalık döneminde olması ve hastanın trombotik risk faktörü olan heterozigot olması nedeniyle yatkınlıktan dolayı doktorlara izafe edilecek kusur bulunmadığı, 21.04.2021 tarihli raporda da kanaatin değişmediğinin bildirildiği, söz konusu raporların usul ve yasaya uygun, denetime elverişli, yeterince açıklayıcı, taraf, mahkeme, yargıtay ve istinaf denetimine açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; bilirkişi raporunun ara karara aykırı olarak hazırlandığını, davalı doktorların aydınlatma görevlerini yetine getirmediğini, mahkemenin bu konuda değerlendirme yapmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hasta ile tedavi veren kurum ve hekim arasındaki vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Mahkemece aldırılan ATK raporu ile bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına, meydana gelen tıbbi sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesine göre somut olayda, hastane veya doktorlara sorumluluk yüklenemeyeceği, davacılar vekili davalı doktorların aydınlatma görevlerini yerine getirmediğini ileri sürmüş ise de davacının bu iddiasının ön inceleme aşamasından sonra gerçekleştiği için iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacılar adli yardım kararı almış olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.