Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1180 K.2025/4084
3. Hukuk Dairesi 2025/1180 E. , 2025/4084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/353 E., 2022/143 K.
Mahkeme kararının davacı vekili ve dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 03.10.2024 tarihli ilamıyla kararın onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalıların 10.03.1978 tarihli iki adet taşınmazın satışına dair adi yazılı sözleşme yaptıklarını, sözleşmede her ne kadar satış bedeli 16.500,00 TL ve 18.000,00 TL olarak kararlaştırılmış ise de müvekkilinin her bir taşınmaz için 70.000,00 TL olmak üzere 140.000,00 TL ödeme yaptığını, az vergi ödenmesi amacıyla düşük bedel gösterildiğini, taşınmazların tapusunun zaman içinde devredilmediğini, başkasına satılmış olabileceğini, davalılardan ...'nin hissesinin üzerinde ise çok sayıda haciz ve ipotek bulunduğunu ileri sürerek; her iki arsanın rayiç bedelinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faziyle birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; müvekkilinin imzasının sözleşmede yer almadığını, onun adına kayıtlı bir taşınmazın olmadığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, cezai şartın hükümsüz olduğunu, zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.02.2014 tarihli kararıyla; davanın esastan ve zamanaşımından reddi gerektiği belirtilerek; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairece verilen 07.12.2015 tarihli ilamıyla; davanın hem usulden, hem esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 16.05.2017 tarihli kararıyla; davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Dairenin 31.05.2018 tarihli ilamıyla; Mahkemece, taşınmaz satış vaadi için taraflarca imzalanmış olan sözleşmenin geçersiz olduğu gözetilerek, ifanın imkansız hale geldiği tarihin imar geçtiği 13.10.2004 tarihi olduğu ve bu tarihten davanın açıldığı 11.08.2011 tarihine kadar geçen sürede 10 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmamış olduğundan davanın esasına girilip davacının ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca 13.10.2004 tarihinde ulaştığı değerin çeşitli ekonomik etkenlerin (enflasyon, ÜFE, TÜFE, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs) ortalamaları alınmak suretiyle belirlenmesi ve bu yöntemle belirlenecek miktara hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyan Mahkemenin 11.03.2021 tarihli kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 13.10.2004 tarihindeki ulaştığı değer olarak bilirkişilerce belirlenen 3.614,33 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsil tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve dahili davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Dairenin 07.10.2021 tarihli ilamıyla; Mahkemece, davacının ödediği 140.000,00 TL'nin dava tarihi olan 11.08.2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek müteselsilen tahsili gerektiği yönünde gerekçe oluşturulmasına rağmen, hüküm kısmında bilirkişilerce belirlenen 3.614,33 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
6.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 06.11.2019 tarihli raporunda denkleştirici adalet ilkesi kapsamında altın, döviz (USD-EURO), TÜFE (enflasyon), brüt asgari ücret, memur maaş kat sayısı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda 10.03.1978 tarihinde 0,0345 TL olan (34.500 TL eski) dava konusu değerin 13.10.2004 tarihinde ulaşacağı değerler ortalamasının 3.614,33 TL olacağını tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 3.614,33 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ile dahili davalılar vekilinin temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
7.Dairenin 03.10.2024 tarihli ilamıyla; Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiş, Davacı vekili karar düzeltme istemiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A.Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; bilirkişi raporları arasında bariz farklılık bulunduğunu, eksik değerlendirme yapılarak bulunan değerin denkleştirici adalet ilkesine aykırı olarak günün ekonomik şartlarındaki karşılığının çok düşük hesaplandığını, müvekkilinin her iki arsa için toplam 140.000 TL ödediği halde satış senedinin satış bedeli kısmına 16.500 ve 18.000 TL olarak toplam 34.500 TL ödedi şeklinde yazılarak müvekkilinin mağdur edildiğini, sattıkları arsaların tapusunu vermeyip aynı arsaları başka kişilere de satarak fiili imkansızlık yarattıklarını, davalıların kötü niyetli olduklarını, yapılan keşifte her iki arsa için 104.000,00 TL değer belirlenmesine rağmen hüküm altına alınan miktarın çok düşük olduğunu, müvekkilinin arsanın rayiç değerini talep ettiğini ileri sürerek; kararın düzeltilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle uyulan bozma ilamında belirtilen esas ve usullere uygun olarak alınan bilirkişi heyet raporu ile davacının ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca 13.10.2004 tarihinde ulaştığı değerin çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak suretiyle belirlenmesi ve bu miktarın hüküm altına alınmasının da yerinde bulunmasına, önceki kararlar ve bozma ilamları ile karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.